Bilançolarda seçicilik dönemi

14 saat önce 64

BORSADA olumlu hava devam ediyor. Yabancı yatırım bankalarından Borsa Istanbul için gelen ‘ucuz ve primsiz’ değerlendirmeleri, Türkiye’nin ülke risk primindeki düşüşün devam etmesi, BIST100 Endeksi’nin dış borsalar ralli yaparken zirve seviyelerinin altında işlem görüyor olması, iç gündemde piyasa bozucu haber akışlarının azalması, TCMB’nin yeniden haftalık repo ihalelerine başlayabileceği yönündeki beklenti ve tahminler, tahvil ağırlıklı yabancı alımlarının devam ediyor olması iyimserliği destekleyen gelişmeler. Bardağın boş tarafında ise faizlerin halen yüksek seyrini koruması ve güçlü çıkışa kaynaklık edecek beklentinin çok fazla doldurulamaması var.

REVİZE SÜRPRİZ DEĞİLDİ

Perşembe günü TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın enflasyon raporu sunumunda; 2026 yılı enflasyon tahmini 2 puanlık artışla yüzde 28’e çekildi. Sürpriz değildi. Yaz aylarında gıda fiyatlarında yükselişin sürmesi ve petrol fiyatlarının yüksek seyrini koruması bir revizyon gerektiriyordu. Enflasyon tahmini yukarı revize edilmesine rağmen gösterge tahvil faizindeki düşüş dikkat çekici. Sunumda ‘dezenflasyon sürecindeki yavaşlama’ vurgusu, ağustos enflasyonu için pek ümit vermezken haftalık repo ihalelerine dönme iması önemliydi. Bu durum ‘örtülü faiz indirimi’ sinyali anlamı taşıdığından, gösterge tahvil faizindeki gevşemenin izahı olarak görülebilir. Piyasalar ağustos enflasyonunu ve 10 Eylül’deki TCMB toplantısını bekliyor.

Bilançolarda seçicilik dönemi

SONUÇLAR olAĞAN KARŞILANMALI

Borsa istanbul’da 06/2026 dönemi bilanço yayını devam ediyor. 300’den fazla bilanço açıklandı. Bilançolar, 03/2026 döneminde açıklananların bir tık üzerinde ama beklendiği üzere parlak değil. Gerek sanayideki daralma (yıllık -%1.4), gerekse enflasyon ile mücadele kapsamında uygulanan parasal sıkılaşma programının sonucu olarak ekonominin yavaşlaması ve etkisi azalsa da enflasyon muhasebesinin yansımalarına bağlı olarak yayınlanan bilanço sonuçlarını olağan karşılamak gerekir. Bilanço açıklamaları 19 Ağustos’ta tamamlanacak. Şimdiye kadar yayınlanan bilançoların yüzde 46’sında zarar açıklanırken yüzde 44’ünde kâr, geçen yılın aynı döneminin altında. İyi bilanço açıklayan şirket ve sektörlerin sayısı fazla olmamakla birlikte elbette var.

Tavsiye olarak görülmemesi kaydıyla bilançoları değerlendirecek olursak;

- İlk dikkat çeken, ABD-İran savaşına bağlı olarak yükselen petrol ve doğalgaz fiyatlarının etkisiyle enerji sektörü. Burada Tüpraş ve Aygaz’ı saymak mümkün. Buna Enerjisa’yı da ekleyebiliriz. Onun dışında çok dikkat çeken bir sektör görülmüyor. Aselsan, Koç Holding, Kordsa, Doğan Holding, Aksa, Coca Cola, Tofaş Oto Fabrikaları, Turkcell, Türk Telekom ilk bakışta sayılabilecek hisseler.

- Bunun yanı sıra zarardan kâra geçen Arçelik ve Tav Havalimanları da eklenebilir.

- Bankalarda kârlılık devam ediyor. Ancak önceki dönemlere göre beklentilere paralel olarak kâr artışlarında ivme kaybı var. Yüksek faiz maliyet artırıcı ve kârlılığı törpüleyici bir faktör olarak görülebilir. Bunun yanı sıra banka hisselerinin öncü konumunu ve ‘bankasız çıkış olmaz’ notunu da düşelim.

