Sana bu seçimi kazandırmayacağız

5 gün önce 41

Recep Tayyip Erdoğan. Seni başkan yaptırmayacağız.

*

Bu sloganın yeni sürümünü ise geçen gün Özgür Özel dile getirdi:

*

Sana bu seçimi kazandırmayacağız.

*

Sloganların iki versiyonunda da asıl özne: Recep Tayyip Erdoğan.

*

Hep aynı şeyi yapıyorlar:

- Kendilerini asıl özne olarak konumlandırmıyorlar.

- Kendilerini asıl öznenin engelleyicisi olarak konumlandırıyorlar.

*

Geleceğe dair hayallerinde...

Ülkeyi kalkındırmak, ekonomiyi düzeltmek, dış politikada atılım yapmak falan yok.

*

Geleceğe dair hayallerinde...

Erdoğan’a seçim kazandırmamak, Erdoğan’ı başkan yaptırmamak var.

*

Bir kişiye odaklanmış bu kısır hayal, vatandaşı heyecanlandırmıyor.

Görün artık şunu bir zahmet.

Sana bu seçimi kazandırmayacağız

O ZİRVE KİMİ NASIL ETKİLEDİ

- AŞIRI MUHALİFLER: İzlanda Başbakanı’na tutunarak durumu idare ettiler.

*

- APOLİTİKLER: Küresel liderler geçidinden de kusursuz organizasyondan da sonsuz etkilendiler.

*

- KÜSKÜN MUHAFAZAKARLAR: “Ne varsa yine bizim Reis’te var” demeye başladılar.

*

- AŞIRI SOLCULAR: Hiçbir şeyi beğenmediler.

*

- SAADET PARTİLİLER: Mehter eşliğinde yürütülen liderler olayına iç geçirerek baktılar.

*

- KAHVEDEKİ DAYILAR: “Sen ne konuşuyorsun yeğenim, dünya geldi ayağımıza dünya” analizi yaptılar.

*

- CUMHUR’UN SEÇMENİ: Kahvede, bakkalda, manavda, sokakta... Moral üstünlüğü ele geçirdiler.

*

- AŞIRI OLMAYAN MUHALİFLER: “Erdoğan’ı sevmeyiz ama zirve çok iyiydi” dediler azıcık mahcup biçimde.

 Sana bu seçimi kazandırmayacağız

LINDSEY GRAHAM’I NASIL BİLİRDİM

- Öyle bir İsrail bağımlısıydı ki... Herkes gibi bende “İsrail’in elinde kaseti mi var” diyordum.

*

- Trump’tan hiç hazzetmediği halde onu idare etmesini iyi biliyordu. “Trump gibi basit bir adamı çözmek ne kadar zor olabilir” diyebilirsiniz ama ben yine de söyleyeceğim: Trump’ı çözmüştü.

*

- İsrail’e yaklaştıkça Türkiye’den uzaklaştı. İsrail’e yaklaşıp Türkiye’den uzaklaşmanın sonucunda... Gaddarlaştı, ahlaki değerlerini kaybetti, katliam savunucusu oldu, bomba sesleriyle dans eder hale geldi.

*

- En son NATO Zirvesi için geldiği Ankara’da inceden Türkiye’ye yönelik olumlu mesajlar vermesi bile... “Kötü bilirdim. Kötü bilirdim. Kötü bilirdim” dememe engel değil.

Sana bu seçimi kazandırmayacağız

HALUK LEVENT OLAYI

HALUK Levent dün AHBAP faaliyetleri nedeniyle gözaltına alındı.

Eğer bu operasyondan ciddi bir sonuç çıkarsa:

- İtimadımız çok feci sarsılacak.

- Büyük bir hayal kırıklığı yaşayacağız.

- İyilik duygumuzun istismar edildiğini düşüneceğiz.

- Aldanmışlık hissiyle dopdolu olacağız.

- Kendimizi çok kötü hissedeceğiz.

 Sana bu seçimi kazandırmayacağız

AHMET KAYA TÜRKİYE’DİR

SOSYAL medyada bir video gördüm:

Ahmet Kaya’yı sadece bir söze, bir şarkıya, bir yanlışa indirgemiş adamın teki,“Burada Ahmet Kaya mı çalıyorsunuz” falan diye efeleniyordu.

*

Bu efelenen adamın Ahmet Kaya’nın Türkiye için taşıdığı anlamdan haberi yok.

*

Ahmet Kaya...

Sadece Kürtlerin sanatçısı değildir. Sadece solcuların sanatçısı değildir.

*

Bizim gençliğimizde...

- İslamcıların yarıdan fazlası.

- Ülkücülerin önemli bir kısmı.

Gizli / açık Ahmet Kaya dinlerdi.

*

Bizim gençliğimizi bir tarafa bırakalım.

Daha dünkü NATO Zirvesi’nde Trump ile Erdoğan kol kola yürürken salondaki piyanoda Ahmet Kaya’nın Kum Gibi şarkısı tıngırdatılıyordu.

*

Şuursuzluğun, izansızlığın alemi yok yani.

Sana bu seçimi kazandırmayacağız

DÜNYA KUPASINI İZLERKEN

- Hangi ülke güçsüzse hep onu destekliyorum.

- Yedi büyük günahtan biri de tamahkarlık! Tamahkar futbolcudan nefret ediyorum.

- Aniden “Şu anda Miami’de olmak istemezdim” diye mırıldanıyorum.

- Su molası verildiğinde edilgen bir şartlanmışlıkla ben de su içiyorum.

- Hakemlerin VAR görüntüsünü izledikten sonra stadın ortasında yaptıkları kısa açıklamayı çok karizmatik buluyorum.

- Kendini aniden yere atan üçkağıtçı futbolcu tipinin Dünya Kupası’nda bile boy göstermesini şaşkınlıkla karşılıyorum.

- “Bizim çocuklar şimdi ne yapıyorlardır acaba” diye zalimce bir şey geliyor aklıma.

- Gözüm hep futbolcuların ayaklarındaki pembe kramponlara kayıyor.

- O sıcakta, o nemde takım elbise giyen, kravatını asla gevşetmeyen antrenörlere laf saydırıyorum.

SÜTLÜ NURİYE’NİN FAİLİ BELLİ OLDU

DÜN yazmıştım Şef Fatih Tutak’ın şu itirazını:

*

NATO Zirvesi’ndeki menümüzde ‘Sütlü Nuriye’ diye bir tatlı yoktu. Kim attı bunu ortaya? Her yerde Sütlü Nuriye diye yazılıp çizildi.

*

Flaş! Flaş! Bu işin faili belli oldu. Meğer bizim Yunus Paksoy’un başının altından çıkmış bu iş.

Yunus, olayı şöyle anlattı:

*

- Menüyü ilk ben duyurdum Türkiye’ye. Menü, benim elime Beyaz Saray’dan geldi. İngilizce menüde tatlı bölümünde “baklava with milk” yazıyordu.

- “Sütlü baklava” diye bir şey var mı acaba diye internette aradım. Karşıma “Sütlü Nuriye” çıktı. İnternette “Sütlü baklava diye bir şey yok mu” diye sorunca... “Yok, o Sütlü Nuriye’dir” yanıtını aldım.

- Ben de “Sütlü Nuriye” dedim. Benim verdiğim menüyü tüm Türkiye alınca “Sütlü Nuriye” de aldı yürüdü maalesef. Fatih Tutak’tan çok özür diliyorum”.

Sana bu seçimi kazandırmayacağız

Habere git