Hırsızlar ve melanetleri…

3 saat önce 35

Miladi olarak 2026, Hicri olarak 1448 yılındayız. İbrani Takvimi kullanan Yahudiler de 11 Eylül 2026 akşamı itibariyle 5786'yi geride bırakıp, 5787'ye girmişler.

Prof. Dr. Nuh Arslantaş'ın bu bilgiyi de içeren mesajının asıl dikkat çeken kısmı, Osmanlı devlet adamı ve şairi Koca Ragıp Paşa'nın, 'Şecaat arz ederken merd-i kıbtî sirkatin söyler', yani 'Kıptinin merdi kahramanlığını anlatırken hırsızlığını aktarır' sözünü hatırlatan bölümü.

Kendilerine yerleşimci adını veren Filistin Batı Şeria'daki hırsızlar tarafından oluşturulan 'Hiltop Youth – Tepeler Gençliği' isimli terörist hırsızlar da WhatsApp'ta yeni yılı kutlarken geride kalan 5786'da işledikleri melanetlerin bir kısmını övünerek aktarmışlar.

Terörist hırsızların 'Kutsal Topraklar'da 5786 yılında Arap düşmanına karşı mücadelenin yıllık özeti' başlığı altında saydıkları melanetleri şunlar:

"Yakılan araç: 436, kundaklanan bina: 201, kundaklanan cami: 15, yaralanan Arap: 409. Bunlara ek olarak; on binlerce aile yerinden edildi, binlerce zeytin ağacı kesildi, yüzlerce lastik patlatıldı, tarlalarda ve bahçelerde onlarca yangın çıkarıldı..."

Terörist alçaklar, 5786'daki melanetlerini aktaran mesajlarını, 'İyi ve mübarek yıllar, tüm İsrail halkına!' dileği ile bitirmiş.

Yahudi ilahiyatını iyi bilen Prof. Dr. Nuh Arslantaş, 'Siyonizm, Yahudiliğin ahlaki mirasını, ırkçı şiddet mezbahında kurban eden müfsit bir ideolojidir!' yorumu ile başladığı mesajında, -muharref de olsa- Tevrat'ın, 'Komşunu kendin gibi sev' emrine rağmen Siyonizm'in, 'Komşundan nefret et ve katlet!' dediğine dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'daki 'one minute' çıkışı ile başlayıp, Mavi Marmara'ya uluslararası sularda alçakça saldırıları ve sahillerde katlettikleri çocuklarla devam edip, Aksa Tufanı sonrası hız verdikleri Gazze'ye yönelik soykırım ile zirveye ulaşan itibar kaybı, İsrail'in yeni gerçeği.

Filistinlilerin tapulu arazilerine çöktükleri için 'yerleşimci' değil aslında hırsız oldukları herkes tarafından bilinenlerin de, kendilerini her şart altında İsrail'i koruyup-kollamaya mecbur hisseden ülkelere bile 'illallah' dedirten sebeplerden olduğu bir vakıa.

Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın, İngiltere parlamentosunda 'İsrail hükümetini yerleşimcilerin 'etnik temizlik eylemlerine göz yummakla' suçlaması' sonrası alınan, Batı Şeria'daki İsrailli yerleşimcilerle her türlü ticareti durdurma kararı, 'yetmez, ama evet' denilebilecek bir gelişme.

Benzer bir ambargoyu zaten uygulayan İrlanda ve İspanya'nın ardından İngiltere'nin ve onu takiben Kanada, Fransa, Danimarka, Finlandiya, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç'in de benzer bir karar almaları, yerleşimci denilen terörist hırsızlara dur demeyip, her türlü desteği de sağlayan İsrail'i zor günlerin beklediğine işaret.

Habere git