Sinem Dedetaş'ın ifadesine ahaber.com.tr ulaştı: 260 milyon liralık "danışmanlık geliri" bilmecesini açıklayamadı

1 saat önce 37

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Üsküdar Belediyesi'ne yönelik yürütülen dev yolsuzluk soruşturmasında gözaltına alınan Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın ifadesine ahaber.com.tr ulaştı. Kent A.Ş. üzerinden dönen 260 milyon liralık devasa gelir trafiği, müteahhitlerden talep edilen 10 milyon liralık menfaat iddiaları ve depreme dayanıksız yapılara verilen skandal iskân ruhsatları soruşturmanın merkezine oturdu. İfadesinde yetkisiz görevlendirmeleri "idari hata" olarak kabul eden Dedetaş'ın, rüşvet uyarılarını "dedikodu" diyerek geçiştirmesi ise pes dedirtti.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın ifadesi alındı.

Savcılıkta Dedetaş'a; Kent A.Ş. üzerinden yürütüldüğü belirtilen ruhsat ve iskân işlemleri, müteahhitlerden talep edilen menfaatler, şirketin gelirleri, yetkisiz görevlendirmeler, belediye personeline dağıtıldığı iddia edilen dövizler ve soruşturma dosyasındaki tanık anlatımları soruldu.

260 MİLYON LİRALIK GELİR ÇELİŞKİSİ

Kent A.Ş. personeli Özgür Ceylan, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadede, Şubat veya Mart 2026'da Sinem Dedetaş'ın da katıldığı toplantıda şirketin proje danışmanlık gelirinin yaklaşık 260 milyon lira olarak başkana sunulduğunu anlattı.

Dedetaş'a, emniyetteki ifadesinde Kent A.Ş.'nin müteahhitlerle yaptığı sözleşmelerden ne kadar kazanç sağladığını bilmediğini söylediği hatırlatıldı. Bu iki beyan arasındaki çelişkinin sorulması üzerine Dedetaş, toplantıda şirketin gelirlerini ve gelir kalemlerini Nazım Akkoyunlu'ya defalarca sorduğunu kabul etti.

Hangi müteahhitten, neye dayanılarak danışmanlık geliri alındığını öğrenmeye çalıştığını belirten Dedetaş, sözleşmelerden elde edilen kesin tutarı bilmediğini savundu.

"ŞİRKETİN GELİR VE GİDERİNE HÂKİMDİM"

Dedetaş, bir taraftan müteahhitlerle yapılan sözleşmelerden ne kadar kazanç elde edildiğini bilmediğini söylerken, diğer taraftan "Kent A.Ş.'nin gelir ve gider durumuna aslında hâkimdim." beyanında bulundu.

Şirketin genel mali yapısını bildiğini kabul eden Dedetaş, soruşturmanın ardından muhasebe kayıtları ile gelir-gider tablolarını karşılaştırdığını, herhangi bir usulsüzlük fark etmediğini belirtti.

Kent A.Ş.'nin müteahhitlerle yaptığı sözleşmelerin taraflara verilip verilmediğini ise bilmediğini söyleyen Dedetaş, sorumluluğu şirketin genel müdürü Nazım Akkoyunlu'ya yükledi.

"SİNEM BAŞKAN'A SORUP BİLDİRECEĞİM" BEYANI SORULDU

Kent A.Ş. personeli Barkın Ege Tekkököğlu'nun savcılık ifadesinde, iskân ruhsatı toplantılarında müteahhitlerden hangi menfaatin talep edileceğinin Nazım Akkoyunlu ile Yapı Kontrol Müdürü Mevlüt Güray tarafından belirlendiği kaydedildi.

Tekkököğlu, bazı ruhsat dosyalarında yalnızca miktarın belirlendiğini, Nazım Akkoyunlu'nun ise, "Kararlaştırılan miktarın nereye ve ne şekilde ödeneceğini veya harcanacağını Sinem Başkan'a sorup sana bildireceğim." dediğini beyan etti.

Akkoyunlu'nun Dedetaş'a danıştıktan sonra kararı Mevlüt Güray'a bildirdiğini öne süren Tekkököğlu, iskân başvurusunda bulunan müteahhit ve iş takipçileriyle kararlaştırılan miktar üzerinden görüşmeler yapıldığını anlattı.

Dedetaş ise bu anlatımların iftira olduğunu savundu; toplantılardan, alınan kararlardan ve herhangi bir usulsüzlükten haberdar olmadığını söyledi.

İSKÂN RUHSATI İÇİN 10 MİLYON LİRA

Dosyadaki en dikkat çekici iddialardan biri, Üsküdar'daki 1313 ada 150 parselde bulunan inşaatın iskân ruhsatına ilişkin oldu. Barkın Ege Tekkököğlu, bir toplantıda Nazım Akkoyunlu ve Mevlüt Güray'ın söz konusu iskân ruhsatı için müteahhitten 10 milyon lira talep edilmesine karar verdiğini beyan etti.

Şirket ortağı ve aracılık yaptığı belirtilen diğer şüphelilerin de ruhsat işlemleri için bir milletvekili danışmanına rüşvet verildiğini, bu amaçla TBMM'deki milletvekili odasında görüşme yapıldığını anlattıkları ifade tutanağına yansıdı.

Dedetaş'ın özel kaleminde görev yapan Alihan Koçoğlu'nun da milletvekili danışmanı U.A. tarafından arandığını ve kendisinden bilgi talep edildiğini söylediği belirtildi.

