İZLENECEK FİLM OLUNCA SEYİRCİ PEKALA SALONA DÖNER
Çağatay Ulusoy ve Elçin Sangu’nun vizyondaki “Uykucu” filmi, 2 haftada yaklaşık 674 bin seyirciye ulaştı.
Çağan Irmak’ın yönettiği ve Yeşilçam efsanesi Adile Naşit’e Meltem Kaplan’ın hayat verdiği “Adile” ise bu cuma, 5 Aralık’ta vizyona girecek.
Bitmedi...
Hemen ardından, 12 Aralık’ta Yüksel Aksu’nun yazıp yönettiği, Ozan Akbaba’nın başrolünde yer aldığı “Bak Postacı Geliyor” sinemaya.
Geçtiğimiz ay çekimleri tamamlanan, Giray Altınok ve Kerem Özdoğan’ın başrolünde yer aldığı ajan komedisi D.I.S.C.O. ise 1 Ocak 2026’dan itibaren sinemalarda seyirciyle buluşacak.
Feyyaz Yiğit ve Haluk Bilginer’in başrollerini paylaştığı “Yan Yana” ise 2. haftasında 312 bin seyirciye ulaşarak rekor kırdı, açılış haftasına göre yüzde 52,9’luk artışla “Ayla” filmini geride bıraktı. Sinema tutkunları ile sinema salonu yatırımcılarının bir nebzede olsa yüzü gülüyor.
HENÜZ FARK KAPANMADI
Ağustos ayında röportaj yaptığımda “Salona seyirci çekecek kadar ‘büyük’, ‘kaliteli’ Türk filmleri olursa seyirci de pekâlâ salona döner” diyen ve gişe rakamlarına bakınca yorumunda pek de yanılmadığını söyleyebileceğim, “Yan Yana” filminin yapımcısı Muzaffer Yıldırım’ı aradım: “Pandemi öncesi sinema salonu sayısı ile şu anki sayı arasında fark var. O zaman kapanan salonlar hâlâ açılmış değil. (TÜİK verilerine göre 2018’de 2 bin 858 olan salon sayısı 2021’de 2 bin 398’e düştü. Bu sayı, 2024’te yeniden 2 bin 618’e yükseldi.) Yanı sıra pandemi ile seyirci sinema alışkanlığını kaybetti, seyirciyi maalesef dijitale kaptırdık. Ama ben sana da çevreme de hep aynı şeyi söyledim; ‘Sinemayı ancak ‘iyi’ filmler kurtarır. Gidilecek film olursa seyirci gider.’ Bak! Öyle de oldu” yorumunu yapıyor ve
şöyle devam ediyor:

KALİTELİ FİLMLERİ DOĞRU ZAMANLAMA İLE ÇIKARMAYA DEVAM
“Bir noktada sinema endüstrinin dijitale ya da açık kanallara kalmasından hayli endişelendik. Çünkü bu, sinema endüstrisinin daralması demekti. Oysa biz; yapımcılar, yönetmenler, oyuncular, sektör çalışanları, hepimiz aynı teknedeyiz. Bu hem biz hem Türk sineması adına felaket olabilirdi. Bir yandan da önümüzde ABD örneği vardı; pandemi ile kaybedilen seyirci Barbie, Oppenheimer, John Wick, Avatar gibi, ‘kaliteli’ ve ‘güçlü’ filmlerle yüzde 90 oranda geri gelmişti. Bizim tek eksiğimiz ise benzer şekilde, seyirciyi yeniden salona çekecek güçlü filmlerdi. Bugün, ‘Yan Yana’ ile buna bir katkı koymuş olmaktan çok mutluyum. Bana ulaşan ve salonunun kirasını, elektriğini ödemekte dahi güçlük çeken sinemacılar da ‘eski günlere dönüyoruz’ mutluluğu içinde. Bundan sonra yapmamız gereken şu; ‘güçlü’, ‘kaliteli’, yeni filmlerimizi doğru zamanlama ile çıkarmaya devam etmek. Şunu da gördük, seyirci sıcak, samimi, gerçek insan hikâyelerini ve gülmeyi çok özlemiş. 2026’nın sinema için bir dönüş yılı olacağını umuyorum.”
EN SON PANDEMİ ÖNCESİ GÖRDÜĞÜMÜZ SEYİRCİYİ YENİDEN SİNEMADA
Sorumun ikinci muhatabı ise Sinema Salonu Yatırımcıları Derneği (SİSAY) Genel Sekreteri Cem Şener. Diyor ki: “Sorduğun sorunun cevabı aslında içinde saklı...”
Şöyle açıklıyor: “Şu ara sinemalarımızda, en son pandemi öncesi gelmiş izleyicileri yeniden görmek bizi gerçekten çok mutlu ediyor. Pandemi öncesinde sinema, birçok aile için bir ‘hafta sonu klasiği’ idi. Bu alışkanlığı geri kazanmak ise ancak güçlü iki, üç yapımla mümkün olabilirdi. Çocuk filmlerinde bu süreklilik hiç kesilmedi. TRT ve Disney’in düzenli olarak animasyon üretmeye devam etmesi sayesinde çocukların sinema alışkanlığı korunmuş oldu. Nitekim bu hafta sonu vizyona giren ve Cem Yılmaz’ın da seslendirmesiyle merak uyandıran ‘Zootropolis 2’, çocuklardan son derece hızlı bir reaksiyon aldı.”
HER ÇARŞAMBA BİLET 120 LİRA
“Fakat genç ve orta yaş izleyiciyi sinemaya çekecek güçlü Türk filmleri eksikti. ‘Yan Yana’ tam, bu noktada devreye girdi. Film, biraz zaman alsa da ikinci haftasında ‘kulaktan kulağa’ dediğimiz WOM etkisi ile yüzde 52,9 artışla dikkat çekici bir rekora imza attı ve seyircinin sinemaya dönüş sürecini hızlandıran bir film oldu. Eğer bu iki film aynı ivmeyle devam ederse, ‘Barbie- Oppenheimer’ döneminde yaşadığımız ‘Barbenheimer’ fenomenine benzer şekilde, bir ‘YanyanaZoo’ fenomeni ile karşı karşıya kalabiliriz. Ki Kültür- Turizm Bakanlığı ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün de desteklediği ‘GNÇ Çarşamba’sı’ için bu hafta rekor sayıda izleyici bekliyoruz. Salonlarımızda mini bir festival havası yaşanabilir. (Her çarşamba seçili sinemalarda kişi başı bilet sadece 120 TL.)”

3 ay önce
36










English (US) ·