Şekerin vücuda verdiği hasar nasıl azaltılabilir?

3 saat önce 48

Biyokimya Uzmanı Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) sırlarını vermeye devam ediyor. SÖZCÜ TV’de Simge Fıstıkoğlu’nun sorularını yanıtlayan Dr. Çoruhlu, bu kez şeker-yaşlanma ilişkisine değindi… Şekerin cilt başta olmak üzere vücutta yarattığı hasarı ve bu hasarı tersine çevirme yollarını açıkladı…

Kan şekeri neden yükselir?

Longevity dediğin bozulmuşu düzgün tutmaya çalışmak ve geri döndürmekse, bunu bozanların başında şeker geliyor... Kilo da, diyabet de Alzheimer da oradan çıkıyor.

Şeker, vücudumuzda kontrolsüz olarak yükseliyorsa, bu çok karbonhidratlı yemeye, diyabet ihtimaline ve vücutta enerji yakma sistemlerinin çalışmadığına, sürekli oturmaya, gece yarısı yemeye, kötü yiyecek tüketmeye bağlıdır...

Şimdi kandaki şekerin zararlarından başlarsak, nerelere park ediyor bu şeker de sorun yaratıyor, diye bakarsak zaten hastalıkları anlamış olacağız…

Cilde hasar verir

Yaşlandıkça şeker hasarının birikimi cildin sarkmasından eklem rahatsızlıklarından damarın sertleşmesine kadar o tipi değişmiş proteinleri vücudun kendi yok etme sisteminin neresine yapışacağım diye aramasıyla oluşur.

Simge Fıstıkoğlu’nun sorularıyla ‘Dr. Ayşegül Çoruhlu ile Longevity’ programı Pazar 14.00’te, tekrarı ise aynı gece 01.00’da SÖZCÜ Televizyonu’nda.

Şekerlenmiş protein bulundu

Geçtiğimiz aylarda Nature’da da yayınlanan bomba bir olay oldu. Bu tabii biyokimya ve longevity ile ilgilenenlerin dışında pek anlaşılmaz. Şekerin zararını sıfırladılar! Sondan başlıyorum. Damar, 70 yaşında birinin damar parçasını, çözdükleri yöntemle 30’a indirdiler. Peki ne yaptılar da onu düzelttiler?

Kaynak olarak ekle

Vücut o proteini tanımıyor ya, dönelim longevity olaylarının en büyüğüne. Google’ın AlphaFold diye yapay zekalı protein platformu var. AlphaFold vücuttaki bütün proteinleri 3 versiyonlu olarak, yani 3D olarak tipini gösterebiliyor. AlphaFold’a bir daldılar, dediler ki: “Bak burada vücudun asla enzimlerinin yok edemediği bir protein var.” Yıllarca uğraşıp, sonra buldular! Yani AlphaFold’la bu şekerlenmiş proteinleri vücut yok edemiyor ya, AlphaFold yapay zekada “Bak şuraya yapışırsan bu onu yok eder” dedi ve buldular.

Cilt ve damarlar geri dönüyor

Bir sentetik molekül enzimi buldular. Yani eğer ben böyle bir enzim yaparsam bu enzim hem bozulmuş, şekerlenmiş proteini bile yakalayıp oraya Lego olduğu için zincirleme olarak onu vücutta yok edebiliyor. Peki ne oluyor? Cildim, damarlarım hemen geriye dönüyor. İşte neden diyabetik ayak, göz düzelmiyor, niye bunlar iyileşmiyor? diye sorduk ya… Çünkü vücudun kendi enzimleri onu yok edemiyor, o kadar başkalaşmış. Sanki uzaylı proteini olmuş, vücudun haberi yok. AlphaFold, işte süper AI, gidiyor o proteini kurcalıyor. 3D olarak diyor ki: “Bak bunun şurasına yapışırsan tak tak tak diye bunu makaslarsın.” Yani makaslayacak en ince yeri buldular diyelim.

3 ayda bir baktırmak lâzım

Kandaki şekerin bana ödettiği bedeli nasıl göreceksiniz ilk önce? Teknik olarak bakarken önce mesela 3 aylık şekere bakabilirsiniz.

3 aylık şeker yani Hemoglobin A1c giderek yükseliyorsa, dikkat! Birinci kural, şekerin golünün ilk görüleceği yer Hemoglobin A1c’em yükseliyor mu? Diyelim ki geçen yıl 5.1’di, bu yıl 5.3 oldu. Ama üst sınır 5.6 diyor değil mi? Ne kadar yukarı, o kadar şekerli demek bu. Oraya yapıştı ya, hemoglobinede yapıştı, Hemoglobin A1c.

Şekerin en sevdiği yapışma yeri proteinlerdir. Hani böyle proteinler değil, mikro proteinciklerimiz var vücudumuzda…

Hemoglobindeki globin proteini aynı şekilde, ama damarların duvarında da hücreler var, onlarda da yapışabileceği proteinler var. O kolajen, cilt dediğimiz konular aynı. İşte bütün bağ dokusu, eklemler, damar içi, hepsi.

