Yine başladı gazlamalar

4 saat önce 46

Ancak yine başladı o bildik, tanıdık gazlamalar:

- “Özgür Özel aldı götürüyor” diyorlar.

- “Yüzde 49 garanti abi” diyorlar.

- “Kaldırım taşları bile Özgür diye haykırıyor” diyorlar.

- “Saray büyük panik yaşıyor” diyorlar.

- “Özel, Erdoğan’ı geçiyor” diyorlar.

*

Bu gazlamaları, bu dolduruşları gördükçe...

Bir Orhan Veli şiirinden şu uyarlamayı yapamadan duramadım:

*

BENİ BU DOLDURUŞLAR MAHVETTİ

 Beni bu güzel dolduruşlar mahvetti.

Böyle dolduruşlarla Muharrem’in zaferine inandım.

Böyle gazlamalarla “Pirom yüzde 60 alacak” dedim.

Geliyor gelmekte olan” sözüne böyle gazlarla kandım.

Ben Kemal geliyorum” denilince... Kemal gerçekten geldi sandım.

Böyle dolduruşlarla Saray’dakinin titrediğini hayal ettim.

Beni bu güzel dolduruşlar mahvetti.

İSİM VE LOGO AÇISINDAN YENİ PARTİ

İSİM AÇISINDAN

- Sade, basit ve anlaşılır.

- Yenilik fikri veriyor.

- Altı doldurulursa tutabilir.

- Bir süre sonra öyle alışılır ki anlamını düşünen kalmaz.

*

LOGO AÇISINDAN

- Çok hızlı yapılmış gibi geldi bana. Daha alengirli olabilirdi.

- Yeni Rakı / Yeni Parti esprisi yapanlar çıkıyor, çıkacak. Kaçınılmaz bu.

- Yeni Parti’nin N harfiyle Netflix’in N harfi arasında zorlama bağlar da kurulur. Kuruluyor nitekim.

- Bir süre sonra logoya da öyle alışılır ki konuşan kalmaz.

Yine başladı gazlamalar

İÇTENLİKLİ ÖZÜR ŞÖYLE OLUR

AHBAP için bağış toplayan ünlüler, verdikleri ifadelerde aşağı yukarı şöyle şeyler söylüyorlar:

- Çok pardon.

- Bin özür.

- Acayip yanıldık.

- Daha dikkatli olmalıydık.

 Falan filan.

 Bunlar gerçeğin tamamını yansıtan pişmanlık / özür ifadeleri değil.

*

İçtenlikli bir pişmanlık / hakiki bir özür için...

Bu ünlülerin şunları söylemeleri şart:

*

“Sayın devletim.

Sayın milletim.

Depremle birlikte ortaya çıkan kargaşadan siyasal bir sonuç elde etmeye çalıştık.

Devlet yok / Ahbap var’ diye bir slogana yüklendik.

Aslında Haluk Levent’in nasıl iflah olmaz bir dolandırıcı olduğunu bal gibi biliyorduk ama gel gör ki ‘Erdoğan nefreti’ diye bir illet kanımıza işlemişti.

İşte bu nefret nedeniyle Haluk Levent gibi bir dolandırıcıdan bir kahraman yarattık.

Ve bugün olay patlayınca iyot gibi açığa çıkmış olduk.

Sayın devletim.

Sayın milletim.

Çok pişmanız. Çok üzgünüz.

Bir daha böyle fena şeyler yapmayacağız.

*

Ancak böyle söyleyebilen ünlü...

Esaslı bir hesaplaşmanın, yiğitçe bir özeleştirinin, delikanlıca bir duruşun ünlüsü olabilir.

Yine başladı gazlamalar

SAHTE HÂKİM

KENDİSİNİ hâkim olarak yutturup milleti dolandıran adamın fotoğrafları bunlar.

Haberlere göre adamın doktor eşi bile eşinin hâkim olduğuna inanmış.

*

Şu fotoğraflara bin iki yüz elli üç kilometre öteden baksam...

Bu adamın sahte hâkim olduğunu şakkadan anlarım.

Yine başladı gazlamalar

*

Adamın her tarafından Haluk Levent akarken...

Doktor eşinin bu adamın sahte hâkim olduğunu anlayamaması...

Beni pek ikna etmedi ama neyse...

Yine başladı gazlamalar

HARRODS’A KARŞI HAFIZ MUSTAFA

LONDRA’da meşhur Harrods’ın tam karşısında Hafız Mustafa’nın geniş, ferah, havalı dükkânıyla karşılaşacaksın, sakın şaşırma.

*

Dükkânın önünde kuyruk. Millet sıra bekliyor. İçerisi tıklım tıklım dolu.

Çalışanların çoğu Türk. Hepsi enerjik, hepsi dinamik, hepsi güler yüzlü.

*

İkiz kardeşi Eren’le birlikte Hafız Mustafa’nın arkasındaki isim olan Emre Ongurlar’la işte bu dükkânda tanışıp konuştum.

Yine başladı gazlamalarEmre Ongurlar, Hafız Mustafa 1864 Yönetim Kurulu Başkanı.

*

Emre tam bir misyon adamı. Markasının Türkiye’yi temsil ettiğini bir an olsun aklından çıkarmıyor. Temel hedefi: En lezzetli, en sağlıklı ürünleri en güzel şekilde sunmak.

*

Londra’nın dışında muazzam bir fabrika kurmuşlar. Baklavalar orada üretiliyor, sütlü tatlılar orada üretiliyor.

Emre söyledi: Fabrikanın üretim kapasitesine dayanarak hem Londra’da hem de Avrupa’nın farklı yerlerinde yeni şubeler açacaklarmış.

*

Detaylar önemlidir.

Hafız Mustafa’nın her köşesinde ince detaylar var. İznik çinileriyle süslü duvarlar, ay yıldızlı tasarım kutular, Osmanlı ve Cumhuriyet sembolleri... Bu dükkân, asla propagandist olmayan zarif bir Türkiye tanıtımı gibi.

*

Dükkânı gözlemledim: İngilizler lokumlara rağbet ediyor, Körfez Arapları baklavaların önündeler, Türk turistler özledikleri Türk kahvesini içiyorlar, Avrupalı turistler sütlü tatlılara dadanmış durumdalar.

Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Londra’nın göbeğinde / Harrods’ın tam karşısında...

Cevizli ev baklavası eşliğinde Türk kahvesi içmekten müthiş bir gurur duydum vesselam.

Yine başladı gazlamalar

FETÖ’CÜ ALÇAKLARIN AŞAĞILIK KISIR DÖNGÜSÜ

HASTAYMIŞ diye fısıldamalar / Öldü diye palavralar / Sonra aniden basket maçında görünce apışıp kalmalar.

Yıllardır aynı terane. Yıllardır aynı döngü. Yıllardır aynı yalan. Yıllardır aynı çaresiz debelenme.

*

Allah cezalarını versin diyeceğim ama bu aşağılık kısır döngüye saplanıp kalmaktan daha büyük ceza olur mu?

Habere git