Yumruk

1 saat önce 26

TÜRKİYE ile İsrail şu anda gölge boksu yapıyor. Yumruk atılmadı henüz. Haydi gelin bunun açılımını yapmadan önce uzun bir yolculuğa çıkalım.
Chicago Üniversitesi Profesörü John Mearsheimer ve Harvard Üniversitesi Profesörü Stephen Walt tarafından 2007'de bir kitap yazıldı.
O kitabın adı "İsrail Lobisi ve ABD Dış Politikası"ydı. Kısa sürede en çok satanlar listesine girdi.

Kitap, lobiyi "ABD dış politikasını İsrail yanlısı olmaya yönlendirmek için aktif olarak çalışan bireyler ve kuruluşlar koalisyonu" olarak tanımlıyor. Mearsheimer ve Walt, "Antisemitizm suçlaması"nın kötüye kullanılmasını kınıyor. Kitap öncelikle lobinin ABD dış politikası üzerindeki etkisine ve Amerikan çıkarları üzerindeki olumsuz etkisine odaklanıyor.

ABD'nin Orta Doğu politikasının merkezinin İsrail ile yakın ilişkisi olduğunu savunuyorlar. Onlara göre ABD'nin İsrail'e olan bağlılığı öncelikle "İsrail Lobisi"nin faaliyetlerinden kaynaklanıyor.

Mearsheimer ve Walt, "İsrail lobisinin sınırları kesin olarak tanımlanamaz olsa da etkili kişilere sahipler. ABD hükümetini ve Amerikan halkını İsrail'e maddi yardım sağlamaya teşvik etmek için çalışıyorlar" diyor.

Büyük kısmı Yahudi Amerikalılardan oluşsa da lobide Hristiyan Siyonistlerin de yer aldığını belirtiyorlar. Washington dış politikasını kontrol altına alıp ABD'ye zarar verdiğini örneklerle anlatıyorlar. Kitap yayınlandığında büyük yankı uyandırdı. İki akademisyen yazara hemen lobi ve İsrail yanlısı medya tarafından saldırılar başladı. İşte o dönemde iki profesöre sahip çıkan bir adam gördük. "Kesinlikle katılıyorum. İsrail lobileri ABD'yi kullanıyor" diyen bu adam hafife alınacak biri değildi. Asya'da Çin dahil birçok ülkede ve Orta Doğu'da uzun yıllar büyükelçi ve diplomat olarak görev yapmış, Irak savaşında aktif görev almıştı.

Afrika'da Komünistlerin Angola'dan kovulmasında rol oynamış, operasyonu yönetmişti. Adamın CIA madalyası vardı. ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlıklarında tam 30 yıl aktif olarak çalışan biriydi. Bir dönem Savunma Bakan yardımcısı olarak görev yaptı. 2009'da ABD Ulusal İstihbarat Konseyi Başkanlığına getirileceği basına sızdırılınca kıyamet koptu. Başta AIPAC olmak üzere tüm İsrail lobileri ayağa kalktı. Adamı "İsrail düşmanı" diye yerden yere vurarak adeta linç ettiler. "İsrail lobilerine kitap yazarak saldıran iki profesöre destek çıktı" diyerek suçlu ilan ettiler.

İsrail lobisinin paraya boğduğu senatörler Başkana mektup yağdırarak "Aman bu adama görev verme" diye baskı yaptılar. Linç kampanyası sonrası adam geri çekildiğini, Ulusal İstihbarat Konseyi Başkanı olmayacağını açıkladı. "Yabancı bir ülkedeki siyasi bir fraksiyonun görüşlerine tutkulu bağlı, vicdansız kişiler tarafından sürekli saldırı altındayken etkili çalışabileceğine inanmıyorum" dedi.

Saldırgan vicdansızların bağlı olduğu yabancı ülkeyi "İsrail" olarak tanımladı. "Bana yönelik iftiraların izleri, kendi görüşü dışında herhangi bir görüşün yayınlanmasını engellemeye kararlı güçlü bir lobi olduğunu kesin olarak gösteriyor. İsrail lobisinin taktikleri onursuzluk ve ahlaksızlığın derinliklerine iniyor ve karakter suikastı, seçici yanlış alıntılama, kayıtların kasıtlı olarak çarpıtılması, yalan uydurma ve gerçeğe tamamen kayıtsızlık gibi unsurlar içeriyor. Bu lobinin amacı, görüşlerinin akıllılığını itiraz eden kişilerin atanmasına veto uygulayarak politika sürecini kontrol etmek, analiz yerine siyasi doğruculuğun yerini almak ve Amerikalılar ile hükümetimizin kararları için tercih edilenler dışındaki tüm seçeneklerin dışlanmasıdır." dedi.

ABD Ulusal İstihbarat konsey başkanlığına başlamadan çekilen adamın adı Chas W. Freeman Jr'dı. Geçtiğimiz günlerde Freeman bir yayına katıldı ve şunları söyledi; "Türkiye'nin rızası ve onayı olmadan Suriye, İsrail, Filistin, Irak, İran, Yunanistan, Kıbrıs, Doğu Akdeniz, Balkanlar, Karadeniz, Kafkasya, Afganistan da dahil olmak üzere Orta Asya bölgesi, Basra Körfezi ayrıca Avrupa Birliği, NATO ve Rusya'ya yönelik bir politika yürütmek MÜMKÜN DEĞİL. Uluslararası politikası Türkiye kadar önemli bir başka ülke düşünemiyorum.
Şu anda İsrail'le gölge boksu yapıyorlar ancak yumruk atmıyorlar.

Ancak yumruk da olabilir. Bence tarih bize önemli bir ders veriyor. O da Türklerle uğraşmamak gerektiğidir." Evet Freeman'ın dediği gibi yeryüzünün birçok yerinde bizim rızamız olmadan kimse at koşturamaz artık. Yoksa yumruk da yer, atın nallarını da. Çünkü Başkan Erdoğan'ın dediği gibi "Atın kuyruğu"nu bağladık artık.

Habere git