Yaşlılara yeni sigorta geliyor

1 saat önce 34

Türkiye nüfusundaki hızlı yaşlanma ve uzayan ortalama yaşam süresi, sosyal güvenlik sisteminde yeni adımların atılmasını zorunlu kıldı.

TÜİK’in son verilerine göre 65 yaş üstü nüfusun 9 milyon 583 bin kişiye ulaşarak toplam nüfusun yüzde 11’ini oluşturduğunu belirten Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Tarkan Zengin, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler kriterlerine göre resmen "yaşlı ülke" statüsüne girdiğini belirtti.

Yaşlı nüfusta 30 yaş altına kıyasla sağlık harcamalarının 5 ila 6 kat arttığına dikkat çeken Zengin, sosyal güvenlik sisteminin finansal sürdürülebilirliğini sağlamak adına hükümetin Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında yeni bir "Bakım Sigortası" modeli üzerinde çalışmaya başladığını aktardı.

Dünyadaki primli ve primsiz uygulama örneklerinin incelendiğini belirten Zengin; evde bakım, palyatif bakım, rehabilitasyon ve bakım merkezlerindeki hizmetlerin kapsama alınabileceğini, finansman modelinin ise hizmetlerin sınırları netleştikten sonra Türkiye'ye özgü bir yapıda şekilleneceğini ifade etti.

xxx

Tarkan Zengin, Türkiye’de 65 yaş üstü nüfusun 9 milyon 583 bin kişiye ulaştığını ve toplam nüfus içerisindeki oranının yüzde 11 olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de nüfus projeksiyonlarına baktığımızda ya da en son yayınlanan 2025 verilerine baktığımızda, Türkiye nüfusunda 65 yaş üstü nüfusun sayısı 9 milyon 583 bin. Oranı ise toplam nüfus içinde 65 yaş üstü nüfus oranı yüzde 11. Bu şu anlama geliyor: Bir ülkede Birleşmiş Milletler verilerine göre toplam nüfus içindeki 65 yaş üstü nüfus yüzde 10’un üstüne çıkmışsa, o ülke yaşlı nüfus sayılıyor. 5 yıl içerisinde toplamda yüzde 20,5 artışlık oldukça ciddi bir rakamdan söz ediyoruz ki yine bu da rakamlara yansımış. Yüzde 11,1’den bahsediyoruz.”

Kaynak olarak ekle

NUFÜS HIZLA YAŞANIYOR?

Yaşlı nüfustaki artışın nedenlerine de değinen Zengin, Türkiye’de demografik bir dönüşüm yaşandığını söyleyerek “Bu Türkiye’deki nüfusun demografik dönüşümünü gösteren bir şey. Yani nüfus yaşlanıyor. Bunun çeşitli nedenleri var. Doğuşta beklenen ortalama yaşam süresi Türkiye’de 78’e çıktı. Sağlığa erişim, sağlık hizmetlerindeki nitelik nedeniyle ortalama yaşam süresi artıyor. Dolayısıyla bu nüfusu yaşlandırıyor. Ancak bizdeki artış hızı çok yüksek. Yani 7 milyon 950 binden 5 yıl sonra 9 milyon 583 bine çıktı ki yani bu, 2 milyona yakın yaşlı nüfusun yüzde 20 artışı çok yüksek bir artış. 9,5 milyonluk 65 yaş üstü nüfusun 65-74 yaş arasında, yani her 10 yaşlımızdan 6’sı burada.” şeklinde konuştu.

YAŞLI NÜFUSUN SGK HARCAMALARI ARTIYOR

Nüfusun yaşlanmasının sosyal güvenlik harcamaları üzerindeki etkisine de dikkat çeken Zengin, sağlık harcamalarının yaşla birlikte önemli ölçüde arttığını ifade ederek, “Dolayısıyla bu tablonun aslında bize gösterdiği şu: Sosyal güvenlik harcamalarına baktığımızda, 30 yaşa kadar olan nüfustaki sağlık harcaması 1 lira iken, 65 yaş üstüne geldiğimizde 5-6 liraya çıkıyor. Dolayısıyla nüfusun bu anlamda yaşlanmasının doğal olarak ilk ve en önemli etkisi sosyal güvenlik harcamalarının artmasıdır.” açıklamasında bulundu.

