HABER MERKEZİ
Oluşturulma Tarihi: Şubat 25, 2026 17:35
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer kapasitesinin “tamamen yok edildiğini” defalarca dile getirmişti. Ancak Trump, son açıklamalarında İran’ın nükleer kapasitesi konusunu yeniden gündeme taşıdı. Trump, İran’ın nükleer silah geliştirmesine karşı askeri güç kullanabileceklerini belirtirken Tahran ise daha sert ve maliyeti yüksek bir karşılık stratejisine yöneldi.
ABD Başkanı Donald Trump, 12 süren savaşın İsrail-İran savaşının ardından Tahran'ın nükleer programının “yok edildiğini” defalarca dile getirmesine rağmen, yeniden askeri seçeneklerin masada olduğuna ilişkin tansiyonu yükselten açıklamaları ile dikkat çekti.
ABD istihbaratının İran’ın “nükleer silah üretmediği” değerlendirmesine rağmen Trump, "Gece yarısı çekici" adı verilen operasyonun ardından “İran’ın kilit nükleer zenginleştirme tesisleri tamamen ve bütünüyle yok edildi” demişti.

Trump'ın, İran'ın nükleer kapasitesinin yok edildiğini şu sözlerle açıklamıştı:
- 16 Temmuz: Tüm potansiyel nükleer kapasitelerini devre dışı bıraktık
- 31 Temmuz: Tamamen yok ettik
- 18 Ağustos: İran'ın gelecekteki nükleer kapasitesini tamamen ortadan kaldırdık
- 20 Eylül: Zenginleştirilmiş uranyumlarını tamamen yok ederek İran'ın nükleer umutlarını da ortadan kaldırdım
- 13 Ekim: Nükleer programları yok. Tamamen ortadan kaldırıldı
- 11 Kasım: İran'ın nükleer kapasitesini tamamen yok ettik
- 19 Kasım: İran'ın nükleer kapasitesini çok hızlı, güçlü ve etkili bir şekilde ortadan kaldırdık
- 11 Aralık: Nükleer kapasitelerini tamamen yok ettik
- 8 Ocak: İran'ın nükleer tehdidini ortadan kaldırdık ve yok ettik
- 20 Ocak: Nükleer zenginleştirme kapasitelerini yok ettik
- 13 Şubat: İran'ın nükleer potansiyel kapasitesinin tamamen yok edilmesi sağlandı
Ancak CNN International tarafından yayımlanan bir istihbarat değerlendirmesinde, saldırıların İran’ın nükleer programını tamamen yok etmediği, yalnızca birkaç ay geriye götürmüş olabileceği belirtildi.
NÜKLEER İDDİASI YENİDEN MASADA
Washington yönetiminin son dönemdeki söylemleri, İran’a yönelik olası yeni bir operasyonun gerekçesi konusunda soru işaretlerini artırdı.
İran ve ABD arasındaki müzakerelere rağmen iki ülke arasındaki gerilim yeniden artarken Tahran'ın nükleer kapasitesi yeniden gündeme geldi.

Washington ile Tahran arasındaki tansiyonun en yüksek seviyede olduğunu ifade eden Trump, ABD'yi vurabilecek füzeler geliştirdiğini öne sürdü ve İran’ın nükleer silah geliştirmesine karşı askeri güç kullanabileceklerini söyledi.
Trump yönetimi, son günlerde İran’ın nükleer tehdidine yeniden vurgu yaptı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre'de gerçekleşen müzakerelere ilişkin “Buradaki öncelikli amacımız, İran’ın nükleer silah elde etmesini istememektir” dedi.
Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ise “Sivil nükleer enerji için gerekenin çok ötesinde zenginleştirme yapıyorlar. Bu oran %60’a kadar çıktı. Muhtemelen endüstriyel düzeyde bomba yapımında kullanılacak malzemeye sahip olmalarına bir hafta kaldı” ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “İran’a karşı bir saldırı için öne sürülebilecek birçok neden ve argüman var” ifadelerini kullandı.
"KAN DÖKMEYE HAZIR"
The Times gazetesinde yer alan habere göre İran, artan gerilim ortamında dikkat çeken bir stratejik değişime gitti.

