SON DAKİKA | Cumhurbaşkanı Erdoğan: CHP'nin faşizan tavrına şahit olduk

2 saat önce 34
 CHP'nin faşizan tavrına şahit olduk

SON DAKİKA HABERLERİ... Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Değerli il başkanlarımız, kadın ve gençlik kollarımızın değerli il başkanları, kıymetli belediye başkanlarımız ve il genel meclis üyelerimiz, değerli dava ve yol arkadaşlarım, hepinizi en kalbi duygularımla, hasretle ve muhabbetle selamlıyorum. Sizleri vesile kılarak 81 vilayetimizin her bir karışında AK Parti’nin millete hizmet sancağını gururla taşıyan tüm teşkilat mensuplarımıza selamlarımı ve saygılarımı gönderiyorum.

Nerede bir AK Parti teşkilatı varsa, gösterdikleri fedakârlık ve milletimize sundukları hizmetler dolayısıyla her birini tebrik ediyor, Cenab-ı Allah’tan yar ve yardımcıları olmasını diliyorum. AK Partimizin 177’nci İl Başkanları Toplantısı’nın partimize, milletimize ve demokrasimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Toplantımıza katkı sunan herkese teşekkür ediyor, AK Parti olarak kadrolarımızı güçlendirmeye ve yenilemeye kararlılıkla devam ettiğimizi bir kez daha ifade ediyorum. 

Partimize yönelik gerçekten büyük bir teveccüh söz konusudur. Geçen ay grup toplantımızda üç yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil oldu. Dört ilçe ve belde belediye başkanımız da Merkez Karar ve Yönetim Kurulu toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza bir kez daha hoş geldiniz diyorum.

 CHPnin faşizan tavrına şahit olduk

"CUMHUR İTTİFAKI, DEVLETİMİZİN BEKASININ EN SAĞLAM GÜVENCESİDİR"

Muhalefetin şiddet, hakaret ve tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen partimiz ve Cumhur İttifakı çekim merkezi olmayı sürdürüyor. Şu bir gerçektir ki AK Parti bugün Türkiye’nin hem en büyük siyasi partisi hem de en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının, milletimizin birlik ve dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı’dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her bir ferdi güvendedir. Türkiye’nin aydınlık yarınları teminat altındadır. Bakın bunu öyle laf olsun diye asla söylemiyorum. Aksine burada çok yalın bir gerçeği ifade ediyorum. Bölgemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri hepimiz yakından takip ediyoruz. Unutmayın ezberler bozuluyor. Kurumlar irtifa kaybediyor. Mevcut düzen temelden çatırdarken yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı’nın ülkemiz ve milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir ki belirsizliklerin küresel düzeyde arttığı, her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye’nin en büyük şansı AK Parti ve Cumhur İttifakı’dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst ve çalışkan kadroların iş başında olmasıdır.

 CHPnin faşizan tavrına şahit olduk

"DÜNYADA 'TÜRKİYE RÜZGARI' ESİYOR"

Bu son on yıldaki hadiseleri şöyle bir gözden geçirin. Neler yaşadığımızı, nelerle mücadele ettiğimizi lütfen bir hatırlayın. Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın başka herhangi bir devletinin başına gelse yerle yeksan olacağı nice krizi biz başarıyla yönettik. Doğal afetlerden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye’yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli ve stratejik aklı merkeze alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik. Ana muhalefetin başındaki zat yabancılar karşısında şekilden şekle girerken biz her alanda Türkiye’yi şanla ve şerefle temsil ettik ve ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa da uluslararası siyasette son yıllarda açık söylüyorum bir Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye’nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye’nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil gündem belirleyen bir ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenab-ı Allah’a ne kadar hamd etsek azdır. Tam da aziz milletimizin bizden beklediği şekilde, tam da şanlı tarihimize yakışır biçimde uluslararası alanda güçlü bir varlık gösteriyoruz. Şunu da sizinle birlikte 86 milyonun bilmesini isterim ki henüz yeni başladık. Gelecekte çok daha iyi yerlerde olacağız. Ay yıldızlı al bayrağımız daha gururla dalgalanacak. Yönünü ülkemize dönmüş kardeşlerimiz daha huzurlu olacak. Büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak sesleri daha fazla duyulacak. Türkiye Yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan, duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz.

Değerli kardeşlerim bütün bunları sizlerle birlikte başaracağız. Beraber yol yürümekten daima onur duyduğum siz kıymetli kardeşlerime şu hususu önemle hatırlatmak istiyorum. Ekranları başında şu an bizleri takip eden tüm yol ve dava arkadaşlarımın da burayı çok iyi dinlemesini rica ediyorum. AK Parti olarak biz bir kadro hareketiyiz. Biz bir dava hareketiyiz. Kökü mazide, gözü atide olan kutlu bir mücadelenin neferleriyiz.  Unvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her bir mensubu bu mücadelede son derece stratejik bir vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il ve ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği de o derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye ve il meclis üyeliği de o derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin de yerini kimse alamaz. Hiçbir görev diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele milletin bize emaneti olan makamların hakkını verebilmektir. Mesele aşkla, sevda ile, heyecanla, sabır ve samimiyetle koşturmaktır. Mesele tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti ve istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkâr olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa ve rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi bir dönemde Türkiye’nin istikbali adına son derece tarihi bir misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor ve bunu sizden bekliyorum. Sizlere sonsuz güveniyorum değerli yol ve dava arkadaşlarım. 

