Kaynak:CNN TÜRK
Orta Doğu’da sıcak savaş cephede sürerken, krizin etkileri artık sofralara kadar uzanıyor. Hürmüz Boğazı’nda artan gerilim küresel tedarik zincirini tehdit ederken, dünya yeni bir gıda fiyatları dalgasını konuşmaya başladı.
Dünya ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, savaşın gölgesinde adeta dar bir boğaza girmiş durumda. Enerji tankerlerinin yanı sıra gıda ve tarım ürünlerini taşıyan gemiler de risk altında bulunuyor. Bu durum, küresel ticaret ve gıda arzı açısından endişeleri artırıyor.
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası bir kapanma, özellikle ithalata bağımlı ülkelerde gıda fiyatlarını doğrudan etkileyebilir.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TÜDER Başkanı Levent Küçük, olası senaryolara dikkat çekti:
“Eğer Hürmüz Boğazı tamamen trafiğe kapatılırsa, bu mutlaka gıda fiyatlarını doğrudan etkileyecektir. Üretimleri ithalata dayalı ülkelerin daha çok etkileneceği öngörülmektedir.”
Küresel tedarik zincirinde yaşanabilecek herhangi bir aksama ise üretim maliyetlerini doğrudan etkileyebilir. Bu durum özellikle dışa bağımlı ülkeler için daha büyük risk anlamına geliyor.

Küçük’e göre kendi üretimini yeterince sağlayamayan ülkelerde fiyat artışlarının daha hızlı hissedilmesi kaçınılmaz olabilir:
“Özellikle kendi üretimlerini sağlamayan, kendi kendine yetmeyen ülkeler açısından gıda fiyatlarının yükselmesine neden olabilecektir.”
Tahıl, gübre ve temel tarım ürünlerinin sevkiyatında yaşanabilecek aksamaların da küresel gıda fiyatlarını yukarı çekebileceği değerlendiriliyor.
TÜDER Başkanı Küçük, bu noktada ülkelerin üretim için ithalata ne kadar bağımlı olduğu kritik bir faktör olarak öne çıktığını ifade etti.
Özellikle Körfez hattına bağımlı Avrupa ülkelerinde ise endişe giderek büyüyor. Uzmanlara göre savaşın etkileri yalnızca cephede kalmayabilir; gıda fiyatları üzerinden günlük yaşamı da doğrudan etkileyebilir.
Küçük, sürecin nasıl şekilleneceği ise büyük ölçüde savaşın süresine ve ülkelerin alacağı siyasi kararlara bağlı olduğunu belirtti.
Peki bu süreçten kendini korumak isteyen ülkeler ve tüketiciler ne yapmalı?
TÜDER Başkanı Levent Küçük’e göre çözümün temelinde güçlü tarım politikaları ve tasarruf bilinci yer alıyor:
“Önce kendi kendimize yeten bir ülke olmak, tarım politikamızı buna göre ayarlamak ve şu aşamada tasarrufu ön planda tutmak temel önceliğimiz olmalı. Savaşı bahane ederek fiyatlarını yükselten, tüketiciyi kandırmaya çalışanlara fırsat vermesinler.."











English (US) ·