CUMA NAMAZI SAATLERİ 23 Ocak 2026: Bu Hafta Cuma Saat Kaçta? İzmir, Ankara, İstanbul Diyanet'e Göre İl İl 23 Ocak 2026 Cuma Namazı Saatleri...

1 ay önce 72
 Bu Hafta Cuma Saat Kaçta? İzmir, Ankara, İstanbul Diyanet'e Göre İl İl 23 Ocak 2026 Cuma Namazı Saatleri...

Kaynak:Cnnturk.com

Cuma namazı saatleri, sadece bir vakit bilgisinden ibaret olmayıp, müminler için haftalık bir bilinç tazeleme vesilesi olarak da görülüyor. Cuma namazına hazırlık sürecinde abdest almak, temiz ve güzel kıyafetler giymek, erken camiye gitmek ve hutbeyi dikkatle dinlemek sünnet olarak kabul ediliyor. İslam’da cuma namazı, bireyin Allah’a kulluğunu cemaat bilinciyle birleştirdiği özel bir ibadet olarak tanımlanırken, hutbede verilen dini bilgilerle toplumsal huzur, ahlak ve adalet kavramları ön plana çıkarılıyor. Bu yönüyle cuma namazı, sadece bir ibadet değil, aynı zamanda Müslümanların manevi bağlarını güçlendiren önemli bir buluşma olarak kabul ediliyor.

23 OCAK CUMA NAMAZI SAATLERİ

Cuma gününün faziletleri içinde, namaz vaktini beklerken veya hutbe öncesi ve sonrası yapılacak zikir ve tesbihler de müminler için önemli bir ibadet fırsatı sunar. Özellikle salavat-ı şerif, estağfirullah ile istiğfar, Lâ ilâhe illallah zikri ve 100 defa çekilen tesbihler Cuma’nın bereketini artıran uygulamalar arasında yer alır. Cuma günleri ayrıca “Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed” diyerek Peygamber Efendimiz’e salavat getirmek, “Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber” tesbihatıyla kalbi huzura erdirmek ve okunacak kısa dualarla günahların bağışlanmasını dilemek müminleri manevî olarak güçlendirir. 

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 imsakiye takvimine göre, İstanbul’da 23 Ocak 206 Cuma günü cuma namazı saat 13:21'de kılınacak. Ankara'da 13:05'te, İzmir'de 13:28'de cuma namazı kılınacak.

İL İL 23 OCAK CUMA NAMAZI SAATLERİ İÇİN TIKLAYIN

23 OCAK 2026 CUMA HUTBESİ KONUSU

AKRAN İLİŞKİLERİ

Muhterem Müslümanlar!

İnsanlar arasındaki iletişimin özü sevgi ve saygıya dayanmaktadır. Zira kalpler sevgiyle yumuşar, saygıyla huzura erer. Dostluklar sevgiyle kurulur, saygıyla devam ettirilir. Ailede güven, toplumda muhabbet sevgi ve saygıyla tesis edilir.
Sevgi ve saygının olmadığı yerde; huzursuzluk, baskı ve dışlanma olur. Küçük anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşür. Sabır ve tahammül zayıflar, öfke kontrol edilemez. Merhamet yerini şiddete, muhabbet yerini nefrete bırakır.

Aziz Müminler!

Yaşadığımız çağın sorunlarından biri de, sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar sergilemesidir. Akran zorbalığı olarak karşımıza çıkan bu kötü haslet; alay etmek ve kırıcı sözler söylemekten çok daha öteye giderek, fiziksel şiddete, hatta cana kıymaya dönüşmüş durumdadır. Tek tip elbise giyinmeyi, aynı görünüşe sahip olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu madde kullanmayı, cezaevine girip çıkmayı marifet sayan bu anlayış gençlerimiz arasında daha fazla görünür hale gelmektedir. Şiddet içerikli sinema, dizi film, oyun ve dijital mecralar ise bu hadiselerin daha da yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Oysaki Peygamber Efendimiz (s.a.s), hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: “Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, namusu ve malı haramdır, dokunulmazdır.”

Kıymetli Gençler!

Duygularınızı istismar edip kendi kötülüklerine sizi alet etmek, hayallerinizi karartmak ve umutlarınızı çalmak isteyenlere karşı daha dikkatli olmalısınız. Allah’a kulluk, aileye hürmet, insanlığa faydalı olmak sizler için gaye olmalıdır. Unutmayınız ki; korkuyla, baskıyla ve şiddetle gelecek inşa edilemez. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur.” Zorbalık, güç değil acizliktir. Alay etmek, eğlence değil hayâsızlıktır. Cana kast etmek, saygınlık değil cehennem ateşidir. Genç Kardeşim! Sana zorbalık değil, nezaket ve zarafet yaraşır.

Değerli Anne Babalar! Kıymetli Eğitimcilerimiz ve Hocalarımız! Aziz Kardeşlerim!

Allah Resûlü (s.a.s)’in, “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter” hadis-i şerifi apaçık ortadayken bu kötü gidişata duyarsız olamayız. Merhamet ikliminden yoksun olanların acımadan kan dökmesine ve bunu meşru göstermesine seyirci kalamayız. Gençlerimizi, fitne ve fesat ateşi yakmak isteyen şer odaklarının insafına terk edemeyiz. Aileler, okullar, camiler, kurum ve kuruluşlar, medya, hâsılı toplumun bütün kesimleri olarak el ele vermeliyiz. İnsanın mukaddes olan canına ve nesline zarar veren zorbalığa karşı birlikte hareket etmeliyiz. İyiliğin ve merhametin hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir toplum inşası için sorumluluklarımızı hakkıyla yerine getirmeliyiz.

Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu ayet-i kerimesi ile bitirmek istiyorum: “O akıl sahipleri; Allah’ın, korunmasını emrettiği haklara riayet eden, Rablerine saygıda kusur etmeyen, ahiret hesabının kötü sonuç vermesinden korkan kimselerdir.”

Habere git