Küçük bir olay bu.
Ama taşıdığı anlam ve önem çok büyük.
*
Bu tutuklama...
- Yargının gözünün gerçekten de kapalı olduğunu gösterdi.
- “İktidar destekçisi” olmanın kimseyi dokunulmaz kılmadığını gösterdi.
- Sadece belli görüşteki kişilerin üzerine gidilmediğini gösterdi.
*
Bazıları “Cem Küçük neden tutuklandı” diye bin bir türlü gizem yaratmanın peşinde.
Senaryolar yazıyorlar, derin kulisler uyduruyorlar falan.
*
Oysa sıfır gizem var ortada.
Senaryolar, derin kulisler falan hepsi hikâye.
*
Hepimiz görüyoruz: Bir zincir söz konusu. Mehmet Akif Ersoy, Veyis Ateş, Rasim Ozan Kütahyalı’nın oluşturduğu bir zincir.
Cem Küçük, işte bu zincirin son halkası.
*
Bu zincirin haykırdığı apaçık ve yalın gerçek ise şu:
*
“Ben iktidar destekçisiyim, bana bir şey olmaz” dersen... “Küt” diye afallatırlar adamı.

ADAM SATMA MESELESİ
BİRİNE operasyon yapıldığında...
Şu iki tavırdan biri sergileniyor:
*
- BİRİNCİ TAVIR: “Sütte leke olur, bizim mahalleden çıkan adamda leke olmaz. Yanlışını görsem bile korurum” diye özetlenecek tavır.
*
- İKİNCİ TAVIR: “Yanlışı varsa tabii ki üzerine gidilecek. Babamın oğlu olsa gözünün yaşına falan bakmam” diye özetlenecek tavır.
*
Genellikle...
- BİRİNCİ TAVIR için... “İşte adam satmamak budur” deniliyor.
- İKİNCİ TAVIR için ise... “Aha! Anında sattı adamı” deniliyor.
*
Halbuki delikanlılığın, yiğitliğin, mertliğin kalbinin attığı yerde...
“Yanlışı varsa sonuna kadar üzerine gidilsin. Gözünün yaşına bakılmasın” tavrı vardır.
*
“Adam satma” olgusuna biraz da böyle bakmakta yarar var yani.
BİR SORUŞTURMA NASIL İTİBARSIZLAŞTIRILIR
BİR soruşturma, sadece “Bu dosya boş, buradan bir şey çıkmaz” denilerek itibarsız hale getirilmez.
*
İtibarsızlaştırmanın şöyle bir yolu da vardır:
*
Soruşturmayla ilgili...
- Yalan yanlış bilgiler verirsin.
- Kanıtlanmamış iddiaları gerçekmiş gibi dile getirirsin.
- Çok kolay biçimde yalanlanacak suçlamaları milletin üstüne boca edersin.
Ve böylece o soruşturmayı çok daha etkili biçimde itibarsızlaştırmış olursun.
*
Cem Küçük’ün tutuklanma gerekçesine bakıldığında...
Kendisine yöneltilen suçlamanın arkasında böyle bir durum olduğu görülür.
MEŞHUR RACON KONUŞMASI
2017 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan, muazzam bir racon konuşması yapmıştı.
Söylediği şuydu Erdoğan’ın:
*
“Birilerinin şahsımın adına adeta racon kestiği, herkese ayar vermeye çalıştığı anlaşılıyor. Benim kimsenin racon kesmesine ihtiyacım yok. Eğer racon kesilecekse bu raconu bizzat kendim keserim.”
*
Bugünlerde bazılarının başına gelenlerin arka-planında...
9 yıl önce yapılan bu uyarıyı dikkate almamak yatıyor.

GENÇLER VE ERDOĞAN
ÖNCE TÜGVA’nın hakkını teslim edelim:
*
“Yaz günü Temmuz’da sen terle ben sileyim” durumunun iyiden iyiye kendini gösterdiği bir havada koca bir stadyumun gençlerle dolmasını sağlamak...
Her babayiğit vakıf ya da kuruluşun başarabileceği bir iş değildir.
*
Üstelik stadyumdaki gençlerde gözlemlenenler şunlar:
Yüksek bilinç, yüksek adanmışlık, yüksek dava şuuru.

*
Neyse... Asıl konuya geçeyim:
*
Recep Tayyip Erdoğan’ı siyaset hayatının ta en başından beri takip eden gazetecilerden biri de benim.
Gözlemim şudur:
Erdoğan, gençlerle büyülü bir ilişki kurma becerisi olan bir lider.
*
TÜGVA’nın stadyum buluşmasının görüntülerinde...
Hem Erdoğan’ın gençler üzerindeki etkisini hem de gençlerin Erdoğan’a aşıladığı enerjiyi bir kez daha fark ettim.
*
Tavsiyem şudur: Dinlenmeye ihtiyaç duyduğunda gençlerle bir araya gelsin Cumhurbaşkanı Erdoğan.

SANA GÖRGÜSÜZLÜĞÜN RESMİNİ YAPTIM ABİDİN
BODRUM Yalıkavak’ta yeni bir akım başlamış.
Rolex üzerinden havyar yeme akımı.
*
Sözlüklerin “görgüsüzlük” maddesi için bir önerim var:
*
Bu maddenin karşısına hiçbir şey yazmayın, sadece şu fotoğrafı koyun, yeter.


3 gün önce
48










English (US) ·