
Hopi CEO’su Elif Ateşok Şatıroğlu raporun sektöre sunduğu içgörülere ilişkin, “2025 yılında Hopi platformunda gerçekleşen 54 milyar TL’lik işlem hacmini analiz ederek perakende trendlerini tüketici davranışının tam merkezinden okuyabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
Raporun detaylarını ve perakende dünyasındaki yeni tüketici kodlarını paylaşan Hopi Growth, Data ve Merchant Success’ten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mihrican Ünlü, verinin gücünün artık sadece toplamakta değil, onu anlamlandırmakta olduğunu vurguladı. Ünlü, “20 milyon kullanıcımızın oluşturduğu ekosistemde 9,2 milyon müşterinin çoklu sektör davranışıyla 3500’ten fazla mikro segmente sahibiz. Raporda her özel güne sektör, müşteri segmentleri, demografi ve bölgesel kırılımlar bazında detaylı şekilde yer verdik. Bu analizler bize çok net bir gerçeği gösterdi: tüketici artık çok daha bilinçli ve nokta atışı alışveriş yapıyor” dedi.
Rapordan elde edilen verilere göre 2025’te perakende pazarında büyüme üretmek zorlaşırken tüketici alışverişten tamamen vazgeçmek yerine harcama davranışını yeniden şekillendirdi. Rapora göre müşteri sayısı %4, işlem adedi ise %3 geriledi. Sepet ve yıllık müşteri bütçesi nominal olarak artsa da enflasyondan arındırıldığında büyüme yalnızca %6 seviyesinde kaldı. Sepetteki ürün adedi ve çeşitliliğinin sabit kalması, tüketicinin daha fazla ürün almak yerine mevcut bütçesini daha planlı ve dikkatli dağıttığını gösteriyor.
Sadık müşterilerde kişi başı harcamanın reel olarak %10 artması ise bu segmentin ekonomik zorluklara rağmen markalarına olan bağlılığını koruduğunu kanıtlıyor. Geçtiğimiz yıl sadık müşteri segmentinde büyüme reel bazda %73 olarak görülürken, 2025 verileri bu kitlenin de ekonomik koşullara uyum sağlayarak harcamalarını daha kontrollü yönettiğini gösteriyor. Buna rağmen sadık müşteriler diğer segmentlere göre ortalama 4 puan daha yüksek harcama yapmayı sürdürerek pazarın en dirençlilerinden biri olmaya devam etti.
2025 verileri tüketicinin fiziksel alışverişte de daha seçici davrandığını gösteriyor. AVM ziyaretçi sayısı bir önceki yıla göre %13 artış gösterse de girilen mağaza sayısı %7 geriledi. Buna karşılık AVM’de geçirilen süre %33 arttı. Bu tablo tüketicilerin artık AVM’de çok daha uzun zaman geçirdiğini ancak nokta atışı yaparak gerçekten ilgilendiği markalara odaklandığını ve daha derinlemesine ziyaret ettiğini gösteriyor. Geçirilen sürenin artmasında, yeme-içme noktaları gibi sosyalleşme alanlarının yanı sıra ziyaret edilen mağazalardaki