Biri, Çin Devlet Başkanı Şi’nin karşısına savaşı bitirmiş, zaferini ilan etmiş bir lider olarak oturmak.
İkincisi ise Çin’e, senin en yakın müttefikini vurmaya devam ediyorum. Venezuela’daki ve İran’daki kollarını kopardım. Benimle anlaşmak zorundasın mesajını vermek.
Bizi en çok ilgilendiren ise bu savaşın ne zaman biteceği. Trump günde üç kez birbirinden çelişkili mesajlar verdiği için savaşın ne zaman biteceği konusunda bir öngörüde bulunmak imkânsız.
Ancak Trump, pazartesi gününden bu yana savaşın bittiğini, biteceğini, İran’da vuracak hedef kalmadığını söylüyor. Bu önemli. Çünkü bu bir arayışın işareti. Trump, savaştan çıkış için şartları hazırlamaya çalışıyor. Ama Trump’ın bir çıkış planı hazırlatıp hazırlatmadığı bellli değil.
ZAFERİNİ İLAN EDEBİLİR
Trump, zaferini ilan edip savaşı bitirebilir. Hamaney’i öldürdüm. İran’ın nükleer gücünü ve balistik füzelerini yok ettim diyebilir.
İran da zaferini ilan edebilir. ABD ve İsrail saldırdı, ama liderimiz öldürüldüğü halde savaşmaya devam ettik. İran’ı yenemeyeceklerini gördüler, savaşı bitirmek zorunda kaldılar der.
İsrail de zaferini ilan edebilir. Liderini öldürdük, İran’ı en az 25 yıl gerilettik diyebilir. Şu andaki şartlar üç ülkenin de zaferini ilan etmesine müsait. Bu da onurlu bir çıkış sunuyor.
ÜÇ İHTİMAL
Savaş devam ettikçe maliyet artıyor. Savaşın ne zaman bitebileceği konusunda üç hesap yapılıyor.
Savaşın süresiyle ilgili olarak mühimmat hesabı yapılıyor. ABD, İsrail ve İran’ın mühimmatı ne kadar yetecek diye hesaplar yapılıyor. İran’ın füze stokunun üçte birinin kullanıldığı söyleniyor. ABD ve İsrail’in şimdiden mühimmat tedarikine başladıkları ifade ediliyor.
EKONOMİ
İkincisi piyasalar. İran’ın Hürmüz boğazını kapatması, Körfez ülkelerinin petrol ve doğalgaz ihracatını yapamaması, İsrail’in, İran’ın petrol tesislerini vurması savaşın maliyetini yükseltti. Ülkeler savaş dönemi petrol stoklarını kullanmaya başladı.
Üçüncüsü ise ABD’de kasım ayında ara seçimler var. İran savaşına Amerikan halkının desteği yüzde 25 seviyesinde. Bu demektir ki halkın yüzde 75’i savaşa karşı.
PETROL FİYATLARI
Amerikan halkı aracının deposunu kaç liraya doldurduğuna bakar. ABD’de petrolün galon fiyatı 3.48 dolara yükseldi. Bir hafta önce 2.90 dolar seviyesindeydi. Petrol fiyatlarının 2027 yılından önce eski haline dönmeyeceği söyleniyor. Trump, Venezuela petrolüne el koydu, İran petrolüne el koymaya çalışıyor ama kendi ülkesinde petrol füze hızıyla yükseliyor.
Petrol savaşları yapan Trump, petrol fiyatları yüzünden seçimi kaybedebilir. O nedenle bu savaşı derhal bitirmesi gerekiyor. İran’da ölen insanlar, okulda vurulan kız çocukları Amerikalıların umurunda değildir. Ama petrol fiyatları arttı mı? Trump ondan korkar.
İSRAİL’İN LÜBNAN’DA TAMPON BÖLGE PLANI
İran savaşı devam ederken İsrail, Lübnan’a da kara harekâtı başlattı. Dikkat ederseniz Filistin haritası peynir delikleri gibidir. Özellikle Batı Şeria’da öbek öbek İsrailli işgalciler vardır. İsrail her defasında Filistinlilerin evlerine el koyarak ya da yeni yerleşim bölgeleri inşa ederek Filistin içinde büyümeye devam eder. İsrail’in sınırları yoktur.
Çünkü sürekli olarak sınırlarını genişletmeye çalışır. Cumhurbaşkanı Erdoğan BM kürsüsünden “İsrail devletinin sınırları neresidir? İsrail’in sınırları nerede başlıyor,nerede bitiyor” diye sorarken bu gerçeğe işaret etmişti.
LİTANİ NEHRİ’NE KADAR
İsrail’in Lübnan’da bir planı var. İsrail-Lübnan sınırından Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi işgal edip, tampon bölge oluşturmak istiyor. Eğer başarabilirse önce Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi kontrol altına alacak sonra Lübnan’ın içine doğru genişlemeye çalışacak.
TAMPON BÖLGE
Suriye’de Golan tepelerini de aynı yöntemle işgal etmişti. Zamanla Golan’daki varlığını genişletti. Golan planını bu kez Lübnan’a uygulamaya çalışıyor.
Tabii kara savaşında Hizbullah, İsrail’i yenilgiye uğratmazsa. Çünkü İsrail daha önce de kara harekâtı başlattı ama her defasında yenilerek çekilmek zorunda kaldı. Dilerim aynı hezimeti yaşar. Yoksa İsrail’in planı tehlikeli.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNİN DEĞERİNİ ANLADINIZ MI?
Ortadoğu’da savaşın olmadığı yıl yoktur. İran 12 gün savaşlarında vuruldu. 28 Şubat’ta başlayan ABD ve İsrail saldırıları ise devam ediyor. Savaşın, kanın, gözyaşının hâkim olduğu bir coğrafyada biz Terörsüz Türkiye sürecini yürütüyoruz. Bu tür süreçlerde iç ve dış konjonktür çok önemlidir. Eğer İran savaşı başlamadan önce Suriye’de, SDG’nin entegrasyonu sağlanmamış olsaydı savaş başladıktan sonra dengeler altüst olur muydu?
SDG’nin entegrasyonu için destek veren ABD’nin tavrında bir değişiklik olabilirdi. ABD, SDG’yi bu kez de İran’da kullanmak isteyebilirdi.
DEVLET AKLI
Ama PKK’nın Türkiye’den çekilip, silah bırakma kararı alması ve Suriye’de SDG’nin entegrasyonu kabul etmesiyle birlikte çok önemli bir eşik aşılmış oldu. Bu işlerde zamanlama önemlidir. Hele hele Ortadoğu coğrafyasındaysanız, elinizi çabuk tutmanız gerekir. Türkiye bu konuda çok basiretli hareket etti.
Hani hep soruyorlar ya bir devlet aklı var mı diye. Türkiye’de bir devlet aklı var. Eğer devlet aklı olmasa Terörsüz Türkiye süreci başarıya ulaşır mıydı?

10 saat önce
23










English (US) ·