SON DAKİKA... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaş tehlike düzeyini artırıyor

1 saat önce 29
 Savaş tehlike düzeyini artırıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları;

Gece gündüz demeden bir insanımıza ulaşmak için her teşkilatımın her bir neferine selamlar gönderiyorum. AK Parti Grup toplantımızın ülkemize demokrasimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. 

"BİZİM ÇOCUKLARI TEBRİK EDİYORUM"

Öncelikle 2026 Dünya Kupası play off finalinde Kosova’yı mağlup ederek Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan Milli takımımızı, 'bizim çocukları' canı gönülden tebrik ediyorum. Ay yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından futbolun bu en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan milli takımımıza önce Avustralya, Paraguay ve Amerika’ya karşı oynayacağımız grup maçlarında, daha sonra inşallah finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum. Bizim çocukların her zaman olduğu gibi ay yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına, aziz milletimizin göğsünü kabartacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum.

Değerli arkadaşlar, yine konuşmamın başında siz milletvekillerimizle birlikte tüm milletimizin, gönül ve kültür coğrafyamızdaki bütün kardeşlerimin geçmiş Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum.

Aynı şekilde Türkiye başta olmak üzere ortak coğrafyamızda baharın müjdecisi olarak büyük bir coşkuyla kutlanan Nevruz Bayramı’nı tebrik ediyorum. Nevruz gününün 5-10 provokatörün kundaklama girişimlerine rağmen geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de herhangi bir taşkınlık yaşanmadan kutlanmasından duyduğumuz memnuniyeti tekrar ifade ediyorum. Nevruz’u anlamına ve ruhuna uygun şekilde idrak eden aziz milletimize sağduyusundan ötürü tekrar teşekkür ediyor, Nevruz’un da hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Rabbimden bizleri coğrafyamızda çatışmaların ve savaşların olmadığı, huzurla geçireceğimiz bayramlara kavuşturmasını niyaz ediyorum. Rahmetli Alvarlı Efe Hazretlerinden ilhamla söyleyecek olursak, canın cananını bulduğu, hüznü kederin defolduğu, cümle günahların af olduğu, dertlerin derman bulduğu, İslam aleminin huzura kavuştuğu, gözyaşlarının yerini tebessümlere bıraktığı, Gazze’den Lübnan’a, Sudan’dan Yemen’e, İran’dan Körfez’e bölgemizin dört bir yanında barış rüzgarlarının estiği, hasılı bayramların bayram gibi yaşandığı o güzel günlere Rabbim hepimizi, tüm Müslümanları ve insanlığı eriştirsin.

5G teknolojisiyle fiilen tanışmış olduk. Ülkemizin rekabet gücünü artıracak, dijital bağımsızlığımızı perçinleyecek 5G teknolojisini ülkemize kazandırmanın bahtiyarlığını kazandık. 5G inşallah ülkemizi dijital dönüşümün merkezine taşıyacak. Devrim niteliğindeki bu teknolojiyi aşamalı biçimde yaygınlaştıracağız. İlk etapta kullanıcı talebinin yüksek olduğu yoğun trafik bölgelerinden başlayarak bu teknolojiyi ülkemizin her köşesine ulaştıracağız. 

"ÜSLUBUMUZA ÖZEN GÖSTERİYORUZ"

Son günlerde muhalefetin iyice zıvanadan çıkan çirkin üslup ve tavırları nedeniyle bu değerlendirmemi sizlere hatırlatmakta fayda görüyorum. Bir defa hepimiz şunun farkında olmalıyız Türk milleti irfan sahibi basiret ve feraset sahibi bir millettir bu milleti kandıramazsınız bu millete siyasi hokkabazlığı siyaset diye yutturamazsınız. Bu aziz millet eğriyi doğrudan ayırmasını çok iyi bilir. Hiç kuşkunuz olmasın milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile Ana Muhalefet arasındaki vizyon farkını çok net görmekte bunun değerlendirmesini en güzel şekilde yapmaktadır. Ana Muhalefet partisinin iyice çirkinleşerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini benim vatandaşım takip etmekte hak ettiği notu vermektedir. 

Vaktimizi nefesimizi israf etmek yerine sadece işimize milletimize hizmet etmeye odaklandık. Açık açık söylemek isterim biz 23 yıldır olduğu gibi laf üstüne laf koymanın değil taş üstüne taş koymanın çabasındayız.

Bu milleti kandıramazsınız. Bu millete siyasi hokkabazlığı cambazlığı siyaset diye yutturamazsınız. Bu aziz millet yalancıyı dürüstten ahlaklıyı ahlaksızdan ayırmasını çok iyi bilir. Hiç kuşkunuz olmasın. Milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile seviye üslup ve vizyon farkını çok net görmektedir.

Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP'nin parmak izi vardır. 27 Nisan bildirisi öncesinde toplumu ve siyaseti geren CHP'dir. Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını sıvazlayan CHP'dir, 17 - 25 aralık darbe teşebbüsünde darbecilere çanak tutan CHP'dir. 15 Temmuz ihanetinde kontrollü darbe iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışan yine CHP'dir. 

Kimse kusura bakmasın Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. 

Darbecilik CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek CHP'nin milli sporudur. 

CHP bu ülkede darbeciliğin vücut bulmuş halidir. Nasıl tenekeyi sarıya boğmakla altına dönüşmezse CHP'nin darbeci geleneği değişmez değişirse geriye CHP kalmaz. 

Çok değerli kardeşlerim karşımızda ne kalibremize ne kalitemize uygun bir siyasi rakip var. Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk hakaretlerinden yüzü kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. Bun bu seviyesizliği aziz milletime şikayet ediyorum havale ediyorum. 

Bölgemizde 28 Şubat'ta başlayan ve birinci ayını dolduran savaş tehlike ve tehdit düzeyini artırarak devam ediyor. Önceliğimiz ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır. Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmaya kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden temkinli itidalli dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz. 

İçişleri Bakanımız İslamabad'da düzenlenen Suudi Arabistan Mısır Pakistan dışişleri bakanlarının bir araya geldiği dörtlü toplantıya iştirak etti. Toplantıda endişelerimizi ve savaşı durdurmak için atılabilecek müşterek adımları dile getirdik. 

Milli Savunma Bakanımız MİT başkanımız ve diğer arkadaşlarımız kendi görev alanları içinde yoğun çaba sarf ediyorlar.

Türkiye'nin tavrı çok berraktır. Bölgemizde barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları yapmayı tereddütsüz görev biliyoruz. 

Akan kanın durması silahların susması sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur. 

Habere git