Şunu başta belirteyim. Normalde bu saatte ışık yakmamız yasak. Onun için aşağıya indim ben. Bu ışığı da yakmak yasak. Ben kısaca özetleyeceğim elimden geldiğince. Şimdi şöyle bu filo İspanya'dan başladı. Ama İtalya'dan geldi 7 gün sonra. İtalya'daki gönüllü aktivistlerle birleştirildi. İspanya'dan gelen gemilerin de yola çıktı.
Ama bunun öncesinde İspanya'da ve İtalya'da bütün aktivistler profesyonel bir eğitim, disiplinli bir eğitimden geçti. Yani bu filodaki herkes bir profesyonel eğitimden geçti. Gerek psikolojik eğitimden, gerek destek, gerek saldırı anında nasıl müdahale edilecek? Şimdi dün akşam maalesef uluslararası sularda Yunanistan yakınlarında hukuka aykırı bir şekilde İsrail bize canice saldırdı. Hukuku hiçe saydı. Bunu dünyanın duyması lazım.
Dünyaya yayılması lazım. Birilerinin bunlara dur demesi lazım. Öncesinde zaten telsizden haber geçtiler. Geri dönün, bu insani yardımı biz götürelim. Bunu demelerindeki sebep aslında biraz korkaklık diye nitelendiriyorum. Çünkü dünyanın dört bir yanından dil, din, ırk, renk, kültür fark etmeksizin aktivistler müthiş bir insani duyguyla geldiler buraya. Bu filonun amacı insani yardım götürmek.
Hiçbir din gözetmeksizin, hiçbir siyasi görüş gözetmeksizin amaç tamamen insani yardım. Bu katılım ve dünya genelindeki bu ilgiyi görünce İsrail daha biz Yunan sınırlarına gelince uluslararası sınırda Gazze'ye yaklaşmadan bile bir afalladı, bir tedirgin oldu ve bize beklenmedik anda dronlarla tacize başladılar.
Sonra kırmızı lazerli ışıklarla taciz ettiler ve sonra botlarla gelip maalesef 22 teknemizi alıkoydular. İçindeki aktivistlerimizi koydular. Böyle bir saldırıya maruz kaldık. Dünya, İsrail'in hukuku hiç saydığına bir kez daha şahit oldu.

Tekne, yelkenli tekneler bizimkiler. Bu gemide bu insani filo teknelerinde İsrail'i korkutan neyi taşıyoruz? İnsani ve vicdani boyutta müthiş bir enerji ve yardım taşıyoruz. İsrail bundan korkuyor. Bir, bu filonun bir numaralı kuralı şiddetsiz eylemdir. İki, hukuk kurallarına tamamen uygun şekilde hareket ediyoruz. İsrail'in yanlış anlayabilecek hiçbir şeyi mesela drone saldırısında dronlara müdahale etmiyoruz. Bize fiziki müdahale ettiğinde profesyonelce davranıp hukuka uygun şekilde davranıyoruz.
Çünkü onlara el kaldırsan adamların elinde top, tüfek, bir sürü silah var. Sen el kaldırdın mı, diyorlar ki bu bize el kaldırdı. Hemen hukukun önüne geçiyorlar ama nasıl oluyor bilmiyorum. Haklı çıkarıyorlar kendilerini. Dünyada birilerinin bu caniliğe bir son vermesi lazım. Biz dün bize saldırdılar. Bu saldırı karşısında 22 teknemize el koydular. Ama bu el koymaları bizi korkutamaz. Çünkü biz insani olarak kararlıyız. İsrail'i korkutan bizde herhangi olumsuz bir şey yok.
Dün %100 dibimizdeydi, üstümüzdeydi o devasa dronlar filan, helikopterler, botlar ama şu an biz yine hava kararıyor. Biz nöbetçiyiz. Zaten nöbet tutuyoruz devamlı. Şu an için bugün sabahtan beridir bir nesne görmedik ama göz kapamıyoruz. Gözümüzü yummuyoruz. Tamamen nöbet tutarak etrafı gözetliyoruz. Herhangi bir şey aldığımızda ona göre biz de davranışa geçiyoruz.










English (US) ·