Kurtulmuş’tan ‘son şans’ uyarısı

2 gün önce 38

CHP içindeki ayrışma üzerine söylediklerinin ötesinde çok daha önemli bir noktaya geliyoruz.

Terörsüz Türkiye sürecinde CHP içindeki hesaplaşmanın bu sürece zarar verip vermeyeceği konusu...

Numan Bey, CHP içindeki gelişmelerin bu sürece olumsuz etkileri olmayacağı görüşünde.

Ama yine de şu uyarıyı yapma ihtiyacı duyuyor:

“Bu parlamento, anayasa yapma bakımından olumlu bir havaya sahipken ve açıkçası komisyon çalışmasında da çok önemli bir deneyimi ortaya koymuşken eğer yeni anayasa yapmazsa millet, uzun süre yeni anayasa lafına kulak vermez.”

Ben bu açıklamayı Terörsüz Türkiye ve yeni anayasa açısından bir “son şans uyarısı” olarak yorumluyorum.

Millet bir daha yeni anayasaya kulak vermez” sözü;

Uzun vadede “Terörsüz Türkiye” sürecini de bağlıyor. 

Çünkü sürecin devamı için TBMM mutabakatıyla yasal düzenlemeler gerekiyor.

Bu da yeni anayasa hazırlığının ana iskeletini oluşturuyor.

Yani;

50 yıldır Türkiye’nin başına bela olmuş bir sürecin sonu için elbette birkaç yasal değişiklik yerine köklü bir anayasal hazırlık daha sonuç alıcı ve kalıcı hale geliyor.

Yani;

Mesele “teslim olan teröristlere af” noktasından

Türkiye’de “demokratik zihniyet devrimi” çizgine evriliyor.

Böylece yeniden CHP içindeki bölünmenin Terörsüz Türkiye sürecine etkisine geliyoruz.

Numan Bey bu defa bir beklentisini aktarıyor:

Parti içerisindeki bu kavgayı, ayrışmayı Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ederim.”

Bu noktada geziye katılan bir gazeteci arkadaşımız soruyor:

Kılıçdaroğlu da güçlendirilmiş parlamenter sistem vurgusu yaptı konuşmasında. Anayasa meselesinde o taraftan sanki bir adım varmış gibi görünüyor. Bir çağrı yapılacakmış gibi, bir ihtiyaç varmış gibi bir ifade var. Siz bunu nasıl görüyorsunuz?”

Kurtulmuş yine “son şans” anlamına gelebilecek bir cevap veriyor:

“Anayasa meselesini Türkiye’nin en önemli ihtiyacı olarak görüyorum. Bu Meclis’in önceki meclislere göre anayasa yapabilme imkânı bakımından daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiçbir partinin tek başına anayasa yapma gücü yok. Bu müzakereye açık bir siyasi konum demektir. Nihayetinde herkesin bir ideal anayasa fikri vardır. Ama olabilecekler konusunda, komisyon çalışmasında da olduğu gibi bir uzlaşma zemini bence anayasa yapım sürecinde de ortaya çıkabilir. Yeter ki iyi niyetle, samimiyetle herkes fikrini masaya getirsin.”

Elbette mesele “Terörsüz Türkiye” sürecinde yalnızca silahların bırakılması değildir,

Mesele herkesin kendisini ait hissedeceği,

Aidiyet duygusunun hukuki bir temele oturduğu yeni bir anayasada,

Özgürlüklerin temel hukuki alt yapısının sağlanmasıdır.

Terörsüz Türkiye’nin nihai hedefi bu olmalıdır.

Habere git