Akıllı telefonlarla iç içe bir yaşam sürüyoruz. Sabah uyanır uyanmaz bu cihazlara yönelip, gece onlarla uyuyanların sayısı azımsanmayacak kadar fazla…
Hatta nomofobi (no-mobile-phone phobia) olarak adlandırılan akıllı telefon yoksunluğu diye bir durum da var… Bu durum, kişinin telefonunun şarjı bittiğinde ya da evde unuttuğunda huzursuz olma, kaygılanma ve kendini eksik hissetme hâli olarak tanımlanır. Ancak akıllı telefonlardan kısa süreli de olsa uzaklaşmak gerektiğini belirten Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz ‘’Bilimsel araştırmalara göre bu cihazlar sağlık adına yapılan yürüyüşü bile sabote ediyor’’ dedi ve şu bilgileri paylaştı:

Prof. Dr. Derya Uludüz
Adım atarken doğaya kulak verin
Doğada yürüyen ama hâlâ telefona bağlı bir zihin; aslında yürümüyor, sadece yer değiştiriyor. Unutmayın:“Her yürüyüş bir terapidir. Ama bu terapiyi telefonla iptal ediyorsunuz.” Doğayla temas kurun, çevreyi izleyin, sadece ayaklarınızı değil zihninizi de yürütün. Bir sonraki yürüyüşünüzde telefonu evde bırakın, doğaya kulak verin. Beyniniz size teşekkür edecektir.
NE GİBİ FAYDALAR SAĞLAR?
Yürüyüş sırasında telefondan uzak kalmak, beynin bilgiyle boğulmuş bölgelerine nefes aldırır. Görsel işlem yükü azalır, dopamin dengesi yeniden kurulur, sinaptik temizlik (beynin daha verimli çalışabilmek için kendi içindeki ‘gereksiz dosyaları temizlemesi) gerçekleşir. Özellikle dikkat eksikliği, tükenmişlik, hafıza sorunları, stres ve depresyon yaşayan bireyler için telefonsuz yürüyüş, ilaçsız bir iyileşme protokolüdür.
Birden fazla işi aynı anda yapmak beyni yorar
Yürürken konuşmak ya da mesaj yazmak, yani aynı anda birden fazla işi veya görevi yapmak beynin yürüyüşle dinlenmesi gereken bölgelerini (örneğin prefrontal korteks) aktif hale getirir.
Bu da beyne çifte yük bindirir. Tıpkı frene basarken aynı anda gaz vermek gibi… Ne yürüyüşten fayda sağlarsınız, ne de iletişimden. Üstelik kortizol seviyeleriniz de artabilir.
Meditasyon etkisi kaybolur
Doğada sessiz ve telefonsuz yürüyüş, beyinde alfa dalgalarını artırır. Bu dalgalar, içsel huzur, yaratıcılık ve öğrenme kapasitesini destekler.
Ancak telefonla yürümek bu sistemi bozar; beta dalgaları artar ve kişi zihinsel olarak tetikte kalır. Sakinleşmek yerine daha gergin hissedersiniz. Bu da yürüyüşün meditasyon etkisini ortadan kaldırır.
Düzenli yürüyüşün sağlık için önemi
Ömrü uzatır: Haftada 5 kez 45 dakika yürümek kan basıncını dengeler ve insülin direncini azaltarak kan şekerini düzenler. Kalp kasını güçlendirir, kan dolaşımını düzenler ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltır. Bacak ve gövde kaslarını çalıştırır, kemik yoğunluğunu artırarak kemik erimesi (osteoporoz) riskini düşürür. Kalori yakımını destekleyerek kilo vermeye ve formu korumaya yardımcı olur. Gün içinde enerji verir, odaklanmayı artırır ve zihinsel yorgunluğu alır. Mutluluk hormonu salgılanmasını destekleyerek stres ve kaygıyı hafifletir. Dolayısıyla ömrü uzatır.
Oksijen akışını artırır: Atılan her adım kaslar aracılığıyla sinir hücrelerini uyarır ve beyne daha fazla oksijen gitmesini sağlar.
BEYİN SAĞLIĞI
Pozitif etkileri sıfırlanır
Açık havada doğayla iç içe yürürken telefonda olmak, sadece dikkatinizi bölmekle kalmaz. Beynin dikkat ağı (default mode network) devre dışı kalır. Doğal çevrede farkındalıkla yürümek, bu ağı sessizleştirip zihinsel gevşeme sağlar. Ancak telefona odaklandığınızda bu sistem yeniden aktifleşir ve beyninizin dinlenme şansı kalmaz. Yani bedeniniz doğada olsa da zihniniz hâlâ ekranın içindedir. Bu da yürüyüşün beyin üzerindeki pozitif etkilerini neredeyse sıfırlar.
Beynin haritalama merkezi uyarılamaz
Telefon ekranına bakarak ya da konuşarak yürüdüğünüzde, çevresel farkındalık azalır. Bu da entorhinal korteks adı verilen yön bulma ve mekânsal bellek merkezinin yeterince uyarılmamasına yol açar.
Bu alan, Alzheimer hastalığında ilk etkilenen bölgedir. Yani yürürken etrafa bakmak, çevreyle temas kurmak, beyni yaşlanmaya karşı koruyan bir egzersizdir.
Mikro uyaranlar kaçırıldığında beyin çevrim dışı kalır
Doğada yürürken yaprak hışırtısı, güneşin yansıması, kuş sesi gibi mikrosaniyelik çevresel uyaranlar, beyni anlık olarak uyarır. Bu uyaranlar; dikkat, duygu düzenleme ve farkındalık sistemlerini aktive eder. Telefona odaklandığınızda bu sinyaller “görünmez” hâle gelir. Oysa doğanın iyileştirici etkisi tam da bu küçük uyarılarda saklıdır.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

1 saat önce
28









English (US) ·