Buna küçük reaktörler yarışı diyebiliriz.
İlginçtir nükleer enerji üretimi 2010’ların başında neredeyse bütün Avrupa’da gözden düşmüştü.
Özellikle Japonya’daki depremde zarar gören Fukuşima santrali sonrasında birçok ülke kademeli olarak nükleer santrallerini kapatacağını, 2030’a kadar tamamen yenilenebilir enerjiye odaklanacağını ilan etmişti.
Ancak enerji krizi kapıyı çalınca, nükleer teknoloji iade-i itibar kazandı. Güvenliğe ilişkin birçok soru işareti devam etse de nükleer santraller düşük karbon emisyonları dolayısıyla “yeşil enerji” sınıfına geçti.
AB üyeleri nükleer santralleri kapatma fikrinden birer birer vazgeçti.
Son birkaç yıl içinde bu konuda başka bir yarış başladı: SMR yani küçük modüler reaktörler.
Bu reaktörleri kabaca, devasa nükleer santrallerin cep boyu olarak tanımlamak mümkün.
Küçük oldukları için taşınabiliyorlar, gerektiğinde lego parçaları gibi birleşerek daha büyük güç üretebiliyorlar.
20’den fazla ülke aktif olarak bu teknoloji üzerinde çalışıyor. Dünya çapında 120’ye yakın proje sürse de sadece Çin ve Rusya’ya ait iki SMR faal durumda.
Rusya 2020’de ilk yüzer nükleer santralini devreye soktu. Akademik Lomonosov isimli gemideki SMR vasıtasıyla 100 bin kişilik bir şehrin enerji ihtiyacı karşılanabiliyor.
Çin de 2023 sonunda Shandong bölgesinde ilk küçük SMR’i ticari olarak kullanmaya başladı.

Akademik Lomonosov isimli gemi.
ENERJİ, TEKNOLOJİ VE SAVUNMA
Küçük modüler reaktörler, enerji sektörünün yanı sıra teknoloji ve savunma alanında da önemli bir yer işgal ediyor.
Enerji tüketimi açısından da dev olan teknoloji ve yapay zekâ şirketleri SMR’e büyük yatırım yapıyor.
Bu yüzden Birleşik Krallık’ta inşaatı süren Wylfa küçük modüler reaktörü, aynı zamanda yapay zekâ gelişim bölgesi ilan edildi.
Yine bu reaktörler Rusya-Çin ve Batı arasındaki askeri gerilimin en önemli uçlarından birini temsil ediyor: Nükleer denizaltılar.
Son dönemde Avustralya, ABD ve İngiltere’nin bu konudaki ortak girişimine Çin ve Rusya’dan tepki var.
TÜRKİYE NE YAPIYOR
İLGİNÇ bir şekilde 15 yıl önce iklim değişikliği konusunda dışlanan nükleer enerji geçen hafta Londra’daki İklim Eylem Haftası’nda sıklıkla tartışılan konulardan biriydi.
Toplantı vesilesiyle Londra’da bulunan Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ı dinleme fırsatı buldum. Bayraktar, Türkiye’nin de SMR yatırımı yaptığını, 2050’ye kadar küçük modüler reaktörlerden 5 gigavat enerji sağlanmasını hedeflendiğini söyledi.
Bugünkü rakamlarla böyle bir enerjinin üretilebilmesi için yaklaşık 10 küçük reaktöre ihtiyaç var. Eğer bu yapılabilirse Akkuyu’da hedeflenen enerji kadar bir enerji üretilebilecek.
Türkiye’nin İngiliz Rolls-Royce ile bu konuda bir girişimi var. Baykar’ın da 40 megawatt’lık küçük bir reaktör üretimi için çalıştığı biliniyor.
Özetle küçük reaktörler yarışı çok boyutlu ve çok taraflı. Tabii bir de üzerinde en çok durulması gereken güvenlik boyutu var.
Bu yarışın önümüzdeki 20 yılın en önemli uluslararası meselelerinden bir olacağına şüphe yok.

Alparslan Bayraktar
TÜRKİYE COP31’DEN NE BEKLİYOR
ANTALYA’da gerçekleşecek COP31 zirvesi dolayısıyla Londra’daki İklim Eylem Haftası’nın en yüksek profilli ülkelerinden biri Türkiye’ydi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin zirveden beklentisine yönelik soruya “somut sonuçlar ve ortak irade” yanıtını verdi.
Gerçekten de bu toplantılarda fosil yakıtların azaltılmasından karbon emisyonuna kadar 80’in üzerinde karar var. Ancak küresel iklim değişikliğine ilişkin uygulamalar hiçbir zaman kararlardaki gibi olmuyor.
Teoride herkes elini taşın altına koyacak gibi davranıyor. İş uygulamaya geldiğinde bütün ülkeler suçlayacak birini buluyor.
Mesela son COP30 zirvesinde 2035’e kadar 1.3 trilyon dolarlık finansman sağlama kararı alındı. 300 milyar dolarını gelişmiş ülkeler taahhüt etti. Ne kadarını finanse edecekleri muallak.
Kaldı ki hepsini verseler bile ortada 1 trilyon dolarlık kocaman bir boşluğun giderilmesi pek mümkün gözükmüyor.
O yüzden Antalya’daki zirvede uygulanabilir hedeflerin açıklanması anlamlı olur.

LİDERLERE BİSİKLET VERSEK
KÜRESEL iklim değişikliği zirveleri büyük kararlarından ziyade küçük sürprizleriyle hatırlanır.
Mesela 2021’de Glasgow’daki COP 26 zirvesinde dünya liderleri toplantı salonuna elektrikle çalışan iki katlı otobüslerle taşınmıştı.
Dünyada en doğa dostu ulaşım aracı bisiklet. Antalya da bisikletçilerin sevdiği, bisiklet dostu şehirlerden biri.
Zirve için isteyen liderlere bisiklet temin edilse, toplantıya bisikletlerle gelseler ortaya güzel bir manzara çıkabilir.


3 hafta önce
40










English (US) ·