Savaş BES’i vurdu tasarruf sahipleri ne yapacak?

6 gün önce 32

Kimi bunun nedenini merak ediyor, kimileri de ne yapması gerektiğini soruyor. Neden sorusunun cevabı belli; ABD ve İsrail’in, İran’ı vurması sonrası Ortadoğu’daki savaş, BES’i de etkiledi. Daha doğrusu, savaş ortamı, yatırım araçlarını ve getirilerini etkiledi. Önce bir durum tespiti yapayım, sonra böyle bir ortamda ne yapılması gerektiğine değineyim. Ama peşin peşin belirteyim, BES uzun vadeli tasarruf sistemi olduğu için 25-30 güne bakıp da panik yapmaya hiç gerek yok.

Çok da teknik analizlere girmeden durumu basit haliyle anlatayım. Son yıllarda altın, gümüş gibi kıymetli madenlerin getirisindeki ralli nedeniyle BES’teki katılımcıların neredeyse yarısı tasarruflarını kıymetli maden fonlarında değerlendiriyor. Sistemde 10.2 milyon kişi bulunuyor ve bunun 6 milyona yakınının tercihi altın fonu. BES’teki toplam fon büyüklüğünün ya da varlık değerinin, yüzde 54’ünü de altın gibi kıymetli maden fonları oluşturuyor. Özetle, BES’teki katılımcıların tercihi altın, bundan dolayı da toplam BES varlığının yarısından fazlasını da altın ve kıymetli maden fonları oluşturuyor.

BES FONLARINDA 153 MİLYAR TL VARLIK ERİDİ

28 Şubat’ta, Ortadoğu’da savaşın başlamasıyla, ‘altın kesin yükselir’ beklentisinin tam aksi oldu ve altında sert düşüş yaşandı. Nedeni de petrol fiyatlarındaki güçlü artışın küresel enflasyon beklentilerini yükseltmesi, buna bağlı olarak faizlerin yüksek kalacağı beklentisinin güçlenmesi. İşte bu durum bireysel emekliliği, BES katılımcısı ve sistemdeki varlıkları olumsuz etkiledi.

Şöyle ki, Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verileri ve uzmanların analizlerine göre, 28 Şubat tarihine kadar BES’teki toplam fon büyüklüğü 2.1 trilyon TL’nin üzerindeyken, bugün fon büyüklüğü 1.9 trilyon TL’ye geriledi. Yani, savaşın başladığından bu yana geçen sürede BES fonlarında 153 milyar TL varlık kaybı yaşandı ki, bu yüzde 7’lik düşüş anlamına geliyor. Aynı dönemde BES’te 162.5 milyar TL’de negatif getiri oldu. Bunun da temel nedeni altının içinde olduğu kıymetli maden fonlarındaki değer kaybı ki, bu fonlarda 138 milyar TL’lik getiri kaybı yaşandı.

ALTINDA YÜZDE 12 GETİRİ KAYBI

Nitekim bu durum getirilere de yansımış durumda. 2026’nın başından 28 Şubat’a kadar olan dönemde altın fonlarının getirisi yüzde 18’e yakınken, 28 Şubat’tan bu yana altın fonunu, yüzde 12 negatif getiri sunmuş. Yani, 29 günde altın fonundaki tasarrufların yüzde 12’si erimiş. Okuyucuların, “BES’teki birikimimiz eriyor, kayıp yaşıyoruz, getirilerde düşüşler var” demesinin nedeni işte, bu.

Şu bilgiyi de vereyim. Sadece değer kaybı yaşayan altın fonları değil; savaştan kaynaklı piyasalarda yaşanan dalgalanmalar nedeniyle borçlanma araçlarından hisse fonlarına kadar birçok varlığın getirisi negatif. Bir tek faiz içeren para piyasası fonlarında az da olsa pozitif getiriler var ki, onun da nedeni malum enflasyon beklentisi.

PANİK YAPMAYIN, SAKİN OLUN

Peki, ne yapmak lazım? Öncelikle panik yapmamak ve uzun vadeli bakmak lazım. Mesela, geçen sene BES’te, altın fonunu getirisi yüzde 101 oldu ki, enflasyonla mukayese edildiğinde enflasyonun 70.5 puan üzerinde rekor bir getiri sağlandı. BES’teki katılımcıların yarısından fazlasının geçen sene birikimleri yüzde 70’in üzerinde büyüdü, üzerine devlet katkısı da eklendiğinde böyle bir getiri hiçbir yatırım aracında görülmedi. Bazı okuyucular, ‘altın fonundan çıkalım mı, nereye gidelim?’ diye de soruyor. Açıkçası, panikle hareket edilmesini ve panikle pozisyon değiştirilmesini tavsiye etmem. Hatta altın bu kadar düşmüşken çıkılmasını da önermem. Çünkü altının buralarda kalmayacağı belli. İlla da değiştireceğim diyorsanız, keskin dönüş yapmak yerine geçici süreliğine, belki bir aylığına, faiz içeren para piyasası fonlarının oranı biraz artırılabilir. Asıl anlatmak istediğim; son iki senede yüzde 100’lere yakın getiriler elde edip de, son 25 günlük sürede yüzde 7’lik, yüzde 10’luk getiri kaybına bakıp karar vermemek gerekiyor. Bir öneride de bulunayım, bu dönemlerde EGM’nin sunduğu BES Mobil uygulamasını kullanabilirsiniz.

Habere git