
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları;
Sayın genel sekreter, bakanlar, uluslararası kuruluşların değerli temsilcileri sizleri hürmetle selamlıyorum. Zirve münasebeti ile sizleri kıtaların buluşma noktası olan İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Sizleri misafir etmek, böyle bir zirveye ev sahipliği yapmak gurur vesilesidir. Misafirlerimize şahsım milletim adına şükranlarımı sunuyorum.
"DÜNYA KESKİN BİR DÖNÜŞÜMDEN GEÇİYOR"
Sizlerin de takip ettiği üzere dünya teknoloji ve yapay zeka öncülüğünde keskin bir dönüşüm yaşıyor. Bunun insanlığa neler kazandırıp neler kaybettirdiğinin hesabını akademisyenlerimiz yapmakta ama bu değişim dalgasını durdurmak mümkün değil. Değişimi sağlıklı şekilde yönetmek bizim elimizde. Bu biz karar alıcıların asli vazifelerinden biridir. Bu zirvenin beceriler alanında küresel diyalog için güçlü zemin oluşturacaktır. İstihdam alanında ezberlerin bozulduğuna şahit oluyoruz. Teknolojideki gelişime paralel olarak üretim içimleri değişiyor, yeni iş alanları ortaya çıkıyor. Ülkelerin başarısını belirleyecek unsurun insani becerilerin olacağı anlaşılıyor.

"YAPAY ZEKA BERABERİNDE ENDİŞE GETİRDİ"
Uluslararası araştırmalar OECD ülkelerinin büyük bölümünde çalışma alanındaki nüfusun azaldığını gösteriyor. Bazı sektörlerde kaçınılmaz olarak iş gücü talebi azalırken personel bulmakta zorluk çekiliyor. Ülkemiz dahil tüm ekonomiler tecrübe etmekte. Robotik teknolojilerin yaygınlaşması çeşitli endişeleri de beraberinde getirmektedir. Küresel robot piyasasının şu anki 100 milyar dolardan 2050'de 25 trilyon dolarlık pazara dönüşeceği öngörülüyor. Yapay zekanın talimat verdiği robotların uyguladığı, üretim süreçlerinde inşa unsurunun olmadığı durumun nasıl yönetileceği büyük bir muamma olarak önümüzde duruyor.
Beceriler zirvesinde ele alınacak üç konu başlığının başta iş çevreleri olmak üzere hepimize ufuklar kazandıracağına inanıyorum. Bilginin bir ülke, bir şirket veya bir şahıs için en büyük güç kaynaklarından biri olduğunun farkındayız. Güncelliğini kaybetmiş bilgi sahibi için yüktür. Bilgiye sahip olmak kadar onu işlemek, yeni durumlara uyarlamak da büyük önem arz ediyor. Uygulayıcısı, alıcısı ile eğitimin tüm paydaşlarının çağımıza ayak uydurması gerekiyor. OECD değerlendirmelerine göre birçok ülkede öğrenci temel becerilerinde gerileme yaşanmakta, eğitimin yeniden şekillendirilmesine ihtiyaç duyulmakta. Günümüzde öğrenme, hayatın tamamına yayılmış dinamik bir süreci ifade ediyor. İnsanlar iş hayatında geçmişe kıyasla daha uzun süre kalacağı görülüyor.
Aile bağlarımızın hala diri olması yardımlaşma kültürünün güçlü olması bize önemli bir avantaj sağlamakta. Aile müessesinin güçlendirirken diğer taraftan da dünyanın en kapsamlı sosyal güvenlik sistemi ile kimseyi dışarıda bırakmamaya özen gösteriyoruz.
Üzerine durduğumuz hususlardan biri de yetişkinlerin eğitimidir. Yetişkinlerin değişime uyumu kritik önemdedir. Hayat boyu öğrenme sadece bireylerin kariyerlerini değil, ülkelerin rekabet gücünü de belirleyecek. Gizli kalmış becerilerin ortaya çıkarılması aynı zamanda ahlaki sorumluluk. Dezavantajlı kesimler potansiyelini kullanamıyor. Bunu ekonomik kayıp olarak göremeyiz sadece. Beşeri gücünü atıl bırakan ülke gerçek anlamda kalkınma hamlesine giremez. Vatandaşlarına kendi potansiyelini gerçekleştirme fırsatı sunmayan ülkelerde adil düzenden bahsedilemez. Kadınların iş gücüne katılımında 20 25 yıl önce hayal dahi edilemeyen işlere imza attık. Kadınların iş gücüne katılımını yüzde 34.7'ye çıkardı. Çalışan annelerin doğum iznini 24 haftaya çıkardık.
Çeşitli programlarla gençlerimizi geleceğin mesleklerine hazırlıyoruz. Hedefimiz gelecek üç yılda 3 milyon genci istihdama kazandırmaktır. Eğitimden istihdama, iş gücü becerilerinden sosyal korumaya kadar reformlarımıza devam ediyoruz.
Kayıt dışı istihdamı yüzde 24'e kadar düşürmeyi başardık. OECD zirvesinin ülkemiz ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.











English (US) ·