Toplam yedi yapıdan oluşan projede beş yeni bina inşa edilirken iki tarihi yapı da korunarak yerleşime dahil edildi. Kademeli yükselen çatılar sayesinde yapı topluluğu uzaktan bakıldığında küçük bir dağ siluetini andırırken, mahalledeki alçak katlı mimari doku da korunmuş oldu.
ÇATILAR BİRDEN FAZLA GÖREV ÜSTLENİYOR
Projedeki yaklaşık 45 derecelik eğimli çatılar, estetik görünümün ötesinde çevresel fayda sağlıyor. Çatı yüzeyleri bitki örtüsüyle kaplanarak yağmur suyunun tutulmasına yardımcı oluyor, şehirdeki ısı adası etkisini azaltıyor ve kuşlar ile böcekler için yeni yaşam alanları oluşturuyor. Aynı yüzeylere yerleştirilen güneş panelleri ise elektrik üretimine katkı veriyor.
MVRDV, bu tasarımla yoğun yapılaşmanın doğal yaşamdan tamamen kopmak zorunda olmadığını göstermeyi hedefliyor. Çatılar aynı zamanda binaların daha fazla gün ışığı almasına yardımcı olurken, sokak seviyesinde daha ferah bir görünüm oluşturuyor.

237 KONUT TARİHİ DOKUYLA BİRLEŞTİRİLDİ
Yaklaşık 31 bin metrekarelik alana yayılan Nieuw Bergen projesinde 237 konut, mağazalar ve ortak kullanım alanları yer alıyor. Eski polis karakolu olarak kullanılan iki tarihi bina korunarak yeni yerleşimin parçası haline getirildi. Yapılar tek tip bloklar yerine farklı yüksekliklerde tasarlanırken, kompleksin en yüksek binası 17 kata ulaşıyor.
MVRDV'ye göre proje, şehir merkezlerinde daha fazla konut üretirken yeşil alanları ve mahalle ölçeğini koruyabilen yeni bir kentsel dönüşüm modeli sunmayı amaçlıyor.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 saat önce
39










English (US) ·