- Bir tuhaf olmuşlar.
- Tabancayı ellerine bile alamamışlar.
- Hatta ve hatta görmek bile istememişler.
*
Hele tabancanın yanında birkaç kurşun da hediye edildiğini görünce az kalsın bayılacaklarmış.
*
Neden?
Çünkü öyle barışseverlermiş ki bu beyzadeler, silahtan ölesiye nefret ediyorlarmış.
*
Gazze’de çoluk çocuk katledilirken sergilemedikleri duyarlılığı, hediye tabanca karşısında sergilemişler yani.
*
Bunlar böyledir.
*
Uluslararası toplantılarda “Katliamlar ne kötü be birader” diye şahlanırlar.
Ama sıra gözlerinin önündeki katliamlara gelince ya destekçisi olurlar ya da suskunu.
NATO gibi silahların konuşulduğu toplantıda fevkalade girişken olurlar.
Ama sıra hediye tabancaya gelince kalpleri sıkışıverir.
*
Acaba liderlere tabanca hediye edilmesi, sahte duyarlılığı / kaypak insancıllığı ortaya çıkarmak amacıyla mı kurgulanmıştı?
Eğer öyleyse... Bingo!
TRUMP NE DEMEK İSTEDİ? TÜRKİYE SAVAŞA MI GİRECEKTİ?
TRUMP, Erdoğan’ı ve Türkiye’yi överken şöyle dedi:
*
“Ben olmasam Türkiye İran tarafında savaşa girerdi. Her ne kadar İran’ı da sevdiğini düşünmesem de.”
*
Ankara’da bir değil iki kere söyledi Trump bunu. Duyduğum anda herkes gibi ben de “Allah Allah! Ne diyor bu adam yahu” dedim.
Türkiye gibi savaş çıkmasın diye çırpınan bir ülkenin savaşa gireceğini söylemek... Tam olarak deli saçması gibi bir şey.
İyi ama ne kadar saçmalarsa saçmalasın bir ABD Başkanı’nın iki kez aynı şeyi söylemesini de ciddiye almak gerekmez mi?
Ciddiye aldım tabii ki.
Ciddiye alınca da meseleyi kavradım.
*
Ama önce iki ismi anmalıyım:
Hürriyet’in Ankara Temsilcisi Hande Fırat ve Yeni Şafak’ın başarılı dış politika yorumcusu Yahya Bostan.
Hande’nin savaştan hemen önce Hürriyet’te yazdığı yazılarda verdiği ipuçlarından yararlandım. Yahya Bostan’ın da dün yazdığı yazıdan.
*
Olay şu:
*
İran Savaşı’ndan hemen önce Kürt gruplarının İran’a karşı kara gücü olarak kullanılması gündeme gelmişti. PKK dahil bu gruplar, özellikle İran’daki rejimin devrilmesinde rol oynayacaktı.
CIA ve MOSSAD planıydı bu. Hatta Trump, o süreçte Kürt grupların liderleriyle görüşmeler yapmıştı.
Ama olmadı. Ama yapamadılar. Kısa bir süre içinde plandan vazgeçildi.
*
Neden olmadı? Neden yapamadılar?
Bugün anlıyoruz ki birçok faktörün yanı sıra Türkiye’nin tutumu da bu konuda belirleyici olmuş.
Yine bugün anlıyoruz ki Türkiye, o dönemde Trump’ı çok ciddi biçimde uyarmış.
*
Belli ki Trump, o uyarıyı, “Bunu yaparsanız biz de savaşa girebiliriz” keskinliğinde anlamış.
Türkiye’ye “Tamam, o planı uygulamıyoruz. Ama siz de bu işe girmeyin” demiş.
*
Kısacası...
Trump’ın “Ben olmasam Türkiye savaşa girerdi” derken... Anlatmak istediği tam olarak böyle bir şey.

KÜÇÜK EV’İN YENİ SÜRÜMÜ TUTMAZ
TRT’nin siyah beyaz olduğu dönemlerde bir “Küçük Ev” dizisi vardı.
Nasıl da deli gibi izlerdik bu diziyi.
Laura’yı, Mary’i falan nasıl da benimserdik.
İşte bu dizinin yenisini çekmişler. Bir platformda rastladım. Azıcık izledim. Nasıl da tatsız tuzsuz geldi.
*
Bu yeni sürümün tutacağına ihtimal vermiyorum.
Gerekçelerim şunlardır:

*
Küçük Ev’in Küçük Ev olduğu dönemde seçenek yoktu, el mecbur bütün mahalle izliyorduk bu diziyi.
*
Küçük Ev’in püriten evreni, bugün için çok masum, çok yapay, çok sıkıcı kaçıyor. Biz büyüdük ve kirlendi dünya olayı yani.
*
Eski Laura’yı, eski Mary’i arıyor gözlerimiz. Yeni Laura’yı, yeni Mary’i kabullenirsek hatıralarımıza ihanet edeceğimizi düşünüyoruz.

YENİ NESİL DOLANDIRICILAR KİMLERİ HEDEF ALIYOR
- Paranoyak olabilecekleri düşünülen yaş almış sanatçıları.
- Hayatları boyunca sadece kendi alanına odaklanmış emekli profesörleri.
- Asker / polis / savcı denilince ürperecek tipte emekli bürokratları.
- Siyasette hep orta seviyelerde yer almış eski siyasetçileri.
NATO ZİRVESİ / POSTER SAVAŞI
NATO Zirvesi’nin yankıları sürerken...
CHP’de olup biten şu:
*
Kemalciler ile Özgürcüler arasında CHP İstanbul il binasına kimin posteri asılacak savaşı yaşanıyor.
Gerilim, kargaşa, polisin araya girmesi falan.
*
İnsan hiç değilse...
Öbür taraf NATO Zirvesi’yle hava atarken bizim vereceğimiz görüntü bu mu olmalı diye düşünüp bir süre erteler şu poster savaşını.

1 hafta önce
35










English (US) ·