Yeni pandemi korkusu: Hantavirüsün Covid-19’dan farkı ne? Mutasyona uğrarsa ne olur?

2 hafta önce 36

Dünya, 1 Nisan’da Arjantin'den 147 yolcuyla ayrıldıktan sonra hantavirüs vakalarının görüldüğü gemiyi ve gemideki hastaları konuşuyor. Hollanda bandıralı gemi önceki gün, yani seferinin 40. gününde İspanya'nın güneydoğusunda yer alan Kanarya Adaları'nın Tenerife kentindeki Granadilla de Abona Limanı'na demirledi.Salgın haberi almak, pek çoğumuzun yıllardır zihninin derinlerine gömmek için uğraştığı o kötü anıları depreştirdi. Herkesin aklında “Yeni bir salgın mı başlıyor?” sorusu var. O nedenle, panik yapıp korkuya kapılmadan önce derin derin nefes almak, bir de koronavirüs ile hantavirüsün farkını öğrenmek hepimize iyi gelecek. “Hantavirüs salgını neden Covid-19'dan farklı” sorusunun cevabına geçmeden önce MV Hondius isimli gemide yaşananları kısaca hatırlayalım.

Dünya, 1 Nisan’da Arjantin'den 147 yolcuyla ayrıldıktan sonra hantavirüs vakalarının görüldüğü gemiyi ve gemideki hastaları konuşuyor. Hollanda bandıralı gemi önceki gün, yani seferinin 40. gününde İspanya'nın güneydoğusunda yer alan Kanarya Adaları'nın Tenerife kentindeki Granadilla de Abona Limanı'na demirledi.

Salgın haberi almak, pek çoğumuzun yıllardır zihninin derinlerine gömmek için uğraştığı o kötü anıları depreştirdi. Herkesin aklında “Yeni bir salgın mı başlıyor?” sorusu var.

O nedenle, panik yapıp korkuya kapılmadan önce derin derin nefes almak, bir de koronavirüs ile hantavirüsün farkını öğrenmek hepimize iyi gelecek. “Hantavirüs salgını neden Covid-19'dan farklı” sorusunun cevabına geçmeden önce MV Hondius isimli gemide yaşananları kısaca hatırlayalım.

Gemi, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia kentindeki limandan ayrıldı. İlk vaka Hollandalı erkek yolcu, 11 Nisan'da gemide hayatını kaybederken, cenazesi 24 Nisan'a kadar gemide kaldı. Ardından eşi, cenazeyle birlikte Saint Helena'da karaya çıkarıldı. Tahliye sırasında hafif belirtiler gösteren kadın, Güney Afrika'nın Johannesburg kentine giderken fenalaşması sonrası hastaneye kaldırıldı ve 26 Nisan’da hayatını kaybetti. Gemideki bir Almanya vatandaşı ise 2 Mayıs’ta yaşamını yitirdi.

Güncellenme Tarihi:12.05.2026 - 07:13

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hastalığın hantavirüsün nadir bir türü olan ve insandan insana bulaşabilen Andes suşu olduğunu doğruladı. DSÖ verilerine göre virüs nedeniyle gemide 3 kişi hayatını kaybetti.

MV Hondius gemisinden tahliye edilen yolcular önceki gün ülkelerine dönmeye başladı. Bu nedenle ABD, Fransa, İspanya ve Hollanda başta olmak üzere, yolcuların ülkelerinde karantina ve gözetim uygulamaları devreye alındı. İlk vefatın ardından gemiden inen Youtuber Ruhi Çenet de geçtiğimiz günlerde Instagram hesabından yaptığı açıklamada karantinada olduğunu açıkladı.Sağlık Bakanlığı da dün, gemideki son üç vatandaşın ambulans uçak ile Türkiye’ye getirildiğini ve yakın takip ve izolasyon süreçleri başladığını açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Daha önce ülkeye giriş yapan 2 kişide olduğu gibi, bu kişilerden de gerekli numuneler alınmıştır. Sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup; önerilen süre boyunca karantinada tutulacaktır. Yapılan izlemelerde şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır" denildi.

İKİ VİRÜS ARASINDAKİ EN BÜYÜK İKİ FARK: KAYNAK VE BULAŞICILIK

Bulaşıcı hastalıklar bir dereceye kadar öngörülemiyor tabii ama gemideki hantavirüs salgını ile küresel çapta yayılan Covid-19 salgınında durumlar tamamen farklı. Hepimizin kabusu olan Covid-19 salgını ile MV Hondius gemisindeki salgının patojenleri arasında birçok fark var. Ancak en büyük iki fark, virüslerin ölümcüllüğü ve bulaşıcılıkları. Kaldı ki bu farklılıklar salgının sonuçlarını doğrudan etkileyebilecek faktörler.

Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor. Hantavirüs, SARS-CoV-2 virüsünden daha ölümcül ama virüsün bulaşıcılığı daha az. Her ne kadar Covid-19 salgını hepimizi bir sağlık uzmanı derecesinde koronavirüs ailesini öğrenmeye zorlasa da hantavirüs ile ilgili duyduğumuz şeyler ister istemez kafamızı karıştırıyor. Tabii bilgi eksikliği de paniğe yol açıyor. O nedenle hantavirüs ile Covid-19 virüsünün farklarını virolog Semih Tareen ile enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Songül Özer’e sorduk.

Biyoteknoloji ve viroloji uzmanı Dr. Semih Tareen, hantavirüsün bulaşıcılığının virüsün varyantına göre değiştiği bilgisini vererek, varyantların da coğrafi olarak farklılık gösterdiğini söyledi:

"Örneğin Amerika kıtasında, özellikle Güney Amerika’da bulunabilen, hatta gemide de tespit edilen Andes varyantında hantavirüs insandan insana bulaşabiliyor. Andes varyantından insandan insana bulaş Covid-19 ya da kızamık virüsü kadar yaygın değil ama mesela 2018-2019’da yaşanan bir önceki hantavirüs salgınında, bir doğum günü partisinde toplananlar arasında birkaç vaka çıktı."

Ayrıca Dr. Tareen, "Andes türü yakın temas, salya, aksırık ve öksürük ile insandan insana bulaşabiliyor" dedi ve ekledi:

"Ancak Asya ve Avrupa’da bulunan hantavirüs türleri insandan insana bulaşmada başarılı değil. O yüzden bu bölgede genelde hayvandan insana bulaşıyor ve burada söz konusu hayvanlar genelde kemirgenler oluyor; fare ve sıçanların bazı türlerinden insanlara bulaşıyor."

Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Songül Özer ise, hantavirüslerin çoğunlukla enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğüyle kontamine olmuş ortamların solunmasıyla bulaştığını kaydetti. Özer, “Özellikle kapalı, uzun süre havalandırılmamış alanlarda risk artar. İnsanlar arasında bulaş ise son derece nadir. Bu nedenle toplum içinde hızlı ve kitlesel yayılım potansiyeli Covid-19’a kıyasla çok düşük” değerlendirmesini yaptı.

PEKİ KULUÇKA VE KARANTİNA SÜRESİ NE?

Semih Tareen, hantavirüsün kuluçka ve karantina süresinin Covid-19’a kıyasla daha uzun olduğuna dikkat çekti. “Bunun sebebi semptomların oluşmasının iki veya üç hafta sürmesi. Hatta ender durumlarda beş haftaya kadar sürebiliyor” şeklinde konuşan Tareen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yüzden DSÖ karantina süresini en az 40 gün olarak tavsiye etti. Ancak bizim elimizde PCR testleri var; PCR testleri sayesinde karantina süresinin tamamını beklemeye gerek kalmadan moleküler test takibi yapılabilir. PCR test ile insanların kan numunelerinde kişide bu virüsün olup olmadığı anlaşılabiliyor. Bu şekilde temas takibi yapılıp, karantina süresi uzatılabilir.”

Songül Özer de hantavirüs vakalarında karantina süresinin Covid-19’dan uzun olduğuna vurgu yaptı:

“Kuluçka süresi genellikle bir ila sekiz hafta arasında değişebilir; çoğu vakada belirtiler maruziyetten yaklaşık iki-dört hafta sonra ortaya çıkar. Ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve ilerleyen durumlarda solunum sıkıntısı görülebilir. Temaslı yönetimi açısından hantavirüs, Covid-19 ile aynı şekilde değerlendirilmez.”

Temaslı kişilerin genellikle semptom gelişimi açısından takip edildiğini ifade eden Özer, “Vakalar, enfeksiyon kontrol yaklaşımı, virüs tipi ve klinik şüpheye göre sağlık otoriteleri tarafından bireysel olarak değerlendirilir” diye konuştu.

Hantavirüsün bulaşıcılığının Covid-19’dan daha az olduğunu öğrendik ama şimdi de aklımıza hantavirüsün mutasyon geçirme ihtimali geliyor. Peki uzmanlar, virüsün mutasyona uğrayarak daha kolay bulaşma ihtimaline ilişkin neler diyor?

Dr. Semih Tareen, insanlar dahil bütün canlıların mutasyon geçirdiğini anımsatarak, virüslerin tek avantajının ise her üreme döngüsünde bir, iki, beş değil, milyonlarca ve hatta milyarlarca yeni virüs oluşturabilmesi olduğunu vurguladı. Dr. Tareen, değerlendirmesine şu ifadelerle devam etti:

"Dolayısıyla virüslerin evrimi ve mutasyon geçirme hızı çok daha süratli olabiliyor. Fakat evrimde sadece mutasyon değil, mutasyonların yer etmesi için seçilim baskısı da gerekiyor. Mevcut durumda gemideki Andes türünün genetiğini yani genomunun RNA sekansını biliyoruz. Bu da 2018-2019’da Arjantin’de görülen salgına çok benziyor. Onunla karşılaştırınca çok az mutasyonları olduğunu görüyoruz."

