13 Şubat 2026 tarihinde Netflix'te yayınlanan Orhan Pamuk'un aynı adlı romanından uyarlanan Masumiyet Müzesi, kısa sürede milyonlarca izlenime ulaştı.
Başrollerini Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir'in üstlendiği yapım hafta boyunca Netflix Türkiye'de en çok izlenen yapım olurken, diziye yönelik yabancı sinema eleştirmenlerinden ilk tepkiler gelmeye başladı.

SİNEMATOGRAFİYE ÖVGÜ, ANLATIYA YERGİ
RogerEbert.com’da yayımlanan ve Nandini Balial imzasını taşıyan inceleme, dizinin sanat yönetimini ve kurduğu atmosferi oldukça başarılı buluyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde, hikaye anlatımına dair çekinceler var. Eleştirmene göre, Kemal karakterinin takıntılı aşkı ekrana yansıtılırken romanın o derin psikolojik katmanları kaybolmuş ve yerini zaman zaman aşırıya kaçan, "fazla şekerli" bir melodram almış. Görsel estetiğin başarısı teslim edilse de, karakterlerin iç dünyasının yeterince derinleştirilememesi ve takıntının romantize edilmesi, Batı eleştirisinin diziye biraz mesafeli yaklaşmasına neden oluyor.

İZLEYİCİLER İKİYE BÖLÜNDÜ
Profesyonel eleştirmenlerin bu temkinli duruşu, izleyici cephesinde de kafa karışıklığı yaratmış durumda. IMDb ve Rotten Tomatoes gibi platformlardaki yorumlarda, dizinin sinematografisi ve dönemi yansıtma becerisi alkış topluyor. Buna karşın sosyal medya tartışmaları, izleyicilerin net bir şekilde iki kampa ayrıldığını gösteriyor: Bir kesim, romanın o kendine has melankolisinin ekrana başarıyla taşındığını düşünürken; diğer kesim, hikayenin temposunu eleştiriyor ve takıntı temasının yeterince sorgulanmadan sunulduğunu savunuyor.

2 saat önce
25









English (US) ·