Yalova’da kamuoyunda “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un (52), 26 Eylül’de Çınarcık’daki 6’ncı kattaki dairesinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti. Şüpheli görülen ölüm sonrası Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sürüyor. Dosyasındaki çelişkili ifadeler ve yeni deliller soruşturmanın seyrini değiştirdi. Sanatçının kızı Tuğyan Ülkem Gülter (27) ile olay günü aynı odada bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu geçen salı akşamı “kasten adam öldürme” suçlamasıyla İstanbul Büyükçekmece’de gözaltına alındı. Aynı gün, İstanbul’da kaldıkları evin sahibi ile ulaşım sağladığı tespit edilen 2 kişi daha gözaltına alındı. İki arkadaşın İstanbul’da gözaltına alınırken yanlarında bulunan 17 yaşındaki bir şüpheli ise Yalova’da emniyet sorgusundan serbest kaldı.

Başsavcı: Titiz çalıştık
Güllü’nün ölümü sonrası kamuoyunda günlerce “Öldürüldü mü, yoksa gerçekten düştü mü?” tartışmaları yaşanmış, olay ilk günden itibaren “şüpheli ölüm” olarak değerlendirilmişti. Adli Tıp raporunda düşmeden önce aşırı alkol aldığı belirlenen Güllü’nün ölümü “yüksekten düşme” olarak kayıtlara geçti. Soruşturma sürecinde bilirkişi raporları ve olay yeri inceleme bulgularını titiz bir şekilde değerlendiren savcılığın talimatıyla bir süredir teknik ve fiziki takip altında olan Gülter ve Ulu, Büyükçekmece’de yurt dışına çıkmaya hazırlanırken valizleriyle yakalanarak Yalova’ya götürüldü. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler ifadeye alındı. Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz soruşturmaya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Dosyada gizlilik kararı var. İğneyle kuyu kazar gibi ayrıntılı, dikkatli ve gizli bir soruşturma yürüttük. Somut delilleri yakalayabilmek için titiz çalıştık. Somut delillerle karşılarına çıkmamız gerekirdi. Hataya asla yer vermememiz gerekirdi. Ayrıntılı bir çalışmanın eseri” bilgisini verdi.
‘Çelişkili ifade verdiler’
Gülter ve arkadaşı Ulu’nun gözaltına alınmasında Güllü’nün ölümünün ardından canlandırma sırasında verdikleri ifadeler ile farklı tarihlerde verdikleri 3 ayrı ifadenin birbiri ile çeliştiğini tespit ettiği, bu gelişmeler üzerine şüpheliler hakkında fiziki ve teknik takip başlatıldığı, dosyaya giren kuvvetli somut delillerinin ardından “kasten öldürme” suçundan gözaltı ve ardından gizlilik kararı verildiği öğrenildi.
Ses analiz raporu...
Gülter ve Nur Ulu’nun avvukatlarından Aycan Sevsay, “Gizlilik kararı nedenle bilirkişi raporu ile ses analiz raporunun dosyaya girip girmediğini bilemiyoruz. Bu aşamadan sonra ifade için savcılığa sevk edilecekler. Beklenen raporlar dosyaya girdikten sonra gerekli açıklamayı yapacağız” dedi. Avukat Rahmi Çelik ise “Müvekkilimin kaçma şüphesi yoktur” diye konuştu.

FARKLI FARKLI İFADELER
‘Nasıl düştüğünü görmedim’
Tuğyan Ülkem Gülter, annesinin temizlik hastası olduğunu yerleri her zaman bebek yağı ve Arap sabunu ile sildirdiği, zeminin kaygan olduğunu, kayıp düşmesinde bu durumun etkili olmuş olabileceği söylemişti. Gülter “Biz de Sultan’la beraber ayaktaydık ve oynuyorduk. Annem odaya geldiğinde bize eşlik etti, o da oynamaya başladı. Hatta Sultan’ın elinden tuttu, onu da roman havası oynatmaya çalıştı. Benimle de oynadı, hatta sarıldık. Sonra annem oyun oynaması sırasında benim yanımdan, arkama, cama doğru oynayarak geçti. Sonra bir patırtı gibi ses duydum. Ama aslında tam ne sesiydi, onu bile hatırlamıyorum. Birden arkamı döndüğümde annemin elbisesini sanki görür gibi oldum. Aşağıya nasıl düştüğünü görmedim” demişti. Bilirkişi incelemesinde odanın zemininde kayganlık tespit edilmemişti.
Tartıştık, evi terk ettim
Tuğyan başka bir ifadesinde ise şunları demişti: “Annemle yaşıyorum, Haziranda nişanımla ilgili tartışınca evinden ayrılıp Çınarcık’taki arkadaşım Sultan’ın yanında kaldım. Tam 21 gündü. Annemi ve beni yakından tanıyan aile dostumuz olan Bircan D. ile dertleşmek amacıyla konuşuyordum, ‘Yeter artık ben kendimi öldüreceğim, annemi öldüreceğim, bu çilem ne zaman bitecek benim’ mesajlar atmıştım.”

Sabah'ın haberine göre; Güllü'nün şüpheli ölüm dosyası, yapılan araştırma sonucunda cinayet soruşturmasına dönüştü. Güllü'nün evindeki güvenlik kamerası görüntülerindeki ses kayıtlarının çözümlenmesi ve ayrıştırılması için TÜBİTAK'a gönderilen kayıtlar analiz edildi.
Kayıtlara yansıyanlara göre; kızı Gülter ile arkadaşı Ulu, yüksek oranda alkol alan Güllü banyoya gittikten sonra penceresi yere yakın olan odaya gidip pencereyi açtı. Daha sonra Güllü'nün her duyduğunda severek oynadığı roman havası "Malkara" müziğini açtı. Lavabodan çıkınca müziği duyduktan sonra şaşırıp "O ne lan" diyen Güllü, odaya gitti.
Burada Tuğyan, "Atacağım şimdi seni" dedikten sonra yaşanan boğuşmanın ardından annesini pencereden aşağıya itti.
"HADİ GÖRÜŞÜRÜZ BAY BAY"
Güllü'nün pencereden aşağıya itilmesinin ardından kayıtlara kızının "Hadi görüşürüz bay bay" cümlesi de girdi. Soruşturmayı yürüten Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, "Dosyada gizlilik kararı var. İğneyle kuyu kazar gibi ayrıntılı, dikkatli ve gizli bir soruşturma yürüttük. Somut delilleri yakalayabilmek için titiz çalıştık. Somut delillerle karşılarına çıkmamız gerekirdi. Ayrıntılı bir çalışmanın eseri" dedi.











English (US) ·