BAKIM SİGORTASI İÇİN DÜĞMEYE BASILDI

Orta Vadeli Program’da yaşlı bakım desteğinin güçlendirilmesinin amaçlandığını belirten Zengin, bakım sigortası üzerinde çalışıldığını söyleyerek, “Orta Vadeli Program bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta açıklandı. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz tarafından açıklandı. Oradaki politika tedbirlerinden biri de bakım sigortasının çalışılması noktasında. Bu sosyal güvenlik harcamalarının artacağı, her geçen gün artıyor. Nüfus yaşlanıyor, giderek artacak. Dolayısıyla sosyal güvenlik sisteminin finansal sürdürülebilirliği adına böyle bir sigorta sistemini kurmak lazım. Bunu kurarken de tabii iki temel soru var. Bu bakım sigortası kapsamında hangi hizmetler verilecek vatandaşlarımıza? Yine bunun finansmanı nasıl sağlanacak?” dedi.

Bakım sigortasının kapsamına girebilecek hizmetleri de sıralayan Zengin, evde sağlık ve palyatif bakım ile rehabilitasyon hizmetlerinin yanı sıra bakım merkezlerindeki hizmetlerin de değerlendirilebileceğini belirterek, “Şöyle; evde sağlık ve palyatif bakım dediğimiz şey, uzaktan sağlık hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri, bakım merkezlerindeki hizmetler. Çünkü bakım sigortası dediğimiz şey aslında ileri yaşlanma, kronik hastalıklar ya da zihinsel ve fiziksel aktivitelerini tek başına yerine getiremeyen kişilere sağlanan tıbbi ve sosyal desteklere aslında bakım sigortası diyoruz.” ifadelerini kullandı.

SİSTEMİN İÇERİĞİ HENÜZ NET DEĞİL

Dünyadaki bakım sigortası modellerinin de inceleneceğini belirten Zengin, hangi hizmetlerin sigorta kapsamına alınacağının ve sistemin nasıl finanse edileceğinin yapılacak çalışmalar sonucunda belirleneceğini söyleyerek, “İşte biz buna, yani bu sigorta kapsamına hangi hizmetler alınacak? Örneğin huzurevi hizmetleri, bakım merkezi hizmetleri ya da evde bir sosyal hizmet uzmanının vereceği hizmet ya da sağlık çalışanının vereceği hizmetlerin bu kapsama girip girmeyeceği, bu çalışmalarda aslında devletimizin çalışmaları sonucunda ortaya çıkacak. İkincisi de bunun finansmanı nasıl sağlanacak? Burada da dünya örneklerine elbette bakılacak. Dolayısıyla devlet, bütün dünyada bir primli sistem, bir de primsiz sistemler var. Bunlardan uygun olan modeli, sunacağı hizmetler kapsamında değerlendirip karar verecektir. Belki Türkiye’ye özgü bir model de oluşabilir.” şeklinde konuştu.

PRİMLİ Mİ, PRİMSİZ Mİ OLACAK?

Zengin, sistemin finansmanında çalışan ve işverenden prim alınması ya da devlet desteğinin devreye girmesi gibi farklı modellerin değerlendirilebileceğini belirten Zengin, hizmet kapsamına göre bir finansman modelinin oluşturulacağını ifade ederek, “Burada devlet, primli mi, primsiz mi? Primli olduğu takdirde çalışan ve işverenden hangi oranda kesilecek? Tabii bu da hizmetin kapsamına göre belirlenecek. Ya da başka ülkelerde olduğu gibi bir kısım prim, diğer kısım devlet tarafından desteklenecek gibi modeller de olabilir. Türkiye’nin özellikle sosyal güvenlik sisteminin finansal sürdürülebilirliğini de geliştirmek adına geçmemiz gereken bir sistem.” dedi.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Habere git