Türk aktivist Yunan–İsrail kirli iş birliğini A Haber'de anlattı: “Pasaportlarımızı kontrol edip fotoğraflarımızı çektiler”

1 saat önce 39

Akdeniz’in ortasında insani yardım için yola çıkan Sumud Filosu, hem fırtınayla hem de İsrail’in kuşatmasıyla mücadele ediyor. Girit açıklarında fırtınaya yakalanan 30 teknelik filoda tansiyon düşmüyor. Yunan unsurlarının pasaportlara el koyup fotoğraf çekmesiyle gerçekleştirilen “fişleme” uygulaması ve ardından bölgede tespit edilen İsrail savaş gemisi dikkat çekti. A Haber ekranlarına bölgeden bağlanan Türk aktivist Ömer Aslan, İsrail’in lazerli tacizlerini, aktivistlere yönelik kaçırma girişimlerini ve “kemikleri eriten sıvı” riskine karşı aldıkları eğitimi anlattı.

Küresel Sumud Filosu, ablukayı kırmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla Gazze'ye doğru Akdeniz'de, uluslararası sularda ilerliyor.

"İSRAİL ACIMASIZ, SON GAZ GİRİT'E KADAR YARDIRDIK"

İsrail'in hukuk tanımaz tavırlarına karşı Akdeniz'de büyük bir yaşam mücadelesi verdiklerini belirten Türk aktivist Ömer Aslan, "İsrail'in saldırı olaylarından sonra büyük tepkiler oldu. Biz o saldırı gecesinde 30 gemi yardırdık; çünkü orada dursak adamlar acımasız, yani vicdandan yoksun, hukuk tanımayan yaratıklar. Girit açıklarına kadar son gaz geldik, fırtına uyarısı gelince bir şehre demir attık." dedi.

Gece nöbetlerinde dehşeti yaşadıklarını vurgulayan Aslan, "Gece inanılmaz bir fırtına vardı, yelkenleri neredeyse yırtacak derecedeydi. Yaklaşık 4 gün sürecek bir bekleyiş bizi sabırsızlandırıyor çünkü biz bir an önce gitmek istiyoruz." ifadelerini kullandı.

YUNAN KUVVETLERİNDEN FİŞLEME OPERASYONU: "KAHROLSUN NETANYAHU"

Fırtına bekleyişi sürerken Yunan kuvvetlerinin baskınıyla karşılaştıklarını dile getiren Ömer Aslan, "Gündüz bir anda Yunan kuvvetleri geldi, kameraları çekmeyin diye uyardılar. Hepimizin pasaport kontrolünü tek tek yaptılar ve fotoğrafını çektiler. Bir İngiliz aktivist, 'Bu bilgileri İsraillilere mi göndereceksiniz?' diye sordu. Biz de o esnada 'Kahrolsun Netanyahu' diye bağırarak şiddetsiz eylemimizi yaptık." şeklinde konuştu.

Yunan kuvvetlerinin tüm tekneleri didik didik incelediğini belirten Aslan, "Bütün tekneleri gezdiler, fotoğraflarını çektiler, pasaportları incelediler. Biz karaya yakınız ama çıkmamız kesinlikle yasak." sözleriyle yaşadıkları ambargoyu aktardı.

40 KİLOMETRE ÖTEDE İSRAİL GEMİSİ TESPİT EDİLDİ

Filonun radar sistemlerine takılan sinsi tehlikeyi deşifre eden Ömer Aslan, "Haritalarda fırtınayı incelerken buraya 40 kilometre uzaklıkta bir tane İsrail gemisi olduğunu tespit ettik. Ne ediyordur bilmiyoruz ama bizim hiçbir çekincemiz yok. İstikrarlıyız." dedi.

İsrail'in psikolojik harp yöntemlerine başvurduğunu kaydeden Aslan, "Lazerli kırmızı ışık tuttular bu kez. Öncesinde de 'siz dönün' diye anons geçtiler. İsrail'in bu korkusunun sebebi, dünyanın dört bir yanından gelen iyi niyetli insanların enerjisidir." ifadelerini kullandı.

AKTİVİST THIAGO'DAN ONURLU DURUŞ

İsrail tarafından kaçırılan aktivistlerle ilgili son durumu paylaşan Aslan, "İki kişiyi kaçırdılar. Thiago'yu muhtemelen serbest bırakma kararı almışlar ama Thiago, diğer arkadaşı da bırakılmazsa gitmeyeceğini söyleyerek çıkmayı reddediyor. Şu an bu konuda bir karar bekleniyor." bilgisini verdi.

Filodaki aktivistlerin her türlü senaryoya karşı hazırlandığını belirten Aslan, "İspanya ve İtalya'da 10 gün boyunca psikolojiden saldırı anına kadar mükemmel bir eğitim aldık. Drone gelince ne yapacağız, fiziksel saldırıda nasıl tepki vereceğiz; her şeyi profesyonelce öğrendik." sözleriyle kararlılıklarını dile getirdi.

"KEMİKLERİ ERİTEN SIVI SIKIP UZUVLARI YOK EDİYORLAR"

İsrail ordusunun vahşet yöntemlerine dair kan donduran bir gerçeği açıklayan Ömer Aslan, "Bugün bir yazı okudum, Filistinli çocuklara acayip bir sıvı sıkıp kemiklere kadar eritip uzuvlarını yok edebiliyorlar. Bunlardan her şey beklenir. Biz en iyisine hazırlandık ama en kötüsüne de hazırlıklıyız." uyarısında bulundu.

İsrail askerlerinin silahsız aktivistlere bile tahammülü olmadığını vurgulayan Aslan, "Eğer elinde çatal kalem olsa silah sanıp seni vurmaya kadar hukuku kullanıyorlar. Biz drone gelse bile ne su serpiyoruz ne bir sopa vuruyoruz. Beyefendiliğimizden taviz vermiyoruz, onun için elleri kolları bağlı kalıyor." ifadelerini kullandı.

"MAVİ MARMARA'DA TELEFONU SİLAH SANIP ADAM ÖLDÜRDÜLER"

Filoda silah bulunduğu iddialarına sert bir dille yanıt veren Aslan, "Bu global bir filo, birinci kuralımız şiddetsiz eylem. Onların bize gelmesi demek İsrail'in bizi katletmesi için sebep olur. Mavi Marmara döneminde insanın elindeki telefonu silah sandım diyerek adam öldüren insanlar bunlar. Eğer birimizin yanında silah bulunsa bizi yakarlardı." dedi.

Gemilerde sadece insani yardım olduğunu hatırlatan Aslan, "Taşıdıklarımız çocuklara oyuncak ve gıda yardımıdır. Asıl mesele o ablukayı kırınca oradaki insanların özgürlüğe kavuşabileceğini somut olarak göstermektir." şeklinde konuştu.

AKDENİZ'İN ORTASINDA ÜÇERLİ NÖBET

Zor şartlar altında motivasyonlarını koruduklarını söyleyen Ömer Aslan, "Teknelerimiz küçük, 10-12 metrelik araçlar. Üçerli dönüşümlü nöbet yapıyoruz. Biz burada acınmıyoruz, konfor alanımızdan bilerek çıktık. Filistin'deki insanların üzerine yağmur değil kurşun yağıyor. Onları düşününce durumumuzdan şikayetçi değiliz. Mutluyuz, umutluyuz ve iradeliyiz. İnşallah yakın zamanda ablukayı kırmak için yeniden yola çıkacağız." sözleriyle A Haber'deki açıklamalarını noktaladı.

Habere git