Şahin, bir yurt gezisinde.
Kendisine “Sizi çok seviyoruz” diyen vatandaşlarla şöyle kafa buluyor:
*
“Nereden bileceğiz sevdiğinizi. Bir takla atın da görelim ne kadar sevdiğinizi.”
*
Vatandaşlardan sevgilerini göstermek için takla atmalarını bekleyen İdris Naim Şahin’in asıl kendisi tam bir taklacıymış.
*
Zaman gazetesine, Ekrem Dumanlı’ya falan ne taklalar attığını bu gözler gördü.
*
Dün ortaya çıktı ki...
Araba desteği falan vererek...
Meğer Süleymancılar’a da takla atıyormuş.
*
Kısacası adam tam taklacı çıktı Rıza baba.

NEYİ ELEŞTİRDİYSELER AYNISI BAŞLARINA GELİYOR
KAFA buluyorlardı:
“Bakan Bey’in arabasının kapısını açan adamın, arabasının kapısını açan adam” diye.
*
Bir görüntü ortaya çıktı:
*
Özgür Özel’in arabasının kapısını açan adamın, arabasının kapısını açan adam görüntüsü...
*
Neyle kafa bulduysalar, neyi eleştirdiyseler, neyin üzerine gittiyseler...
Aynısı başlarına geldi, geliyor ve galiba gelmeye devam edecek.
TEK KİŞİLİK PİŞMANLIK OLMAZ
İŞTE Erdal Beşikçioğlu’nun üç cümlesi:
*
- BİR: Belediye başkanlığı bana göre değilmiş.
- İKİ: Özgürlüğüme kavuşursam aktif siyaseti bırakacağım.
- ÜÇ: Siyasete girdiğim için pişmanım.
*
Ben de diyorum ki:
*
Erdal Beşikçioğlu’nun pişmanlık bildirmesi yetmez.
Erdal Beşikçioğlu’nu aday gösteren kişinin de pişmanlık bildirmesi gerekir.

FETİH 1453
ÖZGÜR Özel, Trabzon’da Fatih’in İstanbul’u 1483 yılında fethettiğini söyledi.
Oysa fethin tarihi 1453.
*
Türkiye’nin çok geniş muhafazakâr kesimi, Fatih’in İstanbul’u fethettiği tarihte hiç hata yapmaz.
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşını anlatan bir marşı da dilinden düşürmez.
*
Bu nedenle 1483 gafını dillerine dolayacaklardır.

TÜRKİYE’NİN İSRAİL POLİTİKASI NE OLMALI
- Temel politika Netanyahu ve çetesini alabildiğine küçümseme ve aşağılama üzerine kurgulanmalı.
- “Netanyahu hakkında yakalama kararı çıkarmak.” İşte böyle eylemlere hız verilmeli. Çünkü bu da bir tür aşağılamadır.
- Netanyahu suç örgütü elemanlarının her sataşmasına yanıt verilmeyerek alayının kocaman bir boşlukta debelenmesi sağlanmalı.
- “İsrail / Türkiye savaşı” gibi bir düzlemden mümkün olduğu kadar uzaklaşılmalı. İsrail’e “dengim değilsin” havasıyla yaklaşılmalı.
- İsrail’i yöneten irrasyonel ekibe, “aklı bir karışık havada, çılgın, deli, muvazenesini yitirmiş” muamelesi yapılmalı.
- İsrail’i yönetenler zıvanadan çıktıkça ve Türkiye’ye sataştıkça... Türkiye “oğlum bak git” edası takınarak ağırbaşlılığını korumalı.
KUYTUL VE DELİKANLILIK
ÇOK delikanlıymış Kuytul. Acayip meydan okuyormuş. Ne de korkusuzmuş.
Aman da amanmış yani.
*
15 Temmuz akşamı. Saat 23.30.
Alparslan Kuytul yayında.
*
Darbe girişiminden haberdar olduğu anda şöyle diyor:
*
“Şu anda darbe yapılmış vaziyette. Bu darbenin İslami faaliyetlerine darbe olmamasını, İslami faaliyetlerin bundan olumlu yönde etkilenmesini, Müslümanların hayrına olmasını vesile kılsın.”
*
Delikanlı adam ne yapar?
Ne yapacak?
Etrafındakilere “Yürüyün arkadaşlar, darbeye karşı direnişe” der.
Peki Kuytul ne yapıyor? Darbeden hayır bekliyor.
*
Eğer Kuytul korktuğu için darbeden bir hayır bekliyorsa...
Ona “zavallı bir korkak” diyebiliriz.
*
Eğer Kuytul’un gönlü gerçekten darbecilerden yanaysa...
Ona “zavallı bir darbe yanlısı” diyebiliriz.

BEN ALİ MAHİR’CİYİM
ÖZGÜR Özel:
*
“Önümüzdeki günlerde İsrail’de seçim var. Netanyahu, Erdoğan ile kayıkçı kavgası yaparak kendisine güç kazanmaya çalışıyor.”
*
Ali Mahir Başarır:
*
“Netanyahu denilen savaş suçlusunun, ‘Türkiye’ye mesaj ilettik, duymadılar, daha iyi anlamalarını sağladık’ sözleri tek kelimeyle hadsizliktir. Türkiye, kimsenin tehditlerine boyun eğmez.”
*
Benim yerim Ali Mahir Başarır’ın hemen yanı başıdır.


1 hafta önce
45










English (US) ·