Dedetaş ise konunun ne olduğunu anlayamadığını belirterek herhangi bir milletvekiliyle ruhsat dosyası hakkında görüştüğünü hatırlamadığını savundu.

PARA TOPLAMA KONUSU KENDİSİNE İLETİLMİŞTİ

Dedetaş, Nazım Akkoyunlu ve Ulaş Meydan hakkında müteahhitlerden rüşvet aldıkları yönünde kendisine herhangi bir şikâyet ulaşmadığını söyledi. Ancak eski Üsküdar Belediyesi Spor Kulübü Başkanının etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifade, bu savunmayla çelişen önemli bir iddiayı ortaya koydu.

Albayrak, Üsküdar Belediyesi Spor Kulübünün ismini kullanarak müteahhitlerle para trafiğine girildiğini duyduğunu, bu durumu doğrudan Sinem Dedetaş'a anlattığını söyledi.

Albayrak, Dedetaş'a, "Ulaş Meydan ve Mustafa Hacıosmanoğlu'nun para pul işleriyle ilgili müteahhitlerden para topladıkları benim de kulağıma geliyor." dediğini anlattı.

DEDETAŞ, "RÜŞVET DEDİKODUSU" DEYİP GEÇİŞTİRMİŞ

Sinem Dedetaş, kendisine Ulaş Meydan ve Mustafa Hacıosmanoğlu hakkında müteahhitlerden para topladıkları yönünde bilgi verildiğini tamamen reddetmedi. Ancak söz konusu anlatımları iki isim arasındaki anlaşmazlık ve "dedikodu" olarak değerlendirdiğini belirtti.

Dedetaş, "Ulaş Meydan veya Mustafa Hacıosmanoğlu'nun müteahhitlerden para talep ettiği işlerle ilgili dedikodu olduğunu söyleyerek bu şekilde yaklaşımda bulundum." dedi.

Böylece para toplama iddialarının belediye başkanına kadar ulaştığı, ancak bu iddialara ilişkin herhangi bir idari inceleme başlatıldığına dair ifadede bilgi verilmediği görüldü.

YETKİSİ YOKKEN "BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI" YAPILDI

Dedetaş'ın Kent A.Ş. Genel Müdürlüğüne atadığı Nazım Akkoyunlu'nun, resmî bir ataması bulunmadığı hâlde "Belediye Başkan Yardımcısı" olarak tanıtıldığı da soruşturma dosyasına girdi.

Dedetaş, Akkoyunlu'yu istisnai memurluk yoluyla kamu görevlisi statüsüne geçirmek istediğini, özel kalem personelinin sehven belediye başkan yardımcısı olacağını düşünerek tabela ve etiket hazırladığını savundu.

Başsavcılık tarafından yapılan incelemede ise Dedetaş'ın katıldığı bir etkinlikte Akkoyunlu'nun yanında oturduğu ve önündeki isimlikte "Belediye Başkan Yardımcısı" yazdığı tespit edildi. Dedetaş, bu durumu "Kötü niyetli bir şey değildi ancak idari bir hata olarak bunu kabul ediyorum." sözleriyle kabul etti.

DEPREME DAYANIKSIZ YAPILARA İSKÂN VERİLDİĞİ TESPİTİ

Başsavcılık, yerinde yapılan incelemelerde bina statiği açısından depreme uygun olmadığı belirtilen bazı inşaatlara, can ve mal güvenliğini tehlikeye sokabilecek şekilde iskân ruhsatı düzenlendiğinin tespit edildiğini bildirdi.

Dedetaş, göreve getirdiği kişilerin teknik bilgi ve uzmanlığa sahip olduğunu belirterek, "Bir belediye başkanı olarak teknik detaylara hâkim olamayacağım için bilgim yoktur." savunmasını yaptı.

Başkan olarak teknik konular hakkında bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını söyleyen Dedetaş, sorumluluğun uzman olarak görevlendirdiği kişilerde olduğunu ileri sürdü.

OPERASYONDAN SONRA USULSÜZ YAPILARI İNCELETMİŞ

Dedetaş, Kent A.Ş.'nin işleyişine ilişkin iddialardan emniyette ifade verirken haberdar olduğunu savundu.

Başsavcılığın ilk operasyonunun ardından Kent A.Ş. ile sözleşme imzalayan ve ruhsat verilen müteahhitlerin projelerini incelettiğini belirten Dedetaş, imalatında usulsüzlük ve mevzuata aykırılık bulunan yapılar hakkında yapı tatil tutanağı tutulması ve yıkım kararı alınması için talimat verdiğini söyledi.

Bu beyan, usulsüz yapıların belediye yönetiminin ilk denetimleriyle değil, soruşturma ve operasyon sonrasında mercek altına alındığını ortaya koydu.

Dedetaş ayrıca, iskân karşılığında BİMKart alınması, müteahhitlerin bağışa yönlendirilmesi ve personele elden döviz dağıtılması iddialarından haberdar olmadığını savundu. Tape kayıtlarında geçen kartların ise alışveriş kartları olduğunu söyledi.

Sinem Dedetaş'ın avukatları suçlamaları reddederken, dosyadaki anlatımların en fazla "görevi kötüye kullanma" kapsamında değerlendirilebileceğini savundu. İfade tutanağında yer alan tanık ve şüpheli anlatımları kesinleşmiş hüküm niteliğinde olmayıp, adı geçen kişilerin cezai sorumlulukları soruşturma ve yargılama sonucunda belirlenecek.

Habere git