Yüksek kan şekeri içimizi böyle karartıyor!

4 saat önce 42

Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını vermeye devam ediyor. SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlayan Dr. Çoruhlu, yüksek kan şekerinin vücudun yaşlanma hızını artırdığına dikkat çekerek, bu sorunla başa çıkma yollarına değindi…

Rotayı B1 vitamini çiziyor

B1 vitamini, tiyamin olarak geçiyor en çok. Mesela tiyamin B1’le ilgili “Alkolden, alkol hasarından beyin gider, birtakım sendromlar olur, B1 vermek lazım” denir.

Demek ki B1 koyarsak yediğimiz yiyecekteki şekeri daha çok ATP’ye (hücrelerin hayatta kalması ve işlev görmesi için gereken enerjiyi sağlayan temel molekül Adenozin Trifosfat’a) çevirebiliriz. Oraya   gitmezse ne olur?

Diğer yol laktat’tır. Yani laktik asit. Az enerji, yorgunluk, kas ağrıları, fibromiyalji demektir... Rotayı buraya mı oraya mı çevireceğine B1 karar verir. Geldik antioksidan kısmına. Bir de özel bir yol var pentoz fosfat yolu diye… Özel bir madde üretir o yol, o madde de glutatyonu oksitlenmişken adam eden bir şey…

Kaynak olarak ekle

B1’in kanda hücrenin membranından geçip yüksek verimle çalışması için biraz değiştirilmesi gerekir. O yüzden de tiyamin olan B1’e benfotiyamin yapıldı. O da supplement grubunda bu longevity işinde bu şekerlenmenin musluğunu baştan kesmekle ilgilidir. Malzemeyi düzgün yere gönderir.

B1’in kankası: KARNOSİN

B1’in bir de kankası var, bunların ikisi beraber çalışıyor. Adı karnosin… Karnosin de eğer B1’den kaçtıysa, biz çok şey yedik, B1 kullandık yetmedi ya da kullanmadık neyse ikisi beraber gerçi benim formülümde ama oradan kaçıp da ilerlediğinde o şeker artıkları Hemoglobin A1c’ye, cildime, gözüme oraya buraya yapışacaktı ya, karnosin fedai, atlıyor ortaya “Bana yapışın” diyor. Damara, kolajene, göze, oradaki büyük büyük proteinlere gidecek yapışkan mermileri üstüne alıyor.

Çözüm: Az yemek, egzersiz ve antioksidan

Karemelizasyona karşı az yemek ve egzersiz önemli. Başka ne yapalım? İşte diyabet ilacı veriyorlar. Vücutta bu işe yarayacak iki tane molekül var. Bir tanesi, yani vitamin grubuna girer ve şunu yapar: Hatta o başka bir taraf o kadar güvenli ki bu bizim antioksidan dediğimiz glutatyonu yapan bir taraf. Aslında gayet de bilinen bir B vitamininden bahsediyoruz B1 vitamininden…

Zamanla ortaya çıkıyor

“İçim karardı” dediğimiz şeyin biyolojik alt kısmı var. Biz hayat boyunca ufak ısıda pişen bir ekmek gibi giderek kızararak, işte eti pişirdiğimiz gibi veya soğanı kavurduğumuz gibi giderek kararıyoruz. Gerçekten içimiz kararıyor ve yaşlılık bunun paketinde geliyor. Peki bu nasıl oluyor? Kararmak dediğimiz şey nedir? En güzel örneği en ileri durumdan verelim: Gözümüzün lensi. Yaşlanmayla birlikte o saydamlığın önce beyaz sonra sarıya döndüğünü, gözün sarı ve mat olduğunu fark ederiz. Rengi koyulaşır, sararır, kararır 
ve zamanla matlaşır. 

Bütün vücutta saydamlık kayboluyor

Kolajen de normalde mesela doku olarak daha saydamdır, daha beyaza yakındır. Ancak yaşlanmış kolajen giderek o saydamlığını kaybeden, ışığı geçirme konusunda daha mat görünen bir haldir. O zaman demek ki ben laboratuvarda önce genç 20 yaşında birinin, sonra 70’tekinin birinin kolajenini ayrıştırsam, yaşlı kişininkini daha kahverengi, daha ışığı geçirmez göreceğim. Damarlar... Gencecik bir damarın çeperindeki incecik esnek kısımda; yaşlanmayla ateroskleroz, plaklar ortaya çıkar yaşlı damar daha sarı kahverengiye doğru gider. Bu vücudun her tarafında olur. Şimdi bunu bilinen yere bağlayacağım, halk arasında konuştuğumuz “karamelize olma”, “şekerlenme” laflarına… Kötü yiyecekler ve yüksek kan şekeri ile karamelize oluruz biz. Aynı işte şekeri pişirip akideleştirmek gibi…

3 haftalık kan şekeri yüksekse dikkat!

Günlük hayatta kan şekeri yüksekliğini anlayabileceğimiz testler var. Mesela Hemoglobin A1c. Bu test bize ne diyor? Geçmiş 3 ay boyunca eritrosit, kırmızı kan hücrelerinin içindeki hemoglobin, bir protein. Konumuz hep proteinlerle ilgili. O hemoglobinin üstüne kandaki şeker gezerken yapışmışsa ve onun şeklini bozmuşsa biz Hemoglobin A1c’yi yüksek görüyoruz. 

