Türkiye’de sabit ve düşük seviyede belirlenen yasal faiz oranlarının, uzun süren dava ve icra süreçlerinde hem alacaklılar hem de işletmeler açısından mağduriyetlere yol açtığı belirtiliyor.
“UZAYAN SÜRELER CİDDİ SORUN YARATIYOR”
Ekonomist Muhammed Bayram, yargı süreçlerinin uzamasının ekonomik sonuçlarına dikkat çekerek, bazı ticari davalarda “bugün ödemek yerine dava açıp yıllar sonra ödeme” algısının oluştuğunu ve bunun ciddi mağduriyet yarattığını ifade etti. Bayram, yargılama sürelerinin kısaltılmasına yönelik çalışmalar olduğunu da belirtti.

FAİZ ORANLARININ GÜNCELLENMESİ GÜNDEMDE
Türkiye’de yasal faiz ve ticari temerrüt faiz oranlarının ekonomik koşullara uyumlu hale getirilmesi yönündeki tartışmalar yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, mevcut faiz oranlarının yüksek enflasyon ve piyasa şartları karşısında alacaklıların zararını karşılamaktan uzak kaldığını değerlendirerek yeni düzenleme ihtiyacına dikkat çekiyor.

“ALTERNATİF ENDEKSLEME MODELLERİ” ÖNERİSİ
Uzmanlara göre alacakların altın, döviz, değerli madenler veya gayrimenkul fiyatlarına endekslenmesi teorik olarak mümkün olsa da, uygulamada hukuki ve ekonomik belirsizlikler doğurabileceği ifade ediliyor.

MERKEZ BANKASI REFERANSLI MODEL ÖNERİSİ
Türkiye için yasal faiz oranlarının Merkez Bankası politika faizi, ortalama TL mevduat faizleri veya devlet iç borçlanma senedi getirileri gibi göstergelere bağlanabileceği de değerlendiriliyor.
Ekonomist Muhammed Bayram, politika faizi üzerine belirli bir marj eklenmesiyle hem alacaklının korunabileceğini hem de yargı süreçlerinin azalabileceğini belirtti:
“Merkez Bankası’nın politika faizine +8 ya da +10 puanlık bir ek yapılırsa, vatandaşlar dava açmadan ödemeyi tercih eder ve yargı üzerindeki yük de hafifler.”











English (US) ·