Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları;
Sizlerin vasıtasıyla İstanbul'umuzun 39 ilçesindeki Türkiye’nin 81 ilindeki vatandaşlarımın hepsine buradan selamlarımı gönderiyorum. Bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızı 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir aradayız. Eserlerimize bir yenisini eklemenin 86 milyona aşk ile hizmet etmenin gururunu yaşıyoruz. Eserlerimize bir yenisini de ekledik. AK Parti olarak 23 yıldır halka hizmet hakka hizmet anlayışıyla hareket eden bir kadroyuz. Milletin emanetini yere düşürmemek mahcup olmamak için 86 milyonun tamamı için geceyi gündüze katıyoruz. Yatırımlarla ülkemizi güçlendiriyoruz. Her alanda başarıdan başarıya koştuk. Her zaman kendimizle yarıştık. Hep daha iyisini hedefledik. Direksiyonuna geçtiğimiz 2002’den bu yana ülkemize her kulvarda ipi göğüslettik. Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuk. Başkalarıyla değil, her zaman kendimizle yarıştık, hep daha iyisini, daha güzelini, daha ilerisini hedefledik.
"KARAYOLU ULAŞIMINDA DESTAN YAZDIK"
Eski Türkiye’yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor. İktidarlarımızın başarı hikâyesi yazdığı, Türkiye’ye çağ atlattığı, ülkemizin makûs tarihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava ve deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken, diğer yandan yolcu sayılarını en yüksek seviyelere getirdik. Biliyorsunuz, 10 gün önce Ankara’da Esenboğa Havalimanımızın 3. pisti ile yeni kule ve tamamlayıcı tesislerinin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanımız, dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Karayolu ulaşımında ise adeta destan yazdık.

"MUHALEFETİN TEK YAPTIĞI ÇAMUR ATMAK"
Bakın, şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum. Göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye’ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77’ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. İşte bugün de bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresinin kurdelasını sizlerle birlikte kesmenin heyecanı içindeyiz.
Değerli kardeşlerim kıymetli misafirler 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içimi yakan bir hususu bugün sizlerle paylaşmak arzusundayım. Burayı özellikle genç arkadaşlarımın ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimin çok iyi dinlemesini rica ediyorum.
Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman takoz benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek birilerine hakaret etmek birilerini rencide etmek tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz.
Tam tersine sadece bir durum tespihinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz.
Arkaik bir zihniyetiyle ülkemiz muhalefetini mefluz eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz. Şimdi bakınız değerli dostlar bölünmüş yol projesini ilk açıkladığımızda takoz diye tanımladığımız bu zihniyetle hem de çok acı bir şekilde yüz yüze geldik. Yapılan her hizmeti karalamayı maharet sanan eser düşmanı muhalefet koro halinde çıktı 'Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını harcıyorsunuz, petrol lobisine hizmet ediyorlar, bölünmüş yollara ne gerek var mevcut yolları koruyun' dediler.
"KAMERALAR ÖNÜNDE MİKROFON TOKATLIYORLAR"
Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizdir; millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizdir; taş üstüne taş koymaktan acizdir. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında “işte bizim meselemiz” diyebilecekleri hiçbir icraatları yoktur. Sizler de görüyorsunuz; belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar, belediyeye işi düşenin adeta iliğini kurutmuşlardır. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada burada keyif sürmüşlerdir. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyor, yargı mensuplarına ve belediye başkanlarımıza hakaret ediyor, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar. Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er ya da geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı, inanıyoruz ki deliller dışında en isabetli kararı verecektir. Her gün son derece çirkin ifadelerle, sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya, süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye; yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız bu telaş hâli ne? Adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz “arınmak” sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor?
Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin, kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok ama çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin, varsın öfke nöbetleri geçirmeyi sürdürsün, biz, işte bugün burada olduğu gibi, eserlerimizle konuşmaya devam edeceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin ve gerilimin diline asla teslim olmayacağız, işimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya odaklanacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.
Bu düşüncelerle hizmete aldığımız 30 bininci kilometremizin bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve bölgemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçen tüm kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, Ulaştırma Bakanlığımıza ve Karayolları Genel Müdürlüğümüze yürekten teşekkür ediyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla ve sevgiyle selamlıyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.











English (US) ·