Ve hatta neden “İsrail için tarihin en önemli seçimi” haline geldi?
Gelin anlatayım...
*
Thomas Massie ismini bu köşede okumuştunuz. Temsilciler Meclisi’nin Kentucky vekili.
Adını özellikle 7 Ekim sonrası İsrail’in Gazze katliamına gösterdiği dikkat çekici çıkışlarla, İsrail lobisinin ABD Kongresi’ndeki etkisini ifşa etmesiyle ve son olarak da Epstein belgelerinin yayımlanması için verdiği çabayla hatırlıyoruz.

Massie, sadece Washington’ın değil, küresel sermayenin ve lobilerin de tekerine çomak sokan nev-i şahsına münhasır bir siyasetçi profili çizdi.
*
Epstein belgelerine daha geleceğiz...
Ama Massie’nin en büyük bombası, Tucker Carlson’a verdiği mülakatı olmuştu.
Kongre’deki her Cumhuriyetçi vekilin İsrail lobisi tarafından atanan bir temsilcisi, yani “bebek bakıcısı” olduğunu ifşa etmişti.
“Hangi vekil hangi yasaya ‘evet’ verecek, hangi yasaya ‘hayır’ verecek İsrail belirler” diyordu.
Belki de Massie’nin kaleminin kırıldığı an, işte o andı.
*
Massie’nin en “ileri gittiği” mesele ise Epstein belgelerindeki ısrarı oldu.
Trump belgeler meselesinde çuvalladıkça Massie’nin olayın üzerine gitmesi, Trump’ın düşman listesinde en tepelere yükselmesine sebep oldu.
Ve en sonunda Massie, Epstein belgelerinin yayımlanmasını zorunlu kılan yasa tasarısını güç bela Kongre’den geçirerek kendisini iyice bir nevi “siyasi infaz listesine” altın harflerle yazdırdı.
*
Siyasi infaz listesinin en tepesindeki isim için infaz timi de gecikmedi haliyle.
Peki Massie’nin karşısına kim çıkarıldı? İsrail lobisinin ve Trump’ın tam desteğini arkasına alan eski bir Donanma komandosu: Ed Gallrein.
Gallrein, kampanya boyunca neredeyse hiç miting yapmadı. Geri kalan her şeyi zaten arkasındaki devasa finansal güç hallediyordu.
Kentucky’deki bu seçim, Amerikan siyasi tarihi boyunca bir Temsilciler Meclisi ön seçimi için harcanan en büyük paraya sahne olan seçim olarak tarihe geçti.
Massie aleyhine tamı tamına 35 milyon dolar harcandı. Bunun çok ciddi bir kısmı Yahudi lobisi tarafından verildi.
*
Bakın Massie, bu eyaletin yabancısı değil.
Tam 7 dönemdir, yani 2012’den beri aynı yerden seçiliyordu. Bu zamana kadar karşısına çıkan her ön seçimi ezici çoğunluklarla kazanmıştı.
Peki karşısına milyonlarca döken Yahudi lobisi ve aleyhinde sayısız kez kampanya mesajları paylaşan Trump geçtiğinde sonuç ne oldu?
7 kez üst üste sorunsuz seçilen Massie, 10 bin oy farkla yenilerek koltuğunu kaybetti.
Seçim sonuçlarına ilk coşkulu tepki, Yahudi lobisinden geldi. Bu “başarı” övülüyor, Massie’nin siyasi tasfiyesi kutlanıyordu.
*
Amerika’nın bir köşesinde yapılan ama tüm dünyaya mal olan bu ön seçim, ABD siyasetiyle ilgili iki şeyi açık bir şekilde ortaya koydu...
Trump, halen bu partinin tartışılmaz lideridir. Hem de tarihte eşi benzeri görülmemiş seviyede lideridir. Taban bölündü falan diyorduk... Fena yanıldık. Trump “iki kere iki beş“ dese taban kabul eder halde.
İsrail tıpkı dün olduğu gibi bugün de bu ülkenin meclisinde koltuk belirleyebilecek güçtedir.
Şu iki çıkarım size ne hissettiriyorsa... O hislerle sizi baş başa bırakıyorum.
KENDİSİYLE BARIŞIK BAŞKAN
BİR insanın kendisiyle barışık olması ne kadar güzel bir şey değil mi?
Peki ya... İnsanın devlete açtığı davada kendisiyle sulhe gitmesi?
*
Neyden mi bahsediyorum?
Trump birkaç ay önce IRS’e, yani bizdeki versiyonu Gelir İdaresi Başkanlığı olan kuruma dava açtı. Hem de 10 milyar dolarlık.