Glikozasyona karşı iki güçlü içerik

Sağlıklı beslenme falan onlara girmeyeceğim, şuna geleceğim: Glikozilasyon olduktan sonra, hatta onun AGE, “Age” gibi de yazılıyor. Advanced Glycation End-products. Buraya gittikten sonra dönmüyordu ve 2026’ya kadar dönmüyordu. Ancak dönebildiğini buldular…

Bağlıyorum… Glikozilasyonu geriye çevirmek için bana göre iki içerik var. Yani suplementler dünyasında olabilecek içerik.

Bir tanesi B1. Bu vitaminin özellikle benfotiamin diye özel bir versiyonu, bir tık daha değiştirilmiş. Tiamin B1 demek, o biraz onun adını değiştirmiş. Şimdiye kadar zaten bu AGE’lerle baş edebilenlerin içindeydi. Ya bu biraz en son sertleşip geri dönmüyor ama o yola gitmeyi kestirmeden, tam sertleşmeden döndürüyor gibi bir şey. Tiamin, benfotiamin...  Bir de karnosozin diye bir şey var ki o da çok özel bir molekül. Onu ben menopoz kolajenime koydum.

YAŞLILIKLA GELİŞİYOR

Yine kıymeti anlaşılamayanlardan biri olarak bir köşede kaldı. Halbuki oradaki karnosozin de özellikle işte bu şekere bağlı cilt ve eklemdeki şekerlenme yolunu geri döndürmek içindi. Bu ikisini bir araya koydum daha yüksek dozda, tiamin ve karnosozini birleştirip Tiakarnosin diye bir formül yaptım.

Vücudunuzda şekerlenme yoluna gitme yaşlılığın kendisiyle gelen bir şey. AlphaFold’la bulunan enzimin eczaneden alınanı ya da hastanede yapılanı gelene kadar, elinizde bu var. Yani Tiakarnosin’i suplement olarak şekerin dokuda, yaptığı hasarı yavaşlatabiliriz.

Özetle Hemoglobin A1c dönüyor çünkü 3 ay düzgün beslenirseniz eski eritrositlerinizden kurtulursunuz. Ama dokuya yapıştığında o bir problem. Çünkü vücut onu artık tanımaz hale geliyor.

İşte diyabetten Alzheimer’a katarakta kadar bütün hastalıklar damar sertliğine kadar bununla ilgili olduğu için bir noktadan sonra geçmiş olsun, Artık bu vücut için ‘’uzaylı protein’’ oluyor. Tam oraya gitmeden bir öncesinde de işte şekersiz beslenmek, şekeri yatay tutmanın dışında elimizde tiamin var, karnosin var, Tiakarnosin diye de böyle bir formülümüz var.

İnsülin niye var? 

İnsülin olmasaydı kan şekeri çok yüksek olurdu... “Belki çok yemedim, 3 kaşık bir şey yedim yani. bir baklava yedim…” Ancak insülinim olmadığında (tip 1’ler yiyemiyor insülinsiz) ne olacaktı? O kan artacaktı.

Onu bedeli olarak da bir sürü sistem bozulacaktı. İnsülin burada yediğin yemeği garantiye almaya çalışıyor. Geliyor, onu aşağı çekiyor.

Nasıl aşağı çekiyor? “Git ATP ol” diyor. Mesela biz böyle konuşuruz: “İşte protein kas yapar” falan.

Ancak birazcık da insülin olmadan karar verilemez o proteinlerin kas yapmaya gidilip gidilemediğine… O yüzden mesela sporcular işte tavuk, makarna falan gibi yan yana yerler...

Fazlası vücutta her yere yapışır

Aslında konu şekerin kendisi değil, bizim onu verdiğimiz zaman, miktarla vücudun baş etme şeklinin bedeli. En son söyleyeceğimi başta söyleyeyim: Longevity de, Alzheimer olmamak da, cildin güzelliği de olsa vücudun istediği şey yatay şeker, yatay insülin.

Büyük büyük pikler olmayacak. Her yemekten sonra yataya geri dönmek için gerekeni yapmak önemli. Şekerin zararı dediğiniz, vücut yataya dönerken ödediği   şekeri sağa sola yapıştırma bedeli…

Şeker kullanılmıyorsa, çok fazla geldiyse, yanlış zamanda geldiyse insülin onu sadece yağ yapsa “yaşasın” diye sevineceğiz.

Ancak öyle değil… Şekeri her yere yapıştırıyor. Dahası sistem kendi kendine insülinsiz bile yapışıyor. Kolajene de göze de yapışıyor. Örneğin katarakt gelişebiliyor...

Diyabette ayak yaraları niye iyileşmez? 

Eskiden bacaklar niye kesilirdi, damar sertliği, katarakt niye olur, göz merceği niye sertleşir? Bunların hepsinin altında bağ dokuları, yani bu kolajen olabilir, elastin olabilir, hyalüronik asit olabilir, bağ dokularındaki proteinlerin sertleşmesi olabilir. Cilt yapımız güzelken o yapıyı tanıyan bir takım enzimler vardı, onlar kendi aralarında eski yapıyı düzeltme işi yapabiliyorlardı. Fakat şekerlenme o ana maddenin tipini tanınmaz hale getirdiği için doğal enzimler onu yok edemez. Yaşlanma, işte bu şekere bağlı ve genel yaşlanma, dış yüzeyimiz de dahil, longevity’de çok büyük konu. Çünkü, bu şekerlenmişlik, yani glikozilasyon geri döndürülemez bir şey.

www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Habere git