Trump emri verdi! Güney Mızrağı ile Venezuela’ya hava-kara-deniz ablukası mı?

3 ay önce 47

ABD-Venezuela arasında devam eden kriz Güney Mızrağı Operasyonu ile daha da çok derinleşti. ABD Savaş Bakanı'nın resmen duyurduğu operasyon açıklaması sonrası Venezuela Başbakanı Maduro'dan da açıklamalar peş peşe gelirken konu A Haber'de değerlendirildi.

"ASKERİ MÜDAHALE İÇİN BASKI..."

Venezuela'nın içinde bulunduğu o stratejik konumdan bahseden AA Kolombiya Muhabiri Sinan, aynı zamanda dünyada rezerv olarak kanıtlanmış en büyük kaynaklar altın, petrol ve diğer yeraltı zenginlikleri olan bir ülke olduğunu söyleyerek şu ifadelere yer verdi:

"Venezuela ideolojik olarak ABD'nin tam karşısında duran, yani ABD'nin hiçbir şekilde sözünü dinletemediği bir ülke. Bir de ABD içerisinde ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun başını çektiği bu Kolombiya ile Venezuela'nın ortak iddiasıdır, buna Brezilya Devlet Başkanı'nı da katabiliriz ve bu grubun başını çektiği bir lobi var. Yine aynı şekilde Venezuela'dan ABD'ye göçmüş olan kişilerin de baskısı var. Bu lobi, Venezuela'ya askeri müdahale yapılması için büyük bir baskı kuruyor."

Şimdi şu bir gerçek: Venezuela dünden yani dünüyle bugünü mukayese edersek bugün daha endişeli. Çünkü 1989 Panama işgalinden bu yana gerçekten en büyük askeri sevkiyat ve hareketlilikten bahsediyoruz."

KOLOMBİYA OPERASYONLARI DESTEKLİYOR MU?

AA Kolombiya Muhabiri Sinan Doğan, kendisinin de canlı yayına bağlandığı Kolombiya'nın ABD-Venezuela arasındaki gerilime ilişkin bakışını şu ifadelerle açıkladı:

"Kolombiya'dan Venezuela'daki yaşananlar ve Karayipler bölgesindeki askeri hareketlilik çok yakından takip ediliyor. Kolombiya Cumhurbaşkanı yakın zamanda, yani eee iddia edersem geçtiğimiz Pazartesi günü ya da Salı günü önemli bir karar aldı. ABD'nin Karayipler bölgesi ve Pasifik'teki operasyonlarında 70'den fazla kişinin öldürüldüğünü yani bunun içerisinden Kolombiyalıların olduğunu da söylemişti. Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro, bu saldırılarda ölen kişilerin masum olduğunu, yani narko-uyuşturucuyla bir ilgisi olmadığını söylemişti ve buna tepki olarak oradaki füze saldırıları devam ettiği müddetçe ABD ile istihbarat ve iletişim faaliyetlerini askıya aldı. Yani ABD'li güvenlik kurumlarıyla Kolombiyalı güvenlik kurumları arasındaki istihbarat ve iletişim işbirliği geçici bir süreliğine, askıya alındı. Gerekçe olarak da ABD'nin Karayipler bölgesi ve Pasifik'teki operasyonlarını gösterdi. Yani 'bu devam ettiği müddetçe sizinle hiçbir şey paylaşmayacağız' dedi.

"SINIRA BİNLERCE ASKER SEVK EDİLDİ"

Kolombiya'da şimdi bunu iki açıdan değerlendirmemiz gerekiyor. Birincisi, işgali isteyenler; diğer tarafta istemeyenler var. İşgali isteyenler, yani Venezuela'dan Kolombiya'ya göçmüş olan Venezuelalılar ve burada aynı şekilde ABD'nin ideolojisini takip eden, onların siyasi çizgisiyle aynı pozisyonda bulunan sağ akıma mensup olan kitleler bu işgali güçlü bir şekilde destekliyor ve buraya gelen Venezuelalılar da aynı şekilde buna alkış tutuyor. Buna karşı çıkanlarsa şu anki mevcut iktidarı destekleyen, mevcut Cumhurbaşkanı politikalarına destek veren kişiler de karşı çıkıyor. Kolombiya Cumhurbaşkanı Petro'nun da karşı çıktığı gibi, onu temsil ettiği kitle de bu işe kesinlikle razı olmadığını söylüyor. Yani Kolombiya Cumhurbaşkanı bu konuda çok somut adımlar atıyor. Kendi üstüne düşen uyuşturucuyla mücadele kapsamındaki operasyonlarını da kararlılıkla sürdürüyor. Yine iki gün önce verdiği bir röportajda Kolombiya tarihinde narko-uyuşturucuya karşı en çok mücadele eden ve en çok başarılı olan devlet başkanı olarak kendisini söyledi. Bunu rakamlarla da teyit etti.

Venezuela sınırında zaten Kolombiya'nın iki aydan bu yana aldığı kapsamlı sınır güvenlik önlemleri ve binlerce askeri zaten oraya sevk etmişti.

KOLOMBİYA'DAKİ VENEZUELALILAR

Birincisi, Kolombiya toplumunda bu işgali destekleyen grup daha çok Maduro rejimine karşı iflah olmaz bir düşmanlık besleyen sağ kesim ve bugün bu işgalin olması için de "gel, gel" diyen ve bunu gerek medyada gerek yazılı basınında zaten her gün görmekteyiz. Bir de Venezuela'dan Kolombiya'ya göçmüş olan kişiler bunu aynı şekilde destekliyor. Yani onlar şey olarak bakmıyor bu işe: "ABD Venezuela'ya girecek, ortalığı darmadağın edecek, kan dökülecek, ülkemiz işgal edilecek" gibi bakmıyor. "Maduro'dan kurtulalım da yani bir şekilde nasıl oluyorsa olsun. Gerekirse işgal olsun, gerekirse CIA aracılığıyla yapılabilecek bir yani içeriden bir operasyon olsun." Yani yeter ki bir şeyler olsun da ne olursa olsun gibisinden.

"UYUŞTURUCUYLA MÜCEDELEDE FİGÜRAN BİLE OLAMAZ"

Bir de Latin Amerika'da Chavizm'e karşı, yani Hugo Chavez zamanından bu yana nefret eden iflah olmaz bir kesim var. Yani mesela ABD Kolombiya'ya kalkıp da böyle bir askeri işgal girişiminde bulunamaz. Çünkü Kolombiya'nın kaynakları Kolombiya'ya yeter. Kolombiya'da petrol de var, doğalgaz da var. Ancak bu Kolombiya'nın kendi ihtiyaçlarına ancak yetebiliyor. Fakat Venezuela'nın Venezuela'yla Kolombiya, stratejik açıdan çok farklı bir konumda duruyor. Uyuşturucu ticaretinin ve sevkiyatının yapıldığı kısım zaten Kolombiya tarafında duruyor, Pasifik bölgesi, %80 ile 85 arası duruyor. Venezuela bu işin, yani uyuşturucuyla mücadele kapsamında bir figüran bile olamaz.

Habere git