Sorun İran’da tek bir komuta merkezi kalmaması mı? Yoksa başka hesap mı var?

1 hafta önce 23

İran’ın Damgan Semnan Eyaleti’nde bulunan Tahran ile Meşhet arasındaki Damgan kentinden Türkiye’ye doğru balistik füze ateşlendi. Balistik füze Irak ve Suriye’yi geçti, NATO ülkelerinin güvenliği için görevlendirilen ve Antalya açıklarında bulunan ABD gemisi tarafından vuruldu, parçası ise Hatay Dörtyol’da bulunan bir yazlığın yapay gölüne düştü. Rotayı göz önüne getirirseniz hedef belliydi. Peki İran Türkiye’yi nasıl karşısına almaya kalktı?

- İran’da artık bir merkezi komuta sistemi bulunmuyor.

- Yetkiler valilere dolayısıyla yereldeki güçlere verildi. Bir anlamda merkezde kimse olmadığı için gruplar tek başına karar verip, füze atıyorlar.

- Ankara tam da bu nedenle şimdilik soğukkanlı bir tavır takındı.

- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı ile birden fazla görüşme yaptı. İran Dışişleri Bakanı, Fidan’a, Türkiye’ye atılan füzeden haberdar olmadığını söyledi.

- Şimdilik bir anlamda beyan esastır denildi ancak İranlı yetkililer sert bir dille uyarıldı.

- Ankara’nın gözardı etmediği ihtimal ise İran’ın da savaşı bölgeye yayma amacı olabileceği... Bu Ankara açısından yeni ve kritik değerlendirmeleri beraberinde getirecek bir olasılık.

RADAR GÖRÜR, GEMİ VURUR: KÜRECİK’İN İŞLEVİ

Ortadoğu’da her kriz büyüdüğünde Ankara’da aynı soru yeniden sorulur: Kürecik radarı devrede mi?

Çünkü Malatya’nın Akçadağ ilçesindeki o radar istasyonu, NATO’nun balistik füze savunma sisteminin en kritik sensörlerinden biri. Bir anlamda füze kalkanının gözü.

- Hikâye 2010 yılında NATO’nun Lizbon Zirvesi’nde başladı. O zirvede NATO ülkeleri Avrupa’yı balistik füzelere karşı koruyacak yeni bir savunma mimarisi kurma kararı aldı. Özellikle İran’ın hızla gelişen balistik füze programı Batı’nın güvenlik ajandasının üst sıralarına çıkmıştı.

Planın adı EPAA—European Phased Adaptive Approach idi. Bu sistem üç temel unsurdan oluşuyordu:

- Erken uyarı radarları.

- Denizden çalışan füze savunma sistemleri.

- Avrupa’da kurulacak kara konuşlu önleme üsleri.

Ve erken uyarı radarının adresi Türkiye oldu. 2011’de Ankara ile Washington arasında yapılan anlaşma sonrası Malatya Kürecik’te AN/TPY-2 X-band radarının kurulmasına karar verildi.

- Radar 2012’de faaliyete geçti.

- Başlangıçta ABD sisteminin parçası olarak kurulan radar, daha sonra NATO’nun entegre füze savunma mimarisine dahil edildi.

KÜRECİK ASLINDA NE YAPIYOR?

Kürecik’teki radarın görevi füze vurmak değil. Görevi füzeyi mümkün olan en erken anda görmek. AN/TPY-2 radarı X-band frekansında çalışan çok yüksek çözünürlüklü bir radar.

Bu radar:

- Balistik füzenin kalkışını, hızını, uçuş rotasını, düşeceği muhtemel noktayı çok kısa sürede hesaplayabiliyor.

- Yaklaşık 1000–2000 kilometrelik bir alanı görebiliyor.

- Bu da İran’dan fırlatılabilecek bir balistik füzenin çok erken aşamada tespit edilmesini sağlıyor. Füze fırlatıldığı anda radar devreye giriyor. Elde edilen veriler birkaç saniye içinde NATO’nun komuta ağına gönderiliyor. Burada radar verileri uydu sensörleri ve diğer radarlarla birleştiriliyor.

SİSTEMİN İKİNCİ HALKASI: DENİZDEKİ FÜZE SAVUNMA GEMİLERİ

Eğer füzenin hedefi NATO ülkeleri ise sistemin ikinci halkası devreye giriyor. Bu halkada Akdeniz’de devriye gezen Aegis destroyerleri bulunuyor. ABD donanmasının Arleigh Burke sınıfı destroyerleri NATO’nun füze savunma sisteminde kilit rol oynuyor.

Yaklaşık:

- 155 metre uzunluk,

- 9 bin ton deplasman,

- 300 kişilik mürettebat ile bu gemiler adeta denizde gezen bir savunma üssü gibi.

- Gemilerin kalbinde ise Aegis Combat System bulunuyor.

- Bu sistem güçlü SPY radarlarıyla çalışıyor ve aynı anda yüzlerce hedefi takip edebiliyor.

- Eğer füze tehdidi teyit edilirse gemiden SM-3 önleyici füze ateşleniyor.

- SM-3’ün en dikkat çekici özelliği şu:

- Patlayıcı taşımaz.

- Nükleer başlık taşımaz.

- Hedefi kinetik çarpma ile yok eder.

Yani uzayda hedefe çarpan yüksek hızlı bir metal mermi gibi çalışır. Askeri literatürde buna “hit-to-kill” deniyor.

ZİNCİRİ ANLAMAK...

NATO füze savunma sistemi kabaca şöyle çalışıyor:

- Kürecik radarı füzeyi görür.

- NATO komuta merkezi tehdidi analiz eder.

- Akdeniz’deki Aegis gemisi önleme füzesini ateşler.

- Balistik füze imha edilir.

- Bu yüzden NATO içinde Kürecik için kullanılan tanım oldukça net: “Füze kalkanının gözü.”

NATO’NUN İŞLEVİ

- Kürecik sadece bir radar üssü değil. Aynı zamanda büyük güç rekabetinin de bir parçası.

- Balistik füze savunmasında en kritik unsur zamandır. Bir füzenin fırlatıldığını birkaç dakika daha erken görmek bile savunma sistemlerinin kaderini değiştirebilir.

- Türkiye NATO üyesidir. Kürecik gözü son olayda NATO üyesinin güvenliği için devreye girmiştir.

BİTİRİRKEN...

Son olayda savunma zinciri yukarıdaki satırlarda anlatıldığı gibi işledi. Türkiye, İran’ı net ve kararlı sözlerle uyardı. Şimdilik olaya bir grubun attığı füze olarak bakıyor. Ancak bundan sonraki gelişmeler büyük bir hassasiyetle izlenecek. Ankara her olasılığa karşı planlarını yaptı. Ancak temel hedefinde değişiklik yok. Ankara, savaşın bölgeye yayılmasını kesinlikle istemiyor.

Habere git