50 kilometrelik su altı tüneli sayesinde iki ülke arası 35 dakikaya düştü

1 saat önce 28

İngiltere ve Fransa arasındaki hırçın dalgaların 40 metre altında, insanlık tarihinin en sıra dışı meydan okumalarından biri yatıyor. Napolyon döneminde bir rüya olarak başlayan, ancak siyasi korkular ve teknolojik imka

nsızlıklar nedeniyle iki asır boyunca rafa kaldırılan Manş Tüneli, bugün modern dünyanın en büyük mühendislik ikonlarından biri olarak kabul ediliyor.

İKİ ÜLKENİN YER ALTINDA BULUŞMASI

1988 yılında ilk kazma vurulduğunda, projenin önündeki en büyük engel sadece sert kayalar değil, aynı zamanda devasa bir hesaplama riskiydi. İngiliz ve Fransız mühendisler, denizin her iki yakasından dev tünel açma makineleriyle kazmaya başladılar. GPS teknolojisinin emekleme aşamasında olduğu o günlerde, yerin metrelerce altında birbirlerini bulup bulamayacakları büyük bir merak konusuydu.
O tarihi buluşma günü geldiğinde, her iki taraftan gelen hatların sadece 3,5 santimetrelik bir sapmayla birleşmesi dünyayı hayrete düşürdü. Bu hassasiyet, o dönem için imkansıza yakın bir matematiksel başarıydı ve iki ülkeyi fiziksel olarak ilk kez birbirine bağladı.

DENİZ DİBİNDE DÜNYA REKORU

Manş Tüneli, toplamda 50,5 kilometrelik bir uzunluğa sahip olsa da onu asıl özel kılan, suyun altındaki 37,9 kilometrelik kesintisiz yoludur. Bu mesafe, tüneli "deniz altındaki en uzun tünel" unvanıyla dünya rekoruna taşır. Japonya'daki Seikan Tüneli toplamda daha uzun olsa da Manş'ın deniz tabanının altından geçen kısmı rakipsizdir.

ÜÇLÜ YAPI VE GÜVENLİK LABİRENTİ

Pek çok kişi Manş Tüneli'ni tek bir büyük delikten ibaret sanır, ancak burası aslında karmaşık bir "güvenlik labirenti"dir. Yan yana uzanan iki ana raylı hattın tam ortasında, hayati öneme sahip bir servis tüneli bulunur. Bu tasarım, 1996'da yaşanan büyük yangın gibi kriz anlarında yüzlerce yolcunun güvenle tahliye edilmesini sağlayarak tünelin sadece bir ulaşım yolu değil, aynı zamanda bir mühendislik dehası olduğunu kanıtlamıştır.

35 DAKİKALIK KÜLTÜR KÖPRÜSÜ

Bugün Londra’dan Paris’e gitmek isteyen bir yolcu, Eurostar treniyle yaklaşık 2 saat 16 dakikada varış noktasına ulaşabiliyor. Yolculuğun sadece 35 dakikası zifiri karanlık bir tünelde geçiyor olsa da bu kısa süre, İngiltere’nin "ada" kimliğini geride bırakıp Avrupa ana karasına sıkıca tutunduğu anı temsil ediyor. 16 milyar dolarlık bu devasa yatırım, bugün sadece vagonları değil, iki farklı kültürü ve tarihi de birbirine kenetlemeye devam ediyor.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Habere git