Söz konusu yapı, Japon mimar Kisho Kurokawa tarafından tasarlanan ve 'Metabolizm' akımının en bilinen örneklerinden biri olan kapsül mimarisi projesine dayanıyor. Bina, iki beton çekirdek üzerine monte edilen 140 adet bağımsız yaşam ünitesinden oluşuyor.
MODÜLER YAŞAM FİKRİYLE TASARLANDI
Her bir kapsül, fabrika ortamında üretilip şantiyeye hazır şekilde getirildi. Yaklaşık küçük bir oda büyüklüğündeki bu birimler, temel yaşam ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlanmıştı.
Kapsüller, binanın ana gövdesine cıvatalarla bağlanarak gerektiğinde değiştirilebilir bir sistem olarak planlandı. Amaç, zaman içinde yenilenebilen 'canlı bir bina' fikrini hayata geçirmekti.

KÜÇÜK VE EKONOMİK KONUT FİKRİ YENİDEN GÜNDEMDE
Bu yapı, yıllar sonra yeniden tartışılmaya başlandı. Özellikle büyük şehirlerde artan konut maliyetleri ve alan sıkıntısı nedeniyle, kapsül tipi yaşam modelleri tekrar ilgi görüyor.
Küçük yaşam alanları, mikro daireler ve modüler konut sistemleri günümüzde benzer yaklaşımlarla yeniden geliştiriliyor.

UYGULAMA SINIRLI KALDI
Her ne kadar döneminin çok ilerisinde bir fikir olarak görülse de, bu kapsül sisteminin yaygın bir konut modeline dönüşemediği biliniyor. Bakım zorlukları, maliyetler ve yapısal sorunlar nedeniyle proje uzun vadede sürdürülebilir olmadı.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

2 saat önce
40










English (US) ·