Yağız hırsız ev sahibini bastırır mı?..

3 saat önce 27

Selim, selam vererek gelen Melih Bey'in oturmasını bile beklemeden sordu:

- Aleyküm selam, ağabey. Ne idi o TBMM'de yaşananlar? Bu CHP'liler akıllarını iyice peynir ekmekle mi yedi acaba?..

- Akılları olup olmadığı zaten soru işareti. Ancak yeni atanan bakanların yemin töreninde yapmaya çalıştıkları şey hakikaten tam bir rezaletti. Normalde yeni bakanlar TBMM'de yeminlerini ederek görevlerine başlarlar. Bunu önlemek için kürsü işgali ve benzeri şeyler saçmalık. CHP'liler partilerinin çelik çekirdeğini tatmin ettiler belki. Ama sıradan bir prosedürü engellemek için yaptıkları ile ne kadar çaresiz olduklarını herkese ilan ettiler. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır derler, ama bu defa öyle olmadı… Mehmet:

- CHP'lilerin bakanların yemin etmelerini engelleme çabalarının mevzuatta bir karşılığının olup olmadığı konusunda ne dersiniz?..

- Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemindeyiz ve yapılan atamalarla ilgili herhangi bir problem yok. CHP'lilere göre problem, yeni Adalet Bakanı olarak Akın Gürlek'in atanması. Bu atama Silivri'de tutuklu bulunan İmamoğlu'nun sinirlerini çok yıpratmış olmalı ki Özel'e ve parti içinde doğrudan etkileyebileceği isimlere ortalığı karıştırmaları için talimat vermişe benziyor. Teknik olarak yaptıklarının hiçbir anlamı yok çünkü… Mustafa:

- İyi de, İmamoğlu'nun istediği akla ziyan şeyleri yapmaya çalışırken partilerinin imajını sakatlamaktan ürkmüyorlar mı?..

- CHP'deki son dönem gelişmelere bakarsak, İmamoğlu'nun belirlediği şekilde hareket etmeye mecbur kaldıklarını görürüz. Muhtemelen 'ben yandım, sizi de yakarım' diyor olmalı. Yapar mı, yapar. Unutmayın, yeni Adalet Bakanı'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde hazırlanan ve her birisi ilgili devlet kuruluşlarının tespitlerine dayanan devasa bir iddianame söz konusu. Burada dile getirilen ve 142 ana başlıkta toplanan rüşvet, irtikap, yolsuzluk ve benzeri suç tespitleri ile ilgili olarak CHP'lilerin şu ana kadar verebildikleri tek bir cevap yok… Remzi:

- Her şeyin siyasi olduğun söylemek dışında…

- Suçlamalar tamamen siyasi demenin ya da İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olduğu için bunlar oldu gibi garip açıklamalara, siyasi şizofrenler dışında inanan yok. Aklı başında olan CHP'liler, önceki seçimde cumhurbaşkanı adayı bulmakta zorlanan CHP'nin, şimdi ortada seçim filan yokken aday açıklamak durumunda kaldığının farkında… Mehmet:

- İmamoğlu'nun diploması iptal edildiğine göre böyle bir şansı da yok zaten…

- Diploma meselesini de adaylık konusuna bağlayanlar var. Ancak vaktiyle yapılanın yanlış olduğunun herkes farkında. Bu yüzden olacak, Özgür Özel bile o tarihte cinayet işlenseydi şimdi ceza verilemezdi gibi saçma sapan açıklamalar yapmak mecburiyetinde kalıyor… Mustafa:

CHP'yi kim yönetiyor?..

- Konu ile ilgili en tuhaf durum ise diploma konusunda herkesten daha hassas olmaları beklenen CHP kitlesinin, İmamoğlu söz konusu olduğunda sessizliğe bürünmesi. Adamın İngilizce seviyesine bakılırsa, hakkı olmadığı halde girdiği İstanbul İngilizce İşletmeyi bitirdiği de şüpheli zaten...

