Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, Zengezur Koridoru’nun Azerbaycan sınırları içindeki bölümünün büyük ölçüde tamamlandığını açıklaması, projenin hayata geçirilmesinde kritik bir aşamaya gelindiğini gösterdi. Karayolu, demiryolu, tünel ve lojistik altyapı yatırımlarında önemli mesafe kat edilirken, sürecin önündeki temel başlığın artık teknik değil diplomatik boyut olduğu vurgulanıyor.

Teknik ilerleme, diplomatik bekleyiş
Azerbaycan tarafında yaklaşık 30 yıl boyunca atıl kalan bölgelerde yoğun bir altyapı seferberliği yürütüldü. Karayolları yenilendi, tüneller inşa edildi, demiryolu projelerinde sona yaklaşıldı. Ancak Zengezur Koridoru’nun tamamlanması için kritik öneme sahip olan ve Ermenistan topraklarında kalan yaklaşık 44 kilometrelik bölüm hâlâ müzakere sürecinde bulunuyor.
Bu hatta ilişkin statü, güvenlik ve işletme modeli konuları, Azerbaycan ile Ermenistan arasında yürütülen barış görüşmelerinin merkezinde yer alıyor. Uluslararası arabuluculuk girişimleriyle birlikte diplomatik temaslar sürerken, kapsamlı bir barış anlaşmasının sağlanması hâlinde koridorun fiilen açılmasının önündeki engellerin kalkması bekleniyor. Mevcut diplomatik tempo dikkate alındığında, koridorun tam kapasiteyle devreye girmesi için en olası takvim 2026 yılı olarak öne çıkıyor. Ancak sınırlı geçişlerin daha erken başlaması da ihtimal dâhilinde değerlendiriliyor.

Bölgesel dengeler ve aktörlerin tutumu
Zengezur Koridoru, Güney Kafkasya’daki jeopolitik dengeleri doğrudan etkileyen bir proje olarak görülüyor. İran ve Rusya gibi bölgesel aktörlerin yaklaşımları dönemsel olarak değişiklik gösterse de, koridorun açılması Türkiye-Azerbaycan hattını Orta Asya’ya doğrudan bağlayan stratejik bir güzergâh oluşturacak. Uzmanlara göre bu durum, Ankara ve Bakü’nün bölgedeki ekonomik ve siyasi ağırlığını kalıcı biçimde artıracak.
Orta Koridor’un Türkiye’ye sağladığı avantaj
Zengezur Koridoru, Orta Koridor’un en kritik ayaklarından biri olarak değerlendiriliyor. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle kuzey hatlarının, İran üzerinden geçen güzergâhların ise çeşitli kısıtlamalar nedeniyle işlevini yitirdiği bir dönemde, Orta Koridor Türkiye için stratejik bir alternatif sunuyor. Bu hat sayesinde Türkiye, Asya-Avrupa ticaretinde transit merkez rolünü güçlendirirken, küresel tedarik zincirlerindeki daralmaya karşı da önemli bir avantaj elde ediyor.

TÜİB Başkanı Büyükfırat: “Dünyaya nefes aldıracak ortak koridor”
Türkiye Uluslararası İş İnsanları Birliği (TÜİB) Başkanı Hüseyin Büyükfırat, Zengezur Koridoru’nun yeni dönemde küresel tedarik zincirlerinin merkezinde yer aldığını belirtti. Büyükfırat, “Türkiye ve Azerbaycan bu ortak koridorun temel iki taşı. Karabağ Savaşı sonrası oluşan barış ortamıyla birlikte koridor çok daha stratejik bir noktaya geldi” dedi.
Büyükfırat, Azerbaycan’ın savaş sonrası dönemde karayolu, demiryolu ve lojistik altyapı yatırımlarında ciddi atılımlar yaptığını, Hazar Denizi üzerinden Kazakistan ve Çin’e uzanan bağlantıların güçlendirildiğini vurguladı. Bakü’deki Elet Serbest Bölgesi, liman ve havalimanı yatırımları ile Hazar’da kurulması planlanan tersanelerin bu hattın tamamlayıcı unsurları olduğuna dikkat çekti.

Yatırım forumu vurgusu
Büyükfırat ayrıca, Azerbaycan-Türkiye Yatırım Forumu’nun ikincisinin düzenleneceğini açıkladı. Foruma Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Azerbaycan’dan üst düzey yetkililerin katılması bekleniyor. Forum kapsamında özellikle Karabağ’a yönelik yeni yatırım alanları, teşvikler ve ortak projeler ele alınacak.
Zengezur Koridoru’nun tamamlanmasıyla birlikte Türkiye’den Orta Asya’ya ve Avrupa’ya uzanan Orta Koridor’un en önemli halkalarından biri hayata geçmiş olacak. Bu gelişmenin, hem bölgesel ticaret hem de jeopolitik dengeler açısından yeni bir dönemin kapısını aralaması bekleniyor.











English (US) ·