Saraçhane’de devleşen İmamoğlu Silivri’de çöktü

2 saat önce 31

Ekrem İmamoğlu bir dönem CHP’nin yelkenlerini şişiren bir rüzgâr estiriyordu. Ama yargılamalar başlayınca yük olmaya başladı. Çünkü Ekrem İmamoğlu, İBB yolsuzluk davasında üst üste darbe yiyor. Kendisinden beklenen çıkışı yapamadı. Yolsuzluk ve rüşvet iddialarına karşı ikna edici savunma yapamıyor. Maddi deliller ortaya koyamıyor. Asrın savunmasını yapacak. Öyle ki itirafçılar salona bile giremeyecek. Ekrem Başkan’ın yüzüne bakacak halleri kalmayacak. Onların iddialarını tek tek çürütüp delilleri yüzlerine çarpacak.

Mahkeme salona sığmayacak. Mahkeme salonundan bir sel gibi taşıp Cumhurbaşkanlığı’na uzanacak diye bir beklenti oluşturmuşlardı. Ama  hepsi fos çıktı.

BEKLENTİLER ÇÖKTÜ

Hep beklenti, hep beklenti. Ekrem Başkan, haziranda tahliye olacak beklentisini oluşturmuşlardı. Üzerinden iki haziran geçti. Ekrem Başkan öyle bir savunma yapacak ki hakkındaki iddiaları buruşturup çöp sepetine atacak diyorlardı, tam tersi oldu.

İtirafçıların özgüveni Ekrem İmamoğlu’ndan daha yüksekti. İtirafçılar kendilerinden istenen rüşveti, yapılan usulsüzlükleri; yer, tarih, isim ve miktar bildirerek açıkladılar. Ekrem İmamoğlu kimine soru dahi soramadı. Soru sordukları ise yüzüne karşı, “Benden rüşvet istedin” dedi. Hiç birisine karşı, “Hayır ben seninle görüşmedim, o gün orada değildim; böyle bir talebim olmadı” diyemedi. O meydanlara sığmayan adam mahkeme salonunda itirafçıların karşısında küçüldükçe küçüldü. Saraçhane’de devleşen İmamoğlu, Silivri’de çöktü.

AZİZ İHSAN AKTAŞ

Bu davada gözlerin üzerine çevrili olduğu isimlerin başında Aziz İhsan Aktaş geliyordu. Aziz İhsan Aktaş, İBB’de rüşvet ve yolsuzluğa dayalı bir rant sistemi kurulduğunu anlattı. Bu sistemin Ekrem İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı yapmak için oluşturulduğunu iddia etti. Aziz İhsan Aktaş ödediği rüşvetleri ise tek tek sıraladı. “5 milyon TL benzincide, 970 bin dolar Kilyos’taki otelde, 4 yılda 84 milyon TL İETT hak edişlerinden kesildi”  dedi.

Aziz İhsan Aktaş’ın iddiaları karşısında Ekrem İmamoğlu ne yaptı? Soru dahi sormadı. 

ERTAN YILDIZ

Sistemi anlatanlardan biri de Ekrem İmamoğlu’nun başdanışmanı Ertan Yıldız’dı. Ertan Yıldız, İBB’de ihaleler, hak edişler ve imar rantı üzerinden bir sistem kurulduğunu anlattı. Sistemin kişisel zenginleşme ve Ekrem İmamoğlu’nun siyasi hedefleri için kurulduğunu anlattı.

Cebeci döküm sahasına dökülen harfiyattan dolayı İSTAÇ’ın 400 milyon zarar ettirildiğini, oradan sağlanan kazancın Ekrem İmamoğlu’na gittiğini iddia etti.

PİŞMAN OLDU

Ekrem İmamoğlu zaman zaman yüzleşmeye de çalıştı ama ava giderken avlandı. 18 yıllık dostu müteahit Seyfi Beyaz-Ekrem İmamoğlu  yüzleşmesinde olduğu gibi. Seyfi Beyaz, “Sana rüşvet, babana daireler verdik. Yoksa iskânımızı çıkarmayacaktın” dedi.