- Bu doğru. Kıbrıs'ta iki dönem okuduğu iddiası ile alakalı da tuhaflıklar var. Pek konuşulmuyor ama KKTC'de okuduğu dönemde orada bulunma süresi, hepi topu 6 haftadan ibaret… İhsan:

- TBMM'deki kavgalı oturumu konuşuyorduk. Her ne olursa olsun orada ortaya çıkan manzara hepimizi üzdü. Yaşanmasaydı keşke…

- Haklısın. Ama bunun için, kimin yönettiği tam olarak bilinmeyen CHP'nin kürsü işgali gibi saçmalıklar yapmaması gerekiyordu. AK Parti ve Cumhur İttifakı mensuplarının açık saldırı karşısında elleri kolları bağlı oturmaları beklenemeyeceğine göre, olayları başlatan CHP'nin şapkasını önüne koyup düşünmesi gerek. Akılları olsa İmamoğlu bile istese böyle bir şeye rıza göstermez ve protesto için başka yollar bulurlardı., Zorbalıkla bir yere varılamayacağı açık. Biz şirretlik yapalım, AK Parti ve diğerleri efendilikle bize göz yumsunlar şeklinde düşünmenin de karşılığı yok.. Ne demişler, men dukka dukka… Mehmet:

- CHP'lilerin Akın Gürlek ile ilgili rahatsızlıkları bu zamana kadar olanlar mıydı yoksa bundan sonrasına yönelik korkuları mı ağır bastı sizce?..

- Her ikisi de. Bu zamana kadar olanlar, Akın Gürlek'in dokunulmaz diye düşünülen birçok alana müdahil olduğunu gösteriyor. Başsavcılığında bunu yapan kişinin bakan olarak bu tavrı ülke geneline yayacağı kesin. Ali İhsan Karahasanoğlu'nun Yeni Akit'te yazdığı gibi, şimdi ülke genelinde 81 tane Akın Gürlek'in devreye gireceği söylenebilir. Bu, hizmet yerine algıya ve bunun üzerinden kamu kaynaklarını yağmalamaya yönelenlerin başlarının daha çok ağrıyacağına işaret. CHP açısından daha sıkıntılı bir dönem başlıyor yani… Remzi:

- Bu zamana kadar olanlardan ders alacaklarını ve artık doğruları yapmaya çalışacaklarını düşünmek de anlamsız o zaman?..

- Aynen öyle. Hizmet adamların kumaşında yok zaten. Nasıl başladılarsa öyle devam etmek isteyecekleri kesin. Akın Gürlek'in bakan olmasının işlerini daha do zorlaştıracağının farkındalar ve canları bu sebeple çok sıkkın… İhsan:

- Meclisteki kargaşaya karışmayan CHP'liler ne düşünüyorlar acaba?..

- AK Partili bazı isimlerin aktardığına göre, birçok CHP'li milletvekili olanlardan ciddi şekilde rahatsız. Ortalığı karıştırmaya çalışan milletvekillerinin akçalı işlerde adı geçenler olduğu da unutulmamalı… Selim:

- Bu hiç akıma gelmemişti. Adamlar zaten paçayı kaptırdıkları için belki yeni bakanın yemin etmesini engelleyebiliriz ümidiyle cansiperane çabaladılar demek ki?..

- Öyle gözüküyor. Netice alma şanslarının olmadığını onlar da biliyorlardı ama kendilerinden isteneni yapmak zorunda idiler belli ki. İmamoğlu'ndan aferin almışlardır herhalde. Tekrar altını çizmekte fayda var. TBMM'de yaşananların ana müsebbibi CHP'dir. Çünkü mevzuatta yeri olmayan bir harekete kalkışıp kargaşaya ve yumruklaşmaya sebep oldular… İhsan:

İsrail için yolun sonu!..

- Bu arada en çok da CHP'lilerin canı yandı galiba. Her ne ise bu kadarla yetinerek, başka gelişmelere de değinelim. İran konusu ne alemde?..

