Bundan sonra TBMM’den yasanın çıkarılmasıyla birlikte sürecin devamı tamamen PKK terör örgütünün atacağı adımlara bağlı olacak. Örgüt içinde silah bırakmaya karşı olan kesimler, son zamanlarda İsrail’in açıklamalarından cesaret bularak süreci engellemeye çalışıyor.
Özellikle tansiyonu düşse de ABD ve İsrail’in İran’a saldırısının hâlâ devam ediyor olması, Suriye’de SDG’nin lağvedilmesi kararı ile yeni başlayan entegrasyon sürecinin kesilip İsrail’in kendisine destek olacağını düşünen kesimlerin son zamanlarda süreci sabote etmeye yönelik girişimler ciddi endişe kaynağı.
ATILACAK ADIMLAR
Terör örgütü PKK üyelerinin silah bırakmasıyla ilgili Milli İstihbarat Teşkilatı’nın koordinesinde Ankara-Bağdat-Erbil-Süleymaniye arasında bir mekanizma oluşturuldu.
PKK’lılar silahlarını Erbil’deki Barzani yönetimine, Süleymaniye’deki Talabani yönetimine ya da Bağdat Merkezi Hükümeti’ne teslim edecek. MİT teslim edilen silahların kaydını tutacak ve envanterini çıkaracak.
Aynı zamanda Irak’ın kuzeyinde Haftanin ve Gara bölgesinden başlayarak örgütün mağaraları boşalttığı da denetlenecek.
Örgütün kampları boşalttığı, kadrolarını dağıttığı da tespit ve teyit edildikten sonra MİT’in hazırlayacağı rapor, Milli Güvenlik Kurulu’na sunulacak.
PKK terör örgütünün sadece Irak, Suriye değil; Avrupa’da da her türlü illegal faaliyetine son verdiği tespit ve teyidi sonrası hazırlanacak rapora dayalı olarak MGK’nın alacağı kararla terör örgütü üyelerinin Türkiye’ye dönüşüne başlanacak. Yasanın yürürlüğe girmesiyle cezaevlerindekilerin durumları da değerlendirmeye başlanacak.
TÜRK SOL ÖRGÜTLERİ ÇIKARILDI
“Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge” sürecinin sonuçlarından birisi daha geçen hafta gerçekleşti; Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığı, Suriye’deki etkisini artırması, Şara yönetiminin güçlenmesi, ABD’nin Suriye’deki askerleri çekmesi ve verdiği desteği kesmesi sonrası İsrail’in maşası olmak dışında seçeneği kalmayan PKK/SDG terör örgütü, 25 Ağustos 2026 günü lağvedildi.
Sözde “SDG Genel Komutanı” sıfatını taşıyan “general” unvanını kullanan “Mazlum Abdi- Mazlum Kobani” kod adlı Ferhat Abdi Şahin, “Mustafa Halil Abdi” adıyla Suriye Cumhurbaşkanı Danışmanı; PKK/YPG Komutanı Sipan Hemo Suriye Savunma Bakan Yardımcısı, sözde özerk yönetimin dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed de atamayla Halk Meclisi’nde milletvekili oldu.
Bir zamanlar gerçek olmayan biçimde 100 bin kişi olduğu söylenen SDG’den geriye 5 bin 200 kişilik PKK/YPG’li kaldı. Onlar da tamamen Suriye ordusu emir komutası altında dört tugay halinde yeni orduya katıldı. PKK/YPJ, yani sözde Kadın Koruma Birlikleri de terörle mücadele gücü olarak İç Güvenlik Güçleri emir komutasına alınıyor.
Suriye’de ana gövdesini terör örgütü PKK/PYD’nin oluşturduğu SDG’nin geçen hafta lağvedildiğinin açıklanmasından sonra merkezi hükümetle entegrasyon hız kazanırken, SDG içindeki Suriyeli olmayanlar ülke dışına çıkartıldı. Özellikle SDG çatısı altında yer alan ve PKK yönetiminin silah bırakma kararına karşı çıkan bazı Türk sol terör örgütlerinden birkaç yüz kişilik grup Suriye’de kalırken, bir kısmı da Irak topraklarına geçti.
SİLAH BIRAKMA IRAK’TA YOĞUNLAŞACAK
Dolayısıyla Suriye’deki entegrasyon çalışmalarından dolayı PKK’lıların silah bırakmasına yönelik faaliyetler Irak’ta yoğunlaşacak. MİT’in koordinesinde “Terörsüz Türkiye-Terörsüz Bölge” operasyonun büyük bölümü Irak’ta gerçekleşirken, silahlarını bırakan örgüt mensuplarının belli bölgelerde toplanıp sonrasında Türkiye’ye girişleri gerçekleştirilecek.
