◊ Meltem Fıratlı / meltem.firatli@hurriyet.com.tr
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 31, 2026 07:00
Bedenimizin bir parçası gibi telefonlarımız. Sürekli elimizde. Uzmanlar bunun bağımlılık olduğu konusunda sürekli uyarıyor. Belki hayatımızdan tamamen çıkaramayız ama ekran süremizi azaltabiliriz. Yaz da gelmişken tatili ekrana bakarak geçirmemek için önerilerimize göz atın.
Sabah kalkıp ilk iş Instagram’a, TikTok’a girip paylaşımlara bakıyoruz. Yapay zekâ üretimi yemek yapan kedileri, akrobatik hareketler sergileyen birbirinden şirin köpekleri izlemek birçoğumuzu eğlendiriyor. Sonra e-posta hesabımıza girip gelen postaları kontrol ediyoruz. WhatsApp’ta mesajlaşmalar, hava durumu, trafik bilgileri derken zaman nasıl geçiyor anlamıyoruz. Ekranımıza düşen bildirimlerin bir türlü sonu gelmiyor. Bu sırada ne sevdiklerimize gereken ilgiyi gösterebiliyoruz ne yakınlarımıza...
Uzmanlar ekran bağımlılığı konusunda sürekli uyarıyor. Dışarıdan bakıldığında eğlenceli görünen birçok uygulama parmaklarımızın ucunda ama Oxford Üniversitesi tarafından yayımlanan 2026 Dünya Mutluluk Raporu’na göre sosyal medyanın aşırı kullanımı gençlerin iyilik halini olumsuz etkiliyor. 140 ülkeden 100 bin kişinin katıldığı araştırmaya göre her dört gençten biri günün 7 saatini sosyal medyada geçiriyor. Bu da zihinsel sağlıklarını olumsuz etkiliyor. ABD’de gençlerin yüzde 58’si Instagram’sız, yüzde 57’si TikTok’suz bir dünyayı tercih ediyor ama yine de sosyal hayatları bu uygulamalara bağlı olduğu için vazgeçemiyorlar. Sosyal medyanın yoğun kullanımı kaygı, depresyon ve stresle ilişkilendiriliyor, uyku sorununa yol açtığına dikkat çekiliyor. Telefon ekranından tamamen uzaklaşmak mümkün görünmese de en azından süresini azaltabiliriz. New York Magazine bu konuyu geçen haftalarda kapağına taşıdı ve okuyucularına birtakım yollar önerdi. Telefonunuz kulağınızda arkadaşınızla konuşurken bir yandan da evin içinde telefonunuzu arıyorsanız büyük olasılıkla sizin de bu maddeleri okuma zamanınız gelmiş demektir.
◊Telefonunuzun ekranındaki parlak renkleri daha az çekici olan gri tonlarla değiştirin. Sırasıyla önce Ayarlar’a, ardından Erişilebilirlik’e ve sonra da Ekran’a girin. Renk Filtreleri’nden gri tonları seçin.

◊Televizyon izlerken bir yandan da telefonunuzla oynamamak için elinizi oyalayacak bir aktivite bulun. Örgü örmek, karalama yapmak gibi...
◊Ana ekranınıza düşen mesaj, e-posta ve uygulama bildirimlerini kaldırın, odaklanmanızı engellemesin.
◊Güne telefonu elinize almadan başlayın. Eski usul çalar saat kullanın. Sabah hava durumunu öğrenmek istiyorsanız da radyoyu açın.
◊Telefonunuzun zil sesini yalnızca aramalar için açık bırakın.
◊Ekran başında geçirdiğiniz süreye dair raporları arkadaşlarınızınkiyle karşılaştırın. Ve bu süreyi kontrol altında tutmak için arkadaşınıza da sorumluluk yükleyin.
◊Bildirimlerin sayısını azaltmak için fatura, kredi kartı işlemleri ve benzerleri için ayrı bir e-posta adresi alın. Diğerini de önemli e-postalar için kullanın.
◊Telefonunuzdan TikTok’u silin. Uygulamaya sadece bilgisayar ve iPad’inizden girin.

◊Ekran sürenizi azaltmaya yönelik uygulamalardan birini edinin. OneSec adlı uygulama ekranı sürekli kaydırmanızın önüne geçmek için karşınıza arada durup nefes almanız gerektiğini hatırlatan pencereler çıkmasını sağlıyor.
ScreenZen daha az kullanmak istediğiniz uygulamalarda kontrolü size geçiriyor.
Nasıl mı? Örneğin TikTok’u günde yalnızca beş kez açmanıza izin veriyor. Limitinize ulaştığınızda belirli bir süre uygulamaya erişiminizi engelliyor. Clearspace’se bir uygulamaya erişmek için belirli sayıda adım atmanızı ya da şınav çekmenizi istiyor.
◊Sosyal medya uygulamalarını ekranınızın üçüncü bölümüne taşıyın. Ya da klasörlerin derinliklerine gizleyin. Sürekli gözünüzün önünde olmazsa aklınızda da olmaz.
◊Arkadaşlarınızla sosyalleşirken minik oyunlar yaratın. Telefonunu ilk kullanan yemeğin parasını öder gibi...
◊E-kitap kütüphanenizi telefonunuza taşıyın. Ve e-kitap uygulamanızı da ana ekrana yerleştirin. Böylelikle gözünüz telefonunuza kaydığında sosyal medyada zaman geçirmek yerine birkaç sayfa kitap okuyabilirsiniz.
◊Çocuğunuzun yanında telefonunuzla ilgilenmeniz gerekiyorsa, ne yaptığınızı sesli olarak söyleyin. “İş e-postasına cevap veriyorum” veya “Market alışverişi yapıyorum” demek gibi. Böylece çocuğunuz telefonu rastgele gezinmek yerine bir araç olarak kullandığınızı görür.
◊Telefonunuzun vücudunuzun bir uzantısı gibi hissettirmesini istemiyorsanız işe haftada bir veya iki saat telefonunuzu yanınızda bulundurmayarak başlayın. Bilmediğiniz bir şehirdeyseniz eski usul fiziksel harita kullanın.

◊Evinizde telefon kullanımının yasak olduğu bir alan oluşturun. Ya da tam tersi telefonun serbest olduğu bir bölge belirleyin.
◊Antrenman sırasında telefonunuzu soyunma odasındaki dolapta bırakın. Aksi takdirde bedeninize ve ana odaklanmanız zorlaşıyor.
◊Yemek tariflerinin çıktısını alın ve alışveriş listelerinizi de elle kâğıda yazın.
◊Telefonunuzu yatağınızdan uzakta şarj edin.
◊Telefonunuz olmadan fotoğraf çekin.
◊Köpeğinizi gezdirmeye çıkarırken telefonunuzu evde bırakın. Dikkatinizi ona verdiğiniz için inanın bundan köpeğiniz de çok büyük mutluluk duyacak.
◊Kendinize tamamen keyfi ama katı kurallar koyun. Sabah 9.30’dan önce ve akşam 23.30’dan sonra telefona bakmak yok gibi.

◊İmkânınız varsa bahçe işleriyle ilgilenin. Sosyal medyadaki beğeniler ve etkileşimler kullanan kişide ilerleme etkisi yaratıyor, bu da dopamin üretimini artırıyor. Bitki bakımı da aynı ilerleme hissini sağlıyor. Üstelik sonunda taptaze domates yeme şansınız da var.
◊Basit bir telefon edinin. Ya da zaman zaman telefonunuzu hapsedin yani kilitli bir yerde tutun.

5 gün önce
33










English (US) ·