 CHPnin faşizan tavrına şahit olduk

"BU MÜBAREK AYDA VATANDAŞLARIMIZLA İFTAR VE SAHUR SOFRALARINDA BULUŞACAĞIZ"

Gelecek hafta bugün on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif ile müşerref olacağız. Öncelikle her birinizin, sizlerin şahsında tüm vatandaşlarımızın Ramazan-ı Şerif’ini şimdiden tebrik ediyor, Ramazan-ı Şerif’in sizler için, aileleriniz ve sevdikleriniz için, milletimiz ve insanlık için hayırlar getirmesini diliyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedî azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif ile hep birlikte inşallah müşerref olacağız. Paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olan mübarek Ramazan’ı her yıl olduğu gibi bu sene de dolu dolu geçirmek niyetindeyiz. Talimatlarımız doğrultusunda Teşkilat Başkanlığımız, kadın ve gençlik kollarımızın da katkısını alarak oldukça kapsamlı bir plan hazırladı. Buna göre Aile ve Gençlik Fonu’ndan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlerimize ilk Ramazanlarında misafir olacağız. Şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya geleceğiz. Gönül sofralarımızda aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacağız. Artık AK Gençlik klasiğine dönüşen İftara Beş Kala ve Sahura Beş Kala çalışmalarımızı bu yıl da devam ettiriyoruz. Özellikle deprem bölgesindeki kardeşlerimizin yanlarında olmaya büyük önem veriyoruz. Teslim ettiğimiz konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği bu mübarek ayda vatandaşlarımızla iftar ve sahur sofralarında buluşacağız. Kadın kollarımız aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet ve bereket ayını en güzel şekilde değerlendirecek, yoksulların kapısını çalacak, gariplerin elinden tutacak, yetimin ve öksüzün gözyaşını silecek. Ülkemiz içinde bunları yaparken yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı ve kardeşlerimizi de elbette ihmal etmeyeceğiz. Avrupalı Türklerle bir araya geleceğimiz iftar programları düzenleyeceğiz.

Gazzeli ve Suriyeli mazlumları bu Ramazan’da da unutmayacağız. Yani içeride ve dışarıda tam bir seferberlik ruhuyla Ramazan-ı Şerif’i en verimli şekilde idrak ve ihya etmeye çalışacağız. Bilhassa belediye başkanlarımızdan çok büyük bir gayret bekliyorum. Havalar soğuk, kış mevsiminin tam ortasındayız. Sizler de görev yaptığınız illerin şehreminisi durumundasınız. Ramazan-ı Şerif’te tenceresi kaynamayan, ocağı yanmayan tek bir ev bile varsa bunun vebali önce bizlerin üzerindedir, bunu bileceğiz. Allah korusun hiçbirimiz ne bu dünyada ne de yarın Hakk’ın divanında bunun hesabını veremeyiz. Unutmayın Hazreti Ömer’in kapıları nasıl çaldığını, içeriden ağlayan ses var mı yok mu diye nasıl dinlediğini. Biz de o ümmetin bir mensubu olarak bu konularda çok hassas olmaya mecburuz. Onun için sizlerden o evleri mutlaka bulmanızı özellikle istiyorum.  Yoksul mahallelerin sessiz sakinlerini ziyaret etmenizi, benim selamımı götürerek her bir kardeşimle yakından ilgilenmenizi, onlarla hemhal ve hemdert olmanızı özellikle rica ediyorum.

Enflasyonu büyük oranda silmeyi hamdolsun başardık. Afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdelerimizi halkımızla paylaştık. Ana muhalefet partisi öncesinde boş senet imzalatıyorlar gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. Faizle afet konutu satıyorlar diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine bir çivi çakmadıkları halde bir de çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar. Bakın şurası çok enteresan. 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece sekiz çivi tevzi etmiş fakat bu sekiz çivi ile ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti, Türkiye değişti, gelişti, güçlendi ama CHP’nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün sekiz çivi vermeyi başarı gören zihniyet bugün de çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Depremin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ ortada doğru düzgün eserleri yok. Aslında 455 bin konuta kara çalmasalar, çöp konteyneri ile övünmelerini bir yere kadar anlayışla karşılarız, çapları bu kadarmış der geçeriz. Ama bu erdemi de göstermiyorlar.  Ne iş yapıyorlar ne de bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne de bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegâne sahibi olarak görme huylarından bir türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyel evvelinizi çok iyi biliriz. Ben belediye başkanlığından geliyorum ve İstanbul’u çöp, çukur, çamur bataklığından devralan bir belediye başkanıyım. İstanbul’u bu halde devraldık. 140 kilometre öteden Istranca Dağları’ndan İstanbul’a suyu elhamdülillah biz getirdik.

"MECLİS'TE HER TÜRLÜ EŞKIYALIĞI, HER TÜRLÜ ZORBALIĞI SERGİLEDİLER"

Şimdi çıkmışlar, dün Mecliste yaşanan sahneleri inanıyorum ki izlediniz. CHP’nin faşizan ve kibirli zihniyetine hep beraber bir kez daha tanık olduk. Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz. Durduramayacaksınız. Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür. Evet anayasal bir hak. Yeminler yapıldı mı. Yapıldı. İş bitti mi. Bitti. Ne oldu. Ne oldu. Rahat dursanız da güzel güzel bu yeminler yapılsa olmaz mıydı. Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış yok. Bunlar o faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bu anlayış iliklerine kadar sinmiş durumda.

Habere git