
Giriş Tarihi:15 Nisan 2026
Bir tek bunlar kimsenin avuruna zavuruna bakmadan düşüncelerini özgürce dile getirirlermiş.
Bir tek bunlar destekledikleri (CHP) partiyi istedikleri zaman eleştirebilirlermiş.
Bir tek bunlar bağımsız gazetecilermiş.
Kendileri dışında kalanlar mı?
Alayı "yandaş", alayı "yalakaymış". Hâliyle ne söylediklerini dinlemeye ne de yazdıklarını okumaya gerek varmış. Zaten onlarda "ifade özgürlüğü" bidayetinden beri yokmuş...
Yıllar yılı bunları terennüm ettiler.
Lakin, medyalarında çalışan üslup sahibi iki yazardan biri olan YılmazÖzdil'e neler yaptıklarını gördünüz. (Diğeri Bekir Coşkun'du. Bugünleri görseymiş ona da aynı tarifeyi uygulayacakları kuvvetle muhtemeldi. Zira ışıklar içinde yatası, "Ce Ha Pes..." demeyi pek severdi. Ki, günümüzde bu kadarını söylemek bile linç edilmek için yeter de artardı.)
Baksanıza, Yılmaz Özdil o "havlucu" rezilliğine karşı tavır almayan CHP yönetimine eleştiri yöneltti diye başına neler geldi.
Neredeyse tüm parti teşkilatlarıyla birlikte cümbür cemaat linç ettiler; "Gizli AKP'li... Saray'ın adamı..." yakıştırmaları gırla gitti.
Çok ilginç tesadüftür...
Yılmaz'la bir süre önce bir drama dolayımında konuşurken, "Linç kültüründe bizimkiler sizinkilerin eline su dökemez..." demiştim.
Haklı çıkmamın göstergesinin kendisi olmasını istemezdim.
***
Yazık... "Asrın liderimiz" vurgulu sayısız AK Parti ve Erdoğan eleştirisinin hatırı yokmuş anladık; onca Atatürkçülüğünün de mi hatırı yokmuş?
Anlaşılan o ki...
Atatürk'e "kefere" desen de baş tacı edilebilirsin, yeter ki CHP yönetimine tek bir söz söyleme.
Yılmaz Özdil sadece bir örnek.
Rahmetli arkadaşım Nihat Genç'i de AK Parti'ye getirdiği eleştirilerin milyonda birini CHP'ye yöneltti diye yok saymadılar mı? (Bunlar yok saydıkça Nihat var oldu, var olmaya da devam edecek; o ayrı.) Aynı şekilde Nihat'ın yolundan giden arkadaşlarından Erdem Atay'ı da İmamoğlu'nun diploma skandalını dermeyan ettiği için zinhar affetmiyorlar.
Hülasa; bunların şerrinden korunmak için hiçbir şekilde partilerine eleştiri getirmeyeceksin. Öyle laik, cumhuriyetçi, Atatürkçü olmakla şerlerinden kurtulamazsın.
***
Bütün bunları durduk yere değil, gazeteci arkadaşımız Pınar Aydın'ın şu paylaşımı vesilesiyle yazdım: "35 yıllık köşe yazarı İhsan Aydın'ın, Bozbey'i eleştiren yazısının ardından Olay Gazetesi'ndeki görevine son verildi..."
İhsan Aydın'ın ilgili yazısını okudum. Özeti şu: "CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Nilüfer'deki 20 yıllık geçmişi yüzünden tutuklandı... Bu operasyon Bursa'da kimseye sürpriz gelmedi. Yıllardır, aylardır konuşuluyordu... Soruşturma, gözaltı ve tutuklama ile görevden uzaklaştırmadan anlıyoruz ki devlet Nilüfer'i ve Bozbey'i izlemiş. Bütün imarsal ve finansal hareketlerini takip etmiş, not almış ve günü gecikmiş de olsa düğmeye basmış... Belediye kanunlarına, imar kanunu ve yönetmeliklerine aykırı davranan herkes denetime tabidir ve hukuken hesap vermekle yükümlüdür..."
İhsan Aydın'ı 35 yıllık işinden eden satırlar bunlar.
İfade özgürlüğü deyince mangalda kül bırakmayan "Ce Ha Pes"li dostlar, nasıl böyle, iyi mi?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın

2 saat önce
42










English (US) ·