- Bir tür duraklama döneminde. İsrail tarafı saldırılmasını çok istese de sanırım kara savaşına cesaret edemeyeceklerini ve sadece hava saldırıları ile de netice alınamayacağını bilen ABD işi ağırdan almak ve mümkünse görüşmelerle halletmek peşinde. Bu arada ABD seyahatini öne alıp Trump ile görüşen Netanyahu'nun avuçlarını yalamak durumunda kaldığı da söylenebilir… Mehmet:

- ABD'de MAGA yani Amerika'yı tekrar büyük yapma yanlılarının İsrail'le ilgili ciddi tavırlar geliştirmek arzusunda oldukları gözleniyor. Kasım'da yapılacak ara seçimlere hazırlanan birçok adayın anti Siyonist söylemlere ağırlık vermeleri de dikkat çekici. Ne dersiniz?..

- Olacak olanın yaklaştığına işaret belki. Siyonistlerin oluşturduğu cendereyi kırmaları ve ABD'nin İsrail'e uşaklık etmesini artık engellemek gerektiğini düşünenlerin sayısında ciddi bir artış olduğu sır değil. Ne kadar başarılı olabileceklerini ise zamanla göreceğiz… Selim:

- Bu gelişmelerin İsrail açısından çöküşün başlangıcı olduğunu söyleyebilmek mümkün mü?..

- Belki biraz erken. Ancak, Cenab-ı Hakk'ın küfre mühlet verse de zulme vermediği söylenir. İsrail'in afakı saran zulmünün durması için yok olmasından başka yol yok gibi. Bu arada biliyorsunuz siyonistlerin korkulu rüyalarından birisi kurdukları devletlerin hep 80 yıllık sürelerle sınırlı olması açısından da sona yaklaşılıyor gibi… Mustafa:

- İnşallah. Bu arada, İsrail saldırılarını sürdürürken, ağır aksak da olsa Gazze ile ilgili gelişmeler de sürüyor. Cumhurbaşkanımız da bölge ülkeleri ile ilgili temaslarını ara vermeden sürdürüyor ve bölge ülkeleri ile işbirliği konusunda şaşırtıcı gelişmeler de yaşanıyor. Hayırlı neticelerle karşılaşırız inşallah… Araya giren Selim:

- Terörsüz Türkiye ve tabii bölge süreci de sona geldi anlaşıldığı kadarıyla?..

- Evet. Komisyonun ortak raporu da sanırım bugünlerde açıklanabilir… Mustafa:

- Yeri gelmişken, rapor sonrası yapılacak hukuki düzenlemelerle APO'ya umut hakkı, içerdeki teröristlere af, kayyım uygulamasına son gibi hususların gündeme gelme ihtimali nedir?..

- Bilmiyoruz. Bekleyip göreceğiz Ancak, umut hakkı dediğimiz şeyin en azından 36 yıllık bir süreyi kapsaması gerektiğini ve bundan sonra da illa tahliye gerektirmediğini bilmeliyiz. Dahası süreç boyunca kanunların gerektirdiği şekilde terörle mücadelenin sürdüğünü ve bu arada gerek duyulduğunda kayyım uygulamasına başvurulduğunu da unutmayalım. Kafaları karıştırmak isteyenlerin dediği gibi milletimizin ve özellikle de şehit yakınları ya da gazilerimizin canını sıkacak gelişmelere kapılar kapalı… İhsan:

- Bu, yeteri kadar açıklayıcı oldu. Evet, bugünlük de bu kadar diyelim. CHP'liler için akıl ve mantık dilemenin faydası olur mu bilmiyorum. Ancak, yeni bakanlarımıza görevlerinde üstün muvaffakiyetler diliyor, ülkemizin ve bölgemizin geleceğine yönelik konularda Cenab-ı Hakk'tan hayırlar niyaz ediyoruz…

- Amin…

Habere git