Dr. Tareen, şöyle devam etti:

"Bu varyant, insandan insana çok kolay bulaşmadığı için çok aşırı yeni mutasyonlar kazanmasını beklemiyoruz. Çünkü bunu yapması için herhangi bir seçilim baskısı yok, zaten kemirgenler arasında rahatlıkla yayılabiliyor. Özetle, mutasyonlar her zaman olacak ama burada hantavirüsün olağanüstü bir mutasyon kazanıp, olağanüstü özellikler edinme riski çok düşük.”

Songül Özer de mutasyon ihtimalinin teorik olarak tüm RNA virüslerinde olduğu gibi hantavirüsler için de mevcut olduğunu belirtti ve sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

“Ancak şu an için hantavirüslerin Covid-19’daki SARS-CoV-2 benzeri hızlı mutasyon geçirerek yüksek bulaşıcılığa ulaşacağına dair bilimsel bir veri yok.”

Hantavirüsler ile ilgili merak edilen bir diğer nokta da bu virüslerin neden olduğu hastalıktaki ölüm oranları. Semih Tareen, hantavirüsün Covid-19’dan daha ölümcül olduğuna fakat daha zor bulaştığına işaret etti:

"Covid-19’da ölüm oranı yüzde 0,1 ila yüzde 1 olabiliyordu fakat Covid-19 hantavirüse kıyasla çok kolay yayılabiliyordu ve kolay yayıldığı için ölüm sayıları çok yüksekti. O nedenle kısa zamanda bir pandemi meydana geldi ve çok fazla ölüm yaşandı."

Şu an bile Covid-19’dan dolayı her hafta yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Tareen, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:

"Ne yazık ki ve maalesef bu Covid-19 ile yaşamanın bir gerçeği. Nasıl her sene grip virüsünden de binlerce insan ölüyorsa aynı şekilde Covid-19’dan da binlerce kişi yaşamını yitirmeye devam edecek. Hantavirüs çok daha ölümcül fakat hantavirüs insandan insana kolay yayılmıyor. Bu yüzden Covid-19 gibi bir pandemi riski çok düşük."

Amerika kıtasında yayılan hantavirüsün ölüm oranının yüzde 20 ila yüzde 60, Asya ve Avrupa’da yayılan hantavirüsün ölüm oranının ise yüzde bir ila yüzde 15 civarında olduğunu dile getiren Tareen, “Mesela Türkiye’de ilk hantavirüs vakası 2009’da tanımlandı ve Türkiye’deki varyantın da ölüm oranı yüzde bir ila yüzde 15 arasında seyrediyor” dedi.

Tareen’in aktardığı bilgilere göre, hantavirüs 1970’lerden beri, bu virüsün sebep olduğu hastalık ise 1950’lerden bu yana biliniyor. “O nedenle dünya çapında maalesef her sene hantavirüs kaynaklı ölümler de oluyor” diyen Tareen, “Burada önemli olan bilimle yaklaşmak, elimizdeki PCR testi gibi kozları kullanmak ve gerektiğinde de temas takibi ve karantina ile bu zinciri kırmak” ifadesine yer verdi.

Songül Özer de hantavirüsün daha az bulaşıcı olmasına rağmen, ağır vaka geliştiğinde daha yüksek ölüm riski taşıyabilen bir enfeksiyon olduğunu vurguladı. Özer, “Özellikle kemirgen teması olan alanların hijyenik olması, kapalı alanların dikkatli havalandırılması ve kemirgen kontrolü en önemli korunma yöntemleri. Şu an için hantavirüse karşı yaygın kullanımda etkin bir aşı bulunmuyor” şeklinde konuştu.

Acil tıp uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gültekin Akyol 5 Mayıs’ta Hurriyet.com.tr’ye verdiği demeçte, hantavirüsün insandan insana bulaşma riskinin olmadığını belirterek, “Hantavirüslerin büyük çoğunluğu insandan insana bulaşmaz. Literatürde yalnızca bazı nadir türlerde sınırlı bulaş bildirilmiştir. Eğer bir ortamda bulaş bu şekilde görünüyorsa, öncelikle ortak maruziyet araştırılır. Yeni varyant ihtimali ancak detaylı bilimsel incelemelerle ortaya konabilir; ilk akla gelen senaryo bu değildir” bilgisini vermişti.

Zaten daha sonra DSÖ de hastalığın hantavirüsün nadir bir türü olan ve insandan insana bulaşabilen Andes suşu olduğunu doğruladı.

Acil tıp uzmanı Gültekin Akyol, uluslararası yolculuklarda korunmanın temelinin riskli temaslardan kaçınmak ve hijyene dikkat etmek olduğuna vurgu yaptı. Özellikle kemirgen temasının olabileceği kapalı ve iyi temizlenmemiş alanlardan uzak durulmalı, ortamlar havalandırılmalı ve el hijyeni sağlanmalı. Gıda ve su güvenliği de ihmal edilmemeli. Seyahat sonrası ateş ve özellikle nefes darlığı gelişirse gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı.

Habere git