DALGALI seyir yaşayan piyasalar bayramı temkinli karşılıyor. İç ve dış gündeme bağlı çifte belirsizlik hâkim. Perşembe günü CHP hakkında verilen “mutlak butlan” kararıyla mevcut yönetimin görevden uzaklaştırılması piyasaları olumsuz etkiledi. Borsa İstanbul sert düşüşle birlikte devre kesti. Cuma günü ise tepki alımlarıyla toparlandı ve kayıplarının önemli bir kısmını geri aldı. Son gelişmeler piyasalarda belirsizliği artırdığı için önümüzdeki günlerde de piyasaları etkileme potansiyeline sahip. Sermaye ve para piyasalarına, makroekonomik verilere yansımaları izlenecek.

* Enflasyon ile mücadele çerçevesinde uygulanan ekonomik program ve 11 Haziran’daki TCMB toplantısındaki faiz kararı üzerindeki yansımaları ayrıca takip edilecek. Enflasyon ve sıcak para trafiğiyle carry trade açısından döviz kurlarının seyri önemli olacak. Karar sonrası döviz kurları nispeten sakin görüldü. Halen de sakin. Ancak kurlarda bir hareketlenme olursa müdahale şekli piyasalar için önemli. Faiz artışı mı veya döviz satışı mı? Bunlar cevap bekleyen sorular. Karar sonrası TCMB’nin döviz satışı yaptığı bilgisi haber akışları arasında yer aldı.
* Tahvil faizleri bir süredir enflasyon tahminlerinin yukarı çekilmesiyle yükselişteydi. Biraz daha yükseldi. Dış finans bakışını gösteren Türkiye’nin risk priminde (CDS) yükseliş gözlendi. Piyasaların bir gözü de risk primlerinde olacak. Ekonominin zor bir süreçten geçtiği dönemde gelen bu karar sonrası piyasaların denge bulması zaman alacak.
SICAK SAVAŞA ARA VERİLDİ
* Dış gündemde ise ABD ve İran kaynaklı gelişmeler önemini koruyor. Sıcak savaşa ateşkes ile ara verilmesine rağmen henüz anlaşma ve barış tesis edilememesi tansiyonun yüksek kalmasına neden oldu. Bir bakıma sıcak savaş soğuk savaşa evrildi de denebilir. ABD’nin teklifine İran’ın vereceği cevap oldukça önemli. Bir anlaşma çıkarsa petrol fiyatlarının düşmesiyle piyasalarda hızlı bir toparlanma görülebilir. Aksi takdirde gerginliğin devamı söz konusu olacak. Gündeme bağlı olarak Borsa İstanbul’da dalgalı seyir sürebilir.
BANKA HİSSELERİNDE GÜÇ KAYBI SÜRÜYOR
* TCMB’nin enflasyon hedefini yukarı yönlü revize ettiği tarihten bu yana banka hisselerinde zayıf bir görünüm var. Özellikle faize en duyarlı sektör olarak lokomotif konumunda bulunan banka hisselerindeki satıcılı seyir, piyasanın genelini etkisi altına almış durumda. Geçen hafta bu durum tekrar test edildi. Mutlak butlan kararına en sert tepki bankalardan geldi denilebilir. Ayrıca bir yabancı yatırım bankasından (Goldman Sachs) gelen raporla, banka hisselerinde yoğun satışlar görüldü. Raporda; enflasyondaki inatlaşmaya dikkat çekilerek faizlerin yüksek kalacağı ve bu durum bankalara olumsuz yansıyacağından, hisselerdeki hedef fiyatların aşağı yönlü revize edildiği görüşlerine yer verildi.
* TCMB’nin son enflasyon raporu sunumunda 2026 yılı için enflasyon tahminini yukarı çekmesi sonrası banka hisselerinde bir zayıflama başlamıştı. Rapor da piyasa beklentileri doğrultusunda geldi. Borsada “bankasız çıkış olmaz” şeklinde doğruluk payı yüksek bir ön kabul var. Endeks üzerindeki ağırlığı, işlem hacmi derinliği ve yabancı tercihlerinde ilk sıralarda yer alması nedeniyle takipte olan bankalar, reel ekonominin de önemli sektörlerinden biri. 03/2026 dönem bilançolarında enflasyon muhasebesinin olmamasının da katkısıyla en yüksek kârlılık bankacılık sektöründe gerçekleşti.
* Sanayi hisselerinde ise çokça zarar eden şirket bilançoları gördük. Reel ekonomideki yavaşlama şirket bilançolarına da yansımış durumda. Enflasyon ile mücadele kapsamında devam eden sıkı para politikasıyla faizin bir süre daha yüksek kalacağı anlaşılıyor. Enflasyonun yüksek seyrini koruması durumunda faiz artırımı bekleyenlerin sayısı hiç de az değil.
ORTAK SATIŞLARI DİKKAT ÇEKİYOR
* Borsanın bir diğer konu başlığı son dönemde dikkat çeken ortak satışları. Son bir ayda 1.3 milyar doları aşan bir ortak satışı söz konusu. Genel olarak, şirket ortaklarının nakit yaratma veya başka bir sebeple yaptığı satışlar “Bir hissenin değerini en iyi sahibi bilir” savından hareketle hisse bazında pek de olumluya yorulacak bir gelişme olarak görülmez. Ancak şirketlerin yeni ortaklarıyla yapılacak yatırımlar, başka pazarlara açılma, özsermayenin güçlendirilmesi amacıyla yapılan ortaklıklar ve pay satışları ayrı tutulmalı. Borsaların pik yaptığı dönemde ortak satışları yoğunluk kazanır ve sinyal olarak bir anlam yüklenir. Artan halka arzlar da bazen aynı çerçevede değerlendirilir. Borsada yüksek hacimli çıkışlarla birlikte halka arzlar yoğunlaşır. Şirketlerde bu yolla önemli sermaye katkıları sağlandı. Her halka arz kendi talebini doğurur fakat piyasadan bir para çıkışına da neden olur.
* Gelişen teknoloji ve yapay zekânın ulaştığı seviye itibarıyla üretim ve yatırım kalıpları artık değişti. Türk ekonomisi de bu sürece uyum sağlamak zorunda. Bu yönde ciddi bir çaba da var.
* Çarşamba günü küresel finans çevreleri ABD’li teknoloji ve yapay zekâ şirketi olan ve dünyanın en değerli hissesi konumundaki Nvidia bilançosuna odaklandı. Nvidia bilançosu ve hisse fiyatındaki değişimler, ABD borsaları üzerinde önemli bir etkiye sahip. Borsa İstanbul’da pahalı mı, primli mi tartışmalarına rağmen bütün dikkatlerin Aselsan’da olması da öyle. Aselsan 50 fiyat kazanç, 6 piyasa değeri defter değeri üzerinden fiyatlanıyor. Bu rakamlar 13 fiyat kazançlı BIST100 ortalamasının oldukça üzerinde. Ama fiyatlama öyle yapılmıyor. Aseslan, Borsa İstanbul’un en yüksek piyasa değerli hissesi ve yıldan yıla büyüyen bir teknoloji şirketi. Mevcut durumda fiyatlamaları yüksek görülse de bu oranlar gelecek yıllarda ucuz kalacak diye bakılıyor. Borsalarda hisse seçimleri her daim önemli olmuştur.
PETROL FİYATLARI DÜŞMÜYOR
Dış piyasalarda ABD-İran kaynaklı gelişmeler gündemin ilk sıralarındaki yerini koruyor. İki ülke arasındaki gerginlik, petrol fiyatları üzerinden değerlendiriliyor. Jeopolitik düzeyde tansiyon artınca petrol fiyatlarında yükseliş, düşünce ise petrol fiyatlarındaki gevşeme piyasaları dalgalandıran bir gelişme olarak takip ediliyor.