‘HbA1c’ kan şekerinin protein hasarını gösterir

Bir de fruktozamin var, o da başka bir şeker ölçme yöntemi. O da albümine yapışmayı gösteriyor ama o 3 haftalık kısa süreye işaret ediyor. Hemoglobin A1c daha pratik. Yani  longevity’de de “Bırak diyabeti, Hemoglobin A1c’niz ne kadar düşükse o kadar iyidir. Çünkü kan şekerin azdır” diyoruz ya… Aslında kan şekerinin vücuda ödettiği protein hasarını Hemoglobin A1c gösteriyor. Benim 5.5 ve üst sınırı geçmemişse, onu ben 5 yaptığımda daha az proteinime hasar verdiğimi zaten ölçüyorum demektir. Demek ki günlük hayatta “içimiz karardı” konusunun mikro iz düşümü Hemoglobin A1c’dir.

Yüksekse içiniz kararır hızla ama onu hızlıca 3 ayda değerini düşürerek kararma hızını azaltabilirsiniz. Onun için de beslenme önerileri sıralanır…

Simge Fıstıkoğlu’nun sorularıyla ‘Dr. Ayşegül Çoruhlu ile Longevity’ programı Pazar 14.00’te, tekrarı ise aynı gece 01.00’da SÖZCÜ Televizyonu’nda.

Mısır şurubuna dikkat!

Mısır şurubu ürünleri hepsinden çok bunu yapıyor. Çünkü mısır şurubuna ait high-fructose syrup dediğin şey glikozdan daha hızlı gidiyor. Işık hızında gidiyor. Bir de bunun içinde mısır şurubu olduğu için onun şeker olarak metabolize edilmesi vücuda büyük bedel ödetiyor. Karaciğer yağlanmasından, fibrozisinden cilt yaşlanmasına, damara kadar birçok sorun bununla ilgili. Aslında glikoz değil, mısır şurubu çok yapıyor.

Kararma, şeker hasarının iz düşümü

Geldik renge. Kararmadan sonra geri dönülemiyor, artık iyice proteinin yapısı bozulmuş oluyor. Yaşlıların renginin daha soluk, daha mat olmasının sebebi odur. “İçim karardı” kesinlikle şekerin hasarının iz düşümünün en güzel ifadesidir. Şekerin olması o kadar problem ki bedel olarak dokular hasarlanıyor, dokular sertleşiyor ve kararıyorsun. 

Şekerin gerçek yüzü anlaşıldı

Bundan 10 sene, 15 sene önce “Şekeri hayatımdan çıkardım” demek çaya şeker koymuyorum demekti. Şimdi gerçek anlaşıldı. İşte tatlı olan bir şey yenmiyor. Tatlı dışında şerbetli ya da sentetik tatlı içecekler dışında unda da şeker olduğu biliniyor. Mesela börek tuzludur ama o da şekerli manasına gelir, artık o da biliniyor. Alkolün bir tür şeker anlamına geldiği biliniyor.

Ben bunu “-ozlar” diye anlatıyorum. Kelimenin içinde biyokimyasal olarak “-oz” geçince mesela glikoz bildiğimiz masa şekeri. Meyvede de var, ona biraz “tamam” diyoruz ama işte böyle reçeldeki, tatlıya konulmuşunu yemiyoruz. İçine mısır şurubu koyulmadığına emin olmadığın her şey zaten tatlı grubuna giriyor.

Sağlıklı gıdaları da fazla ve hızlı tüketmek riskli

Özetle sağlıklı beslendik, tamam karbonhidrat yemedik, dikkat ediyoruz ama başka ne yapabiliriz? Bir de sağlıklı bir şeyi de vücuda hızla verirsen vücut onunla baş edemez. Örneğin hurma sağlıklı denir değil mi? Pekmez, bal sağlıklı... Peki siz 5 hurmayı arka arkaya yediğinizde mi vücudunuz daha çok şekerlenir ve kahverengileşir yoksa 5 hurmayı 5 güne böldüğünüzde mi daha az zarar görürsünüz?

Hızlı yediğiniz her gün iç kararmanız artar, iyi de olsa miktardan bağımsızdır. Yaşlandıkça yavaş yemek yaşlanma hızını azaltabilir. O yüzden vücudu kandırmanın yolu çok çiğnemek ve yavaş yemektir. Kötüleri de böyle yemek lazım.

Akşam yemeğini kaldırırsan da gündüz saçmalıklarını gece düzenleyecek bir bünyeye gece uykuda sahip olursunuz. Yapraklı bitkiler; marullar, ıspanaklar falan filan bunların hiçbiri karbonhidrat değil. Köklüler; işte tatlı patates, patatesin kendisi, havuç... Karbonhidrat ama multi olduğu için zararlı değil. Fazla peynir de arzu edilen bir şey değil ama yine içerisinde galaktoz olduğu için o da karbonhidrattır. Hani kefirlere, yoğurda hani serbest bırakalım da hiç değilse sütle peyniri azaltalım diye konuşulabilir.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Habere git