Avukatı aracılığıyla İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na dilekçe veren İmamoğlu, 17 Temmuz 2025 tarihinde X sosyal medya hesabımdan yayımladığım mesajımda; ... İmamoğlu’na “Boğaz’daki 1.5 milyarlık rüşvet villalarına sahip olmayı hayal bile edemez...” dediğim için.
Güler misin yoksa İmamoğlu’nun düştüğü hale bakıp ağlar mısın?
Başında olduğu suç yapılanması davasında yolsuzluk ve rüşvet konusundaki itirafçılara bırakın dava açmayı tek söz etmeyen İmamoğlu, Emirgan’daki villaları İBB’den hak edişlerini tahsil etmek için satın alıp devrettiğini söyleyen “Etkin pişmanlıktan” yararlanan işinsanı Ali Nuhoğlu’na dava açmazken bu durumu ifade ettiğim için bana “hakaret” suçlamasıyla dava açmış.
Başta şunu söylemekte fayda var, toplam değeri 50 milyon dolar olarak hesaplanan villaların bugünkü kurla değeri 2 milyar 250 milyon lirayı buluyor. Evet, İmamoğlu, Ali Nuhoğlu’na baskı uygulamasa bu villalara sahip olmayı aklından bile geçiremezdi.
Nitekim, Ali Nuhoğlu villaları baskı ile rüşvet olarak devrettiğini 1 Haziran 2025 tarihli savcılık ifadesinde şöyle anlatmıştı:
NUHOĞLU’NUN İTİRAFLARI
"Öncelikle Sarıyer’de bulunan ve GÜLLÜCE TARIM üzerine almış olduğum iki villanın şirket ile beraber İMAMOĞLU İnşaat’a devri hususuna açıklık getirmek istiyorum. 2021 yılında hatırladığım kadarıyla bu villaların alınması hususunda yardımcı olmam için Ekrem İmamoğlu’nun bilgisi dahilinde Tuncay Yılmaz beni aradı bana ‘Biz burayı Ekrem İmamoğlu’na almak istiyoruz, şu anda nakit durumumuz buna uygun değil. Kendi gayrimenkullerimizi sattıktan sonrasında sizden bu villaları almış olduğunuz şirketi olarak devralacağız’ dedi. Ben Tuncay Yılmaz’a ’Şirketimin durumunun iyi olmadığını, bunu şu aşamada satın alamayacağımı’ söyledim. Tuncay Yılmaz bana, ‘İSKİ de olan alacaklarımdan ödeme çıkartılacağını bu suretle satın alabileceğimi’ söyledi. Bu süreçte benim İSKİ’de 500 milyona yakın uzun zamandır alamadığım alacaklarımın vardı.
Şirketim nakit sıkışıklığından dolayı zor durumda olduğundan bu alacaklarımı alabilmek amacıyla bu teklifi kabul etmek zorunda kaldım. Tarafıma yapılan bir kısım ödeme ve özkaynaklarım ile Sarıyer’de bulunan iki adet villayı kurmuş olduğum GÜLLÜCE TARIM A.Ş.’ye aldım. Bu villaları satın almamda devre kadar ki süreç içerisinde bu villaların bulunduğu şirkete ilişkin tüm mali ve muhasebe, vergi tüm işlemlerinin takibini İMAMOĞLU İNŞAAT’ın yetkilileri yürütmüştür. Bu şirketi ben 2024 yılının mart ayında İMAMOĞLU İNŞAAT’a devrettim. Devirle alakalı bu süreçte 15 milyon TL ve Beylikdüzü’nde 6+1 villa vereceklerine (toplamda 48 Milyon TL) ilişkin bir sözleşme yapıldı.
FORMALİTEDEN SÖZLEŞME
Bu olayların basında çok tartışılması üzerine şubat ayı içerisinde formaliteden bir ek sözleşme 87 milyon TL cari borç tanımı altında ne olduğu belirsiz ibare eklediler. Eğer bu para ödenmediği takdirde iki adet daha villanın verileceğine dair sözleşmenin kapsamını genişlettiler. Şirketin devrinden sonrasında toplam bedeli 15 milyon olan 3 adet çek verildi. GÜLLÜCE TARIM benim üzerimdeyken söz konusu villalara yapılan yaklaşık 15 milyonluk tadilat işleri de tarafımca karşılanmıştı. Bana verilen 15 milyonluk 3 adet çekte villalar benim üzerimdeyken yapmış olduğum tadilat masraflarıma ilişkindir. Tadilat yapan taşeronları da bize Tuncay Yılmaz yönlendirdi.
KOMİSYON DAYATILDI
Ben uzun yıllardır asfalt işleri ile uğraşmaktayım. Kendi şirketlerim üzerinden İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ ve bir kısım iştiraklerden birçok ihale aldım. Ben bu işleri yaptıktan sonrasında İBB’den ve iştiraklerden yapılan hak ediş ödemelerinde birçok sıkıntılar meydana gelmekteydi. Bu sıkıntıları sadece ben değil birçok mütteahhit de yaşamaktaydı. Ödemelerimizi almak maksadıyla bize belli bir komisyon vermemiz hususu dayatıldı. Ben her ne kadar bu durumu başta kabullenmesem de ticari olarak zorlanmam neticesinde bana yapılan bu teklifi kabul etmek durumunda kaldım. Bu bahsetmiş olduğum görüşmeleri Fatih Keleş ile yapıyorduk. Yine bu ödeme trafiğini Ekrem İmamoğlu adına yöneten kişi Fatih Keleş’tir. Bu yapılan ödemeler Fatih Keleş’in kardeşi olan Zafer Keleş’e dolar cinsinden yapılmaktaydı.
POŞETLERLE RÜŞVET
Tarafımdan temin edilen paralar şirketimin çalışanı olan Erkut Elitaş tarafından kapalı poşetler içeresinde götürülmüştür. Çalışanlarım bu paraları hangi amaçla götürüldüğünü bilmemektedir. Ancak bu poşetleri götürdüklerine ilişkin sorulması halinde beyan vereceklerdir. Şu an tam hatırlamamakla beraber benden en az 5-6 kez ödeme aldılar. Bu paraların ne amaçla kullanıldığını bilmiyorum. Ancak anladığım kadarıyla kendi kurdukları sistemi bu şekilde temin ettikleri paralarla yürütmekteydiler ve sistemin devamlılığını sağlamaktaydılar. Bu ödemeler yapılan hak edişlerle paralel bir şekilde gerçekleşiyordu. Ben bu paraları kasamda her zaman sigorta amacıyla bulundurmuş olduğum paralar içerisinden gönderiyordum.”
MASAK YOLSUZLUĞU TESPİT ETTİ Nitekim

19 saat önce
41









English (US) ·