
Kaynak:Milliyet
Milliyet'in haberine göre; Konuya ilişkin konuşan Avukat Gizem Gonce, sürece ilişkin detayları paylaşarak davanın Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesi kapsamında değerlendirildiğini belirtti.
Dosya kapsamına göre, İçerenköy’de bulunan taşınmaz 1 Haziran 2021 tarihinde bir yıllık kira sözleşmesiyle aylık 1.150 TL bedel üzerinden kiraya verildi. Ancak ev sahibinin daha sonra konut ihtiyacının ortaya çıkması üzerine tahliye talebiyle yargı süreci başlatıldı.
Avukat Gonce, 24 Haziran 2025 tarihinde dava açıldığını, süreç öncesinde ise arabuluculuk aşamasının tamamlandığını ifade etti. Kiracı tarafın ise kira sözleşmesinin eski tarihli olduğunu ve ileri sürülen ihtiyacın “gerçek ve samimi olmadığı” yönünde savunma yaptığı aktarıldı.
DETAYLI ARAŞTIRMA YAPILDI
Yargılama sürecinde mahkemenin kapsamlı bir inceleme yaptığı, Emniyet Müdürlüğü, Ataşehir Tapu Müdürlüğü, kira ödemelerine ilişkin banka kayıtları, İSKİ ve ilgili kurumlara yazılar yazılarak detaylı araştırma yapıldığı belirtildi.
TARAF TANIKLARI DİNLENDİ
Ayrıca mahkeme tarafından taraf tanıkları da dinlendi. Davacı tarafın babası ve kız arkadaşı, ev sahibinin konut ihtiyacının gerçek olduğunu, ailevi koşullar ve yaşam düzeni nedeniyle taşınmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Tanık beyanlarında, aileye ait mevcut konutun yıkım sürecinde olduğu, bu nedenle alternatif bir yaşam alanına ihtiyaç doğduğu belirtildi. Ayrıca birlikte yaşam planları ve çalışma koşullarındaki belirsizlikler nedeniyle kira düzeninin sürdürülemediği yönünde ifadeler verildi.
Mahkeme, Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesi kapsamında yaptığı değerlendirmede, ihtiyaç sebebiyle tahliye davalarında konut ihtiyacının “samimi, zorunlu, güncel ve devamlı” olması gerektiğini vurguladı. Kararda, ihtiyacın yalnızca dava açıldığı tarihte değil, yargılama süreci boyunca da devam etmesi gerektiği belirtildi.
Dosyada yapılan incelemeler sonucunda, davacının İstanbul’da başka bir konutunun bulunmadığı, tapu kayıtları ve resmi kurum yazışmalarıyla da bu durumun doğrulandığı ifade edildi. Ayrıca noter kanalıyla gönderilen ihtarnameler de değerlendirilerek ihtiyacın gerçek olduğu kanaatine varıldı.

Mahkeme, tüm deliller ışığında taşınmazın tahliyesine hükmetti. Kararla birlikte kiracının 30 bin TL vekalet ücreti ve yargılama giderlerini ödemesine de karar verildi.
Kararın, özellikle ihtiyaç sebebiyle tahliye davalarında “ihtiyacın sürekliliği ve samimiyeti” kriterinin yargılama boyunca dikkate alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.











English (US) ·