Habere göre İran, olası bir çatışmada “çok büyük bir bedel ödeme pahasına bile olsa Amerikan kanı dökmeye hazır” olduğu mesajını verdi.
Uzmanlara göre bu yaklaşım, Tahran’ın artık caydırıcılığı farklı bir seviyeye taşıma arayışının göstergesi oldu.
HAMANEY'DEN "HALEF" PLANI
İran’ın dini lideri Ali Hamaney, 12 gün süren savaş sırasında kritik bir talimat verdi. Hamaney, olası bir suikast riskine karşı üç din adamından oluşan gizli bir halef listesi hazırladı.
Hamaney ayrıca yalnızca kendi yerine değil, atadığı tüm askeri ve sivil liderler için de dört kademeli bir halefiyet sistemi oluşturdu. Bu sistem ile Hamaney, liderlik kadrosunun hedef alınması durumunda rejimin devamlılığını garanti altına almayı amaçladı.

“MOZAİK SAVUNMA” STRATEJİSİ DEVREDE
İran yönetimi, komuta-kontrol yapısında da önemli değişikliklere gitti. Merkezden yönetimin sekteye uğraması ihtimaline karşı, ülke genelinde daha özerk hareket edebilen bir “mozaik yapı” oluşturuldu.
Bu model, rejimin devrilmesi durumunda bile farklı bölgelerde direnişin sürmesini sağlayacak şekilde kurgulandı. Haberde, aynı zamanda 1980’lerdeki İran-Irak Savaşı döneminde kullanılan paralel yapıların yeniden devreye alındığının ifade edildiği aktarıldı.
Uluslararası Kriz Grubu İran Direktörü Ali Vaez, Tahran'ın stratejisini şu sözlerle özetledi:
“Geçen sefer hazırlıksız yakalandılar. Bu sefer ders çıkarıyorlar ve her türlü olasılığa karşı hazırlık yapıyorlar. İran’ın stratejik hedefi teslim olmak değil, hayatta kalmak ve karşı koyma kapasitesini korumaktır.”
İran'ın, geçmişte sınırlı misillemelerle gerilimi kontrol altında tutmaya çalıştığını belirten Vaez, "“İran çok ölçülü bir şekilde karşılık verdi ve hiçbir Amerikan kaybı olmadı. Çok büyük bir bedel anlamına gelse bile bu sefer Trump’ın gelecekte askeri harekât düşünmesini engellemek için Amerikan kanı dökebilirler." dedi.
İRAN CUMHURBAŞKANI PEZEŞKİYAN’DAN NÜKLEER MÜZAKERELERLE İLGİLİ AÇIKLAMA
ANKARA (AA) - İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile yürütülen müzakere sürecini, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in talimatları doğrultusunda sürdürdüklerini ve "ne savaş ne de barış" şeklindeki "yıpratıcı" durumun üstesinden gelecek şekilde yönetmeye çalıştıklarını söyledi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Mazenderan eyaletinde katıldığı bir programda konuşan Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile yarın İsviçre'nin Cenevre kentinde devam edecek nükleer görüşmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pezeşkiyan, "Bu süreç yarın Cenevre'de Dışişleri Bakanı'nın (Abbas Erakçi) katılımıyla devam edecek. Hükümet olarak, Devrim Rehberi'nin (Hamaney) yönlendirmesi ve talimatları doğrultusunda müzakere sürecini yönlendirmeye ve 'ne savaş ne de barış' şeklindeki yıpratıcı durumun üstesinden gelecek şekilde yönetmeye çalıştık." ifadelerini kullandı.
Müzakerelerin iyi bir gelecek vadettiğini söyleyen Pezeşkiyan, "Müzakere süreci istenen sonucu verirse, önümüzdeki engelleri kaldırmak ve ülkenin kalkınma sürecini daha hızlı ve kolay bir şekilde ilerletmek şüphesiz mümkün olacaktır." dedi. Pezeşkiyan, komşu ülkelerle ilişkilerin önemli ölçüde geliştiğini ve bunu daha da güçlendirmeye kararlı olduklarını da sözlerine ekledi.
HİZBULLAH'TAN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA
AFP'ye konuşan bir Hizbullah yetkilisi, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e yönelik olası bir saldırıya ilişkin kritik mesajlar verdi.

Hizbullah yetkilisi, “Yüce Lider Ali Hamaney’e yönelik herhangi bir doğrudan saldırı, kırmızı çizgiyi aşacaktır” ifadelerini kullandı. Yetkili, böyle bir durumda Hizbullah'un nasıl bir karşılık vereceğine dair detay paylaşmadı.
Aynı açıklamada, ABD’nin İran’a yönelik “kısıtlı” saldırılar düzenlemesi halinde Hizbullah’ın doğrudan müdahil olmayacağı belirtildi.

1 gün önce
30










English (US) ·