- Aselsan bilançolarda da lokomotif konumunu sürdürüyor. Kâr ve satışlardaki artış iyi görünüyor. THYAO’da ikinci çeyrekte kâr artışı var. Fakat geçen yılın aynı döneminin altında. Petrol fiyatlarındaki yükseliş kârı azaltan bir durum. Akaryakıt maliyeti 89 milyar TL’lik artışla geçen yıla göre yüzde 85 yükselmiş. Akaryakıtın satılan malın maliyeti içindeki payı ise yüzde 29’dan yüzde 35’e çıkmış. 12.5 milyar TL zarar açıklayan Pegasus’ta da benzer bir durum var. Havayolu şirketlerinin turizm mevsimi nedeniyle 3’üncü ve 4’üncü çeyreklerde daha yüksek kâr açıkladıkları da bilinen bir durum.

- Ereğli Demir Çelik ve Sabancı Holding’de ise yüksek kârlar var. Ancak Ereğli Demir Çelik’te 9.2 milyar TL’lik ertelenmiş vergi geliri, Sabancı Holding’de ise Akçansa satışından kaynaklanan katkılar nedeniyle sonuçlar fiyatlamalara pek olumlu yansımadı. Bilançolarda kârın ana faaliyet konusundan sağlanması oldukça önemli. Faaliyet dışı kârlara arizi ve devamlılığı olmadığı için daha temkinli bakılır. Ayrıca sadece kârlar değil artan konkordato haberleri nedeniyle bilançolarda ilk bakılan kalemler arasına borçlar da eklenmiş durumda. Yüksek faiz ve yavaşlayan ekonomik aktivite nedeniyle borçlanma rasyoları veya finansalları, bir süre daha öncelikli konumunu koruyacak gibi görünüyor.

- 19 Ağustos itibarıyla bilançoların yayını tamamlandıktan sonra daha geniş bir değerlendirme yapma imkânı bulabileceğiz. Ancak görünen o ki borsa şirketlerinin araştırma bölümleri son dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de hisse tavsiye listesi oluşturmakta biraz zorlanacak. Alternatifler kısıtlı. Bilançolar hisse fiyatlamalarında önemli bir paya sahip. Son aylarda yüksek prim yapan bazı hisselerde bilanço desteğinin olmadığı da bir realite. Fakat bilançoların bir şirketin karnesi olduğu ve en önemli göstegeler arasında yer aldığı konusu da tartışmaya kapalı bir durum.    

BORSADA TEPKİ ÇIKIŞI GÜCÜNÜ KORUYOR

- Borsada tepki yükselişi artan hacimle birlikte devam ediyor. İlk dirençler 14.350-14.400 bandında. Çıkışın devamı için bu seviyelerin geçilmesi önemli olacak. Sonraki dirençler 14.630 ve 14.870 seviyelerinde. İlk destekler ise 14.000 ve 13.800 seviyelerinde bulunuyor. Endekste çıkış hareketi gücünü korumakla birlikte 14.400 seviyesini geçemeyen çıkış denemeleri satışla karşılaşabilir. 

DIŞ PİYASALARDA İYİMSERLİK HAKİM

- Dış piyasalarda iyimserlik sürüyor. Son gelişmeler dolar, ABD tahvil faizleri ve Euro’da yatay seyir; borsalarda yükseliş ile karşılık buldu.

Hürmüz Boğazı polemikleri devam etmesine rağmen petrol fiyatlarında gevşeme var. Brent petrol 90 doları geçmekte zorlanıyor.

Altın ve gümüş fiyatlarında tepki yükselişi gücünü korumakla birlikte çıkış hareketi hız kesti. Talep tarafı altındaki çıkışı desteklemeyi sürdürüyor.

Yukarıda yer alan bilgiler tavsiye niteliği taşımayıp yatırım danışmanlığı kapsamında değildir, yatırımcı profilinize uymayabilir.

Habere git