Sebep? Bir çalışanın 2019 ve 2020 yıllarında Trump ve binlerce kişinin vergi kayıtlarını çalıp medyaya sızdırması.
8 Şubat’ta bu köşede şöyle yazmıştım: “Sorun şu ki... Devletten tazminat isteyen de devletin başındaki de aynı kişi: Trump.”
*
N’oldu peki biliyor musunuz? Trump’ın davayı geri çekmesi karşılığında devlet şu maddeleri kabul etti:
* Trump’ın hakkındaki tüm vergi incelemeleri ve iddialar kalıcı olarak düşürüldü.
* Kendisine ve ailesine yönelik gelecekte devlet tarafından açılabilecek davalara karşı geniş bir hukuki muafiyet sağlandı.
* Yaşanan sızıntı nedeniyle devletten resmi özür mektubu alması kararlaştırıldı.
* Geçmiş yönetimler tarafından hedef alındığını iddia eden Trump müttefiklerine tazminat ödenmesi amacıyla vatandaşın cebinden yaklaşık 1.8 milyar dolarlık fon kuruldu.
*
Devletin şu an başı kim, anlaşmayı kabul eden bakanı kim atadı, maddelerden biri özellikle kimi ve kimleri etkiliyor...
Neyse... Anladınız siz.
BU İŞLER BÖYLE
FOTOĞRAFTAKİ kişi Cumhuriyetçi Senatör John Cornyn.

Elinde tuttuğu kitap, Trump’ın “Anlaşma Yapma Sanatı” kitabı.
İncil okur gibi Trump’ın kitabını tutup “haberim yokmuş gibi çek kanka” pozunun sebebi, Cornyn’in Trump’tan beklediği seçim desteğiydi.
Malum... 24 senedir Teksas’tan senatör bile olsa Cornyn’in Trump’ın desteğine ihtiyacı var.
Peki Trump ne yaptı? 26 Mayıs’taki ön seçimlerden önce gitti Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a destek açıkladı. Hem de Paxton’ın yolsuzluk skandallarına ve Demokratlara karşı seçimi kazanmasının zor olmasına rağmen.
Sebep?
Cornyn’in 2023 yılında yaptığı “Trump’ın zamanı geçti” açıklaması.
Yaa... Trump’ın dünyası ve Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi’nde bu işler böyle.
Sen istersen o kitabı kafana monte edip dolaş... Trump tek bir cümleni bile unutmaz.
24 senelik senatörlüğe böyle bir son... Trajik. BABA GİBİ BABA
Trump, düğüne katılmadı.
İşin tuhaf yanı budur diye düşünüyorsanız... Hayır.
İşin daha tuhaf yanı Trump’a katılıp katılmayacağı sorulduğunda yaşandı.

Trump’ın cevabına bir bakalım...
* “Gitmemi istiyor.”
* “Ama ona zamanlamanın iyi olmadığını söyledim. İran var. Başka şeyler var.”
* “Uzun zamandır tanıdığım biri.”
Son cümlede istemsiz bastım kahkahayı.
Trump için benmerkezci, egoist diye çok eleştiri duydum ama...
Öz oğlundan “Uzun zamandır tanıdığım biri” diye bahsedip “düğününün zamanlaması kötü” demesi bir gün Trump’ı anlatacak kitaplarda en baş köşede yerini almalı.

1 hafta önce
45









English (US) ·