SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Erdoğan: İsrail ateşkese rağmen saldırıyor

2 saat önce 25
 İsrail ateşkese rağmen saldırıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

Çok değerli kardeşlerim, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyor, bu güzel Ramazan akşamında, bu bereketli iftar sofrasında sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Sizlerin şahsında 81 ilimizin tamamında alın teriyle, emeğiyle, gayretiyle ülkemize değer katan tüm çalışanlarımıza, tüm işçi kardeşlerime selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Mübarek Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum. İftarını bizimle açan siz emekçi kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Bizleri bir araya getiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımıza, Sayın Bakanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum.

"İSRAİL, ATEŞKESE RAĞMEN SALDIRIYOR"

Müslümanlar olarak bir taraftan 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'e erişmenin coşkusunu yaşıyor, diğer taraftan da Gazze'de, Sudan'da ve daha birçok yerde sıkıntı çeken, eziyet gören bir kuru ekmek, bir tas çorba ile iftar yapmak zorunda kalan kardeşlerimizin sızısını yüreğimizde hissediyoruz. 10 Ekim'de bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen hukuk tanımaz İsrail hükümeti Gazze ve Batı Şeria'ya yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail'in saldırıları sonucu 11 Ekim'den bu yana 615 Filistinli şehit oldu. 2000'e yakın Filistinli kardeşimiz yaralandı. İnsani yardım malzemelerinin girişinde halen ciddi güçsüzlükler çekiliyor. Gazze'nin nefes borusu olan Refah sınır kapısında kısıtlamalar, zulümler, İsrail'in keyfi davranışları maalesef devam ediyor. Yıkıntılar arasında kurşun izleriyle dolu binalarda iftar yapan ama zalime boyun eğmeyen Gazzeli kardeşlerimiz bir kez daha tüm Müslümanlara örnek oluyor. Cenab-ı Allah Gazze'deki mazlumlarla birlikte zulüm ve eziyet gören tüm kardeşlerimizin yardımcısı olsun diyorum.

"EMEK, ALIN TERİ, HELAL KAZANÇ KUTSAL DEĞERLERDİR"

Kıymetli misafirlerimiz, emek, alın teri ve helal kazanç medeniyetimizin tam merkezinde yer alan kutsal değerlerdir. Bu kavramlar, adaletle, hakkaniyetle ve refahla yoğrulmuş tarihimizin köşe taşlarıdır. Asırlar boyunca ahi teşkilatımız, loncalarımız ve orta sandıklarımız sadece işçiyle işverenin hukukunu korumakla kalmamış, aynı zamanda toplumsal düzenin en sağlam teminatlarından biri olmuştur. Ahi Evran'ın işine, işine, aşına özen göster sözü, dün olduğu gibi bugün de çalışma hayatımızın temel felsefesini oluşturuyor. Emeği mukaddes gören ve alnındaki ter kurumadan emeğin karşılığının ödenmesini emreden bir dinin mensupları olarak, 2002 yılından beri siz değerli kardeşlerimin hakkını vermeye, adil ve huzurlu bir çalışma iklimi inşa etmeye önem gösterdim.

"DEVRİM NİTELİĞİNDE ADIMLAR ATTIK"

İlk günden itibaren hedefimiz işçi, işveren ve kamu görevlisi dahil herkesin hukukunun korunduğu, iş barışının en ideal seviyede sağlandığı bir sistemi ülkemize kazandırmaktır. Ne ülkemizdeki malum çevreler gibi sermaye düşmanlığı yaptık, ne sermayeyi renklere ayırdık, ne de rızkını alın teri dökerek kazanan emekçi kardeşlerimizin haklarının gasp edilmesine göz yumduk. Dengeli, sağduyulu ve rasyonel politikalarla işçilerimizin, memurlarımızın, sendikalarımızın şartlarını iyileştirmek, refah seviyelerini yükseltmek için çaba harcadık. Yıllardır bizden önceki siyasilerin vaatlerinden öteye gitmeyen alanlarda devrim niteliğinde adımlar attık.

"TOPLU SÖZLEŞME İKRAMİYESİNİ BİZ YÜRÜRLÜĞE KOYDUK"

Değerli Kardeşlerim, Bakın burada öne çıkan reformlarımızı sizlerle kısaca paylaşmak isterim. 1 Mayıs biliyorsunuz bu ülkede yıllarca en fazla tartışma konusu olan hususlardan biriydi. 1 Mayıs'ı Emek ve Dayanışma Günü olarak resmi tatil ilan ederek bütün bu gereksiz tartışmalara biz son verdik. İşçi kardeşlerimizin daha emniyetli koşullarda çalışmalarını temin etmek için iş sağlığı Sendikalar ve toplu iş sözleşmesi kanununu revize ederek iyileştirdik. Sendikal güvenceleri ve grev hakkını biz güçlendirdik. Kamu görevlilerimize toplu sözleşme hakkı tanıdık. Ana muhalefet partisinin anayasa mahkemesine taşıyıp iptal ettirdiği toplu sözleşme ikramiyesini biz yürürlüğe koyduk.

"ÇOCUKLARIN RAMAZAN-I ŞERİF NEŞESİNE SALDIRIYORLAR"

Kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak kadınların çalışma hayatındaki hak ve özgürlüklerini garanti altına aldık. Kamu çalışanlarımız artık cuma izni, hac izni gibi haklardan tam ve etkin şekilde yararlanabiliyor. Tabii burada şunu da önemle ifade etmek durumundayım. Yıllarca örselenen, yıllarca hakları yok sayılan keyfi yasaklarla on yıllar boyunca mağdur edilen insanlarımıza yönelik bu düzenlemelerin ülkemizdeki kimi çevreleri ciddi manada rahatsız ettiğini görüyoruz. Milletin, anayasamızın amir hükümlerine uygun şekilde din ve vicdan hürriyetine sahip olması, inancını kamusal alanda özgürce yaşaması nedense bunlara dokunuyor, bunları adeta zıvanadan çıkartıyor. İşte sizler de inanıyorum ki üzülerek takip ediyorsunuz. Her karış toprağı şehit kanlarıyla yoğrulmuş, bin yıldır ilahi Kelimetullâh'ın sancaktarlığını üstlenmiş, yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bir ülkede işçinin, memurun, üniversite öğrencilerinin gönül rahatlığıyla cumaya gitmesine, çocukların Ramazan-ı Şerif neşesini saldırıyorlar. Laiklik kavramının korkakça arkasına saklanıp milletin inanç değerlerine ateş eden, 27 Mayıstan beri milli iradeye yönelik darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanlarda tetikçilik yapma dışında hiçbir görevi olmayan, Türkiye'nin 23 yılda yaşadığı değişimi içlerine sindiremeyen, zihnen ve fikren fosilleşmiş bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz. Onlar ne derse desin, hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın, biz toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklanıyoruz.

Habere git