Giriş Tarihi: 17 Temmuz 2026
Başkan Erdoğan, destansı 15 Temmuz direnişinin 10'uncu yılında uyarı niteliğinde tarihi bir konuşma yaptı. O konuşmanın can alıcı noktası şu iki cümlede saklıydı:
FETÖ'nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz.
FETÖ'nün bürokraside, siyasette, özellikle de ticari faaliyetlerde yeniden var olma gayretlerini yakından takip ediyoruz.
Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ gibi muhaliflerin bile "O olmasaydı FETÖ'ye karşı mücadele başarılamazdı" diyerek hakkını teslim ettiği ülke lideri Erdoğan, on yıl sonra "bürokraside, siyasette ve ticarette" varlık gösteren "kripto" yapılardan söz ediyorsa "tehlike" sürüyor demektir.
Bu sadece sokaktaki insana yapılmış bir uyarı değil. Başta AK Partili siyasetçiler olmak üzere parti ayrımı gözetmeden bütün siyasi aktörlere, partili partisiz bürokratlara ve tabii sanayici ve ticaret erbabına.
Kaçak FETÖ'cülerin başta Almanya ve İngiltere olmak üzere Batı merkezlerinde nasıl korundukları, desteklendikleri biliniyor. Emperyalist ülkelerin "vekil" aparatlar kullanmada yeni bir döneme girdikleri biliniyor ama FETÖ bir "istihbarat" yapılanması olduğu için ne zaman nasıl kullanacakları hiç belli olmaz.
Zaten giriştikleri bütün hamlelerde yenilmelerine rağmen vazgeçmiş değiller. Başkan Erdoğan o konuşmasında bu gerçeğin de altını özellikle çizdi:
"Özellikle örgüte müzahir tabanda sorgulamalar son dönemde artmıştır ama FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış, bütün bunlarla birlikte tehlike halen devam etmektedir."
O tehlikenin çok sayıda işaretini görmek mümkün. Dışarıda Türkiye'ye karşı lobi faaliyetleri yürüttükleri biliniyor ama daha önemli olan Başkan Erdoğan'ın dikkat çektiği içeride neler yaptıkları...
Bu noktada da birbiriyle ilişkili iki alan öne çıkıyor: Siyaset ve ticaret.
KRİPTO SİYASİLERE DİKKAT!
FETÖ'cülerin başından beri en büyük hedefleri hiç kuşkusuz Erdoğan'sız bir AK Parti. Bugünlerde FETÖ'cü kaçkınların bu konuya özel vurgu yapmaları tesadüf değil. AK Partili yöneticiler çok daha dikkatli olmalı.
Özgür Özel CHP'sine ise zaten sıcak baktıklarını ve her türlü destek verdiklerini saklamıyorlar. Özel de hiç sesini çıkarmıyor.
Kripto FETÖ'cülerin birçok partide "renklendirme" yönetimiyle var oldukları ve zaman zaman "uyuyan hücreleri" harekete geçirdikleri de biliniyor.
Bu noktada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçmişe yönelik özür dilemesi ve FETÖ karşıtı pozisyon alması Türkiye açısından ciddi bir kazanım.
PARAVAN ŞİRKETLER
FETÖ'nün siyasetteki varlığının ve ağırlığının esas kaynağı ise ticaret. FETÖ, 15 Temmuz öncesi sanayi ve ticaret alanında devasa bir güce kavuşmuştu. Son on yılda bu alandaki gücü kırılsa da etkisi hâlâ sürüyor. Birkaç gün önce Adalet Bakanı Akın Gürlek de Sabah'tan Abdurahman Şimşek'e verdiği röportajında tam da bu gerçeği dile getirdi:
"Son dönemdeki tespitler gösteriyor ki; ticari faaliyetler, paravan şirketler, bazı iş çevreleri ve gündelik hayatın doğal akışı içinde dikkat çekmeyecek yeni temas noktaları oluşturmaya çalışmaktadırlar."
FETÖ yapılanmasını iyi bilenlerden Ümit Akdemir'in şu tespitini siyasetçiler ve yargı mensupları dikkate almalı:
"FETÖ'cüler yurtdışına büyük paralar kaçırdı ama bir o kadarı da içeride kaldı. Hepsini fiziken götüremediler. Her parti yetkilisi çevresine baksın, hiç hesapta olmayan birçok insanın aşırı zenginleştiğini ve siyasetle bağını geliştirdiğini görecek. Buna dikkat edilmeli."
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı / haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz. Ayrıntılar için lütfen tıklayın
Mobil uygulamalarımızı indirin

1 saat önce
39










English (US) ·