Uğraşmayın, Numan Bey o tuzağa düşmeyecek

3 hafta önce 45

Önce şu bilgiyi vereyim: “Kılıçdaroğlu’nun grupta konuşma yapmasına bir engel yok.”

Bunu TBMM Başkanı’ndan öğreniyoruz. Şimdi detaylara geçebilirim...

Gezinin başında şu soru vardı:

“CHP içinde grup toplantısını kim yapacak?”

Bu soruyu ve daha ayrıntılı hallerini en keskin şekliyle sorduk.

Numan Bey de aynı açıklıkla cevap verdi:

“TBMM Başkanlığı mahkeme değildir. Usulü neyse öyle olacak.”

Sonradan da CHP içtüzüğüne göre Özgür Özel’in Grup Başkanı sıfatıyla toplantıyı yapacağını anlattı. Nitekim Özel, konuştu.

Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç parlamenterlerine “küresel çaresizliğin” artık değişmesi gerektiğini anlatırken Ankara’nın yerel kulislerinden eleştiriler geliyordu.

Bazı isimler TBMM Başkanı’nın olaya müdahale etmesi gerektiğini savunuyor, Özel’i konuşturmaması gerektiğini söylüyordu.

Bu defa Kemal Kılıçdaroğlu salı günü grup toplantısında konuşacağını ilan etti.

Sorular artmıştı.

Dönüş yolunda Numan Kurtulmuş’la yine uzun bir sohbet yaptık.

Yine en açık şekilde sorduk. Hatta birkaç kez değişik şekillerde sorduk. Eleştirileri hatırlattık.

Numan Bey de aynı kesinlikle cevapladı.

Giderken ve gelirken uçaktaki sohbetlerden çıkarttığım sonuç şu:

“Eğer birileri CHP içindeki bu çatışmayı kendi lehlerine çevirmek için Numan Kurtulmuş’u bir polemiğe çekmeyi ya da baskı altına almayı düşünüyorsa boşuna uğraşmasınlar. Numan Bey ne o polemiğe ne de o tuzağa düşecek.”

Her sorunun cevabında bunu açıkça gördüm.

İşte o cevaplardan bir örnek:

“Meclis Başkanı olarak da içlerindeki bu konuların tarafı olmamaya büyük özen gösteriyorum. Dikkat ederseniz fazla konuşmuyorum, sözlerimi de son derece dikkatli seçmeye çalışıyorum. Nihayetinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı, bu konularda Meclis İçtüzüğü ve partilerin grup iç yönetmelikleriyle sınırlıdır. Oradan gelecek yazılara göre biz kararlarımızı almak durumundayız.”

Bu nazik uyarının daha da ötesi var.

TBMM BAŞKANLIĞI SİYASİ MAGAZİN GÜNDEMİ OLAMAZ

Bir gazeteci arkadaşımızın “Ama eleştiriler var” sorusu üzerine Kurtulmuş, daha keskin bir cevap veriyor:

“Siyasette eleştiri doğaldır. Ama herkes şunu bilsin ki Meclis Başkanlığı gündelik siyasetin, politik polemiklerin daha açık bir ifadeyle siyasi magazinin gündemi olamaz, olmamalıdır. Olmaması için şahsen büyük bir özen ve gayret gösteriyorum. Aynı şekilde yorumcu ve gazeteci arkadaşlardan da demokratik teamüller çerçevesinde hassasiyet bekliyorum.”

KILIÇDAROĞLU KONUŞACAK MI

Numan Bey, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun salı günü grup toplantısında konuşma yapma isteğini de değerlendiriyor:

“Ortada CHP Genel Merkezi ve CHP Grup Başkanlığı tarafından gelmiş yazılar var. CHP Meclis Grup Başkanvekillerinin imzasıyla Grup Başkanı olarak geçen hafta Sayın Özel grup toplantısı yaptı. Aynı şekilde önümüzdeki yasal mevzuat çok açıktır ki Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı ya da herhangi bir partinin genel başkanı da kendi partisinin grup toplantısında konuşma yapabilir, bunu önleyecek hiçbir madde yok. Dolayısıyla biz buna göre hareket etmek durumundayız.”

CİNDORUK ÖRNEĞİ

TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu gerçekleri açıklarken tarihten benzeri bir örnek veriyor:

“Geçmişte benzer bir uygulamaya şahit olmuşuz. Sayın Murat Karayalçın, Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı ama milletvekili değil. Sayın Karayalçın’a rağmen Aydın Güven Gürkan, Meclis Grup Başkanı olarak seçiliyor. Bu konuyla ilgili nasıl hareket edileceğine ilişkin o zamanki TBMM Başkanı rahmetli Cindoruk’a soruluyor. Cindoruk da biz ‘Meclis Başkanlığı olarak bir partinin iç işlerinde taraf değiliz’ diye çok açık bir şekilde konumunu belli ediyor ve orada hem grup başkanlığından gelen yazıyı kabul ediyor hem de o zamanki Sayın Genel Başkan Murat Karayalçın Meclis grubunda konuşma yapıyor.”

TBMM Başkanı belli ki etraflı bir inceleme yaptırtmış. Geçmişten örnekler veriyor.

Ve TBMM’nin teamüllerine de atıf yapıyor.

Yani hem yasal mevzuat hem de teamül olarak TBMM Başkanlığı’nın durumu çok net.

SON NOKTAYI BÖYLE KOYDU

Yazının başlığında “Kurtulmuş’u CHP içindeki kavgaya çekemezsiniz. Boşuna uğraşmayın” dedim. Çünkü;

Defalarca gelen sorulara Başkan’ın cevabı çok net oldu.

İşte son noktayı koyduğu sözleri:

“Ben ne yapacağımı da yapmayacağımı da gayet iyi biliyorum. Meclis İçtüzüğü’nün ve partilerin grup iç yönetmeliklerinin hangi yetkileri verdiğinin farkındayım. Bu anlamda Meclis iç mevzuatı bakımından söylüyorum; herhangi bir partinin Meclis’teki iç işleyişiyle ilgili TBMM Başkanlığı’na bırakılmış bir inisiyatif yoktur.”

Sanıyorum bu sözler;

Kulislerdeki tartışmaları, hatta CHP içindeki kavgada TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u kendi lehlerine çekmek için psikolojik manevralar yapmak isteyenlere tam bir cevap oluyor.

Bu aşamada bir noktanın da altını çizmem gerekiyor:

Ankara’da TBMM Başkanlığı’nı böyle bir polemiğin içine çekme operasyonları yaşanırken;

Numan Kurtulmuş gerek Finlandiya gerekse İsveç parlamenterlerine dünyanın yeni küresel dengeleri üzerine ders niteliğinde konuşmalar yapıyordu.

Rusya endişesiyle NATO’ya giren Finlandiya ve İsveç’e küresel sistemin artık çaresiz kaldığını anlatıyor;

İsrail’in katliamlarına ve işgaline karşı BM’nin New York’ta bir kafeden farkı kalmadığını söylüyordu.

Bütün bunları da çok merkezli yeni küresel sistemin habercisi olarak vurguluyordu.

O, Avrupa’nın kuzeyinde böylesine küresel bir tartışmayı gündeme getirirken,

Ankara’da TBMM Başkanlığı’nı polemiğe çekme çabalarını acaba nasıl değerlendirmeliyiz?

Uçak İstanbul’a indikten sonra valizlerimi almaya giderken ister istemez kendime sordum:

-Türkiye olarak bunu mu hak ediyoruz?

Habere git