Ekrem İmamoğlu’nun yüzleştiğine pişman olduğu isimlerden biri de ”Cemal Abi” dediği Cemal Üneş’le girdiği diyalogdu.

Ekrem İmamoğlu’nun duruşma sırasında zor durumda kaldığı anlardan biri de Cemal Üneş’le girdiği tartışmaydı.

İmamoğlu: Emin misin Cemal Abi? Emin misin, ben senden para istedim yani.

Cemal Üneş: İstedin başkanım.

İmamoğlu: Emin misin yani? 

Üneş: Eminim tabii, niye

İmamoğlu: Ben senden para istedim ve parayı getirdin, verdin, yolladın.

Üneş: Ya o şartlarda dedin ki, seçime mi girsem dedin bir yere, hatta senin şey merkezi vardı, dedin ki buraya bir para lazım, dedin 500 bin. 

İmamoğlu: Ben de sana dedim ki 500 bin lira vereceksin, öyle mi?

Üneş: Evet. Mehmet Çakılcıoğlu’na yönlendirdin. Biz ondan bir senet yaptık işte beş tane.

BÜYÜK SUSTU

İddialar karşısında Ekrem İmamoğlu’nun sustuğu zamanlar da oldu. Örneğin işadamı Hamit Demir’in Beylikdüzü’ndeki “Demir Country” projesinin ruhsatı için kendisinden 8 milyon TL rüşvet istendiğini anlattığı duruşma. Hamit Demir ödemeyi kısmen daire, kısmen çek ve nakit ödeme yöntemiyle yaptığını; ödemenin tamamlanmasından sonra ruhsatları aldığını itiraf etti. Peki İmamoğlu ne yaptı? Sustu. Hem de büyük sustu.

İmamoğlu davası sadece bir yolsuzluk ve rüşvet davası değil. CHP’yi bile parçalayacak kadar siyasi sonuçları yüksek olan bir dava. O nedenle tarihe kayıt düşme adına bunları gündemden düşürmüyorum. Çünkü bu davanın sonuçları Yeni Parti’nin geleceğini de CHP’nin oy oranını da Cumhurbaşkanlığı seçimlerini de derinden etkileyecek. 

Şimdiye kadar siyasette Ekrem İmamoğlu rüzgârı esiyordu. Mahkemelerden sonra ise İmamoğlu rüzgârı tersinden eserse şaşırmayın.

SARAÇHANE MEDYASI SUSTU

İmamoğlu bu iddialar karşısında sustu dedik. Hem de büyük sustu diye ekledik ama susan sadece Ekrem İmamoğlu değil. Saraçoğlu medyası da sustu.

Ekrem İmamoğlu’na en ufak bir eleştiri getirince kaplan kesiliyorlardı, aslanlar gibi savunuyorlardı.

Öyle ki Ekrem İmamoğlu’nu savundukları kadar babalarını savunmazlardı.

Saraçhane medyasına ne olduysa sustular.

NE DİYECEKSİNİZ?

Arkadaşlar ne oldu size; her gün televizyon ekranlarında Ekrem de Ekrem diye şakıyordunuz. Sosyal medyada Ekrem diye coşuyordunuz. Ne oldu size? Birden dut yemiş bülbüle döndünüz. Merak ettim. Bir sağlık sorununuz mu var? Dilinizi mi yuttunuz?

Mesela Ertan Yıldız’ın, Mustafa Keleş’in, Seyfi Beyaz’ın, Cemal Üneş’in, Aziz İhsan Aktaş’ın iddiaları karşısında ne diyorsunuz? Eğer bunlar çıkıp Ekrem Başkan lehine ifade verse yeri göğü yırtardınız. Kahramanlık destanları yazardınız. Silivri’den doğan güneş manşetleri atardınız. Bu sıralar pek sessizsiniz, sahi bu iddialar karşısında bir diyeceğiniz yok mu? Merak ettim.

Habere git