* Brent petrolde 100 dolar önemli bir referans noktası. Çıkışın devamı için ise 115 dolar kritik önemde. Petrol fiyatlarıyla birlikte artan enflasyon, küresel ekonomi ve para politikaları için oldukça önemli bir parametre olarak geçerliliğini koruyor. ABD ve Almanya başta olmak üzere artan enflasyona bağlı olarak merkez bankalarının faiz politikaları da değişmiş durumda. Faiz artırım beklentileri kuvvetlendi. Ancak reel ekonomilerdeki yavaşlama emareleri artarsa enflasyon pahasına faiz indirimleri tekrar gündeme gelir diyen görüşler de mevcut. Henüz o noktaya oldukça uzaktayız.
* Merkez bankaları önce ABD-İran olayının nasıl sonuçlanacağını bir görmek istiyor. Savaş biterse artacak risk iştahıyla borsalarda yükseliş, son aylarda güvenli liman işlevi gören dolarda zayıflama, Euro’da değerlenme, ABD tahvil faizlerinde ise düşüş görülecek. Bu gelişmelere paralel olarak altın ve gümüş fiyatlarında yükseliş öngörülebilir.
* Altın ve gümüşteki coşkunun azalmasıyla yatay seyir öne çıkmış durumda. Düşüş durdu ama çıkış denemeleri de zayıf. Dolar altın fiyatlamasında önemli bir referans noktası. Diğer yandan likidite ihtiyacındaki merkez bankalarının altın satışlarına devam ettiğine dair haber akışları da mevcut. Enflasyondaki yükselişe bağlı olarak faizlerin bir süre daha yüksek kalacağı beklentisi ise korunuyor.
YUKARIDA YER ALAN BİLGİLER TAVSİYE NİTELİĞİ TAŞIMAYIP YATIRIM DANIŞMANLIĞI KAPSAMINDA DEĞİLDİR, YATIRIMCI PROFİLİNİZE UYMAYABİLİR.

1 hafta önce
44









English (US) ·