7-8 BİN PKK’LI BEKLENİYOR
Örgütün 230 civarındaki yönetici kadrosu ile “kasten adam öldürme”, “müebbet” ve “ağırlaştırılmış müebbet” hapis cezası alanlar gibi, bu tür suçları işleyenlerin dışında tutulduğu yasadan örgüt üyeliğine bağlı suçları işleyenler yararlanacak.
Özellikle büyük bölümü Irak’tan olmak üzere SDG’nin fesih kararı ilan ettiği Suriye’den toplam 7-8 bin PKK’lının silah bırakıp Türkiye’ye dönmesi bekleniyor.
Öte yandan PKK’nın Avrupa’da örgüt yöneticileri dahil 70-80 bin sempatizan kitlesi olduğu biliniyor. Büyük bölümü sempatizanlardan olmak üzere bir kısım PKK’lılının da yasanın yürürlüğe girmesiyle Türkiye’ye gelmeleri bekleniyor.
Bunun yanında sıra Sincar ve Mahmur’a gelecek. Sincar’da bulunan 2 bin 200 kişinin Irak ordusuna katılımı bekleniyor. Bunun yanında Kuzey Irak’ta bulunan Mahmur Kampı’nda bulunan, Türkiye’den giden ailelerden oluşan 8 bin sivilin Türkiye’ye gelmesi bekleniyor.
PROVOKASYONLARA GEÇİT YOK
Yasanın çıkmasıyla süreci baltalamaya yönelik girişimler de dikkat çekiyor. Özellikle Amed Spor üzerinden provokasyon girişimleri, Zonguldak’ta mevsimlik işçilere saldırı, tribünlerde sarı torba sallama; PKK elebaşı Öcalan’ın, DEM Parti’nin hatta PKK terör örgütünün yalanladığı tutanakların yayınlanması ve en son öldürülen PKK’lılar için taziye çadırlarının kurulması, bazı DEM Partililerin tahrik edici konuşmaları yakından takip ediliyor. Öldürülen PKK’lılar için evlerde ailelerin taziyeleri konusunda sessiz kalınırken, toplumsal olarak büyük gerileme neden olan PKK’lıların çadırlarda yaptıkları ve terör propagandasına dönüştürülen toplu taziye törenlerine artık müsaade edilmeyecek.
Nitekim İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Diyarbakır’da PKK’lı teröristlerin fotoğraflarını elektrik direklerine asan 4 kişinin gözaltına alınmasıyla ilgili sosyal medya açıklamasında, “Ülkemizin 50 yıllık terör belasından kurtulmak üzere girdiği Terörsüz Türkiye- Terörsüz Bölge sürecine engel çıkaran hiç kimseye müsamaha gösterilmeyecektir. Milli birlik ve kardeşliğimizi zehirlemeye cüret eden her provokatör hak ettiği muameleyi görecektir” diyerek bu konudaki kararlılığı ifade etti.
TÜRKİYE HER SENARYOYA HAZIR
Türkiye, 50 yılda 15 bin dolayında şehidimizin canına mal olan, aralarında asker, polis, korucu, vatandaşlarımızın bulunduğu 32 bin kişinin yaralanmasına sebep olan, 2.3 trilyon dolar ekonomik kayba yol açan ve Siyonist İsrail’in bölgede kullanmak istediği bir maşa olmak dışında özelliği kalmayan PKK terör örgütünün silah bırakarak tüm şubeleriyle illegal faaliyetlerinin sonlandırılması konusunda kararlı.
Türkiye, bin yıldır var olan, teröre ve emperyalist oyunlara rağmen bozulmayan Türk-Kürt kardeşliğini korumaya kararlı.
Türkiye, aynı zamanda toplumsal desteği her geçen gün artarak yüzde 70’i bulan sürecin başarıya ulaşması başta olmak üzere, kesintiye uğratılması için içeriden ve dışarıdan girişilecek provokasyonlara, İsrail’in maşa olarak kullanmak istediği PKK içindeki gruplara yönelik girişimlerinin engellenmesi, sürecin önünün kesilmesi dahil her türlü senaryoya karşı hazırlıklı biçimde çalışmalarını yürütüyor.

1 gün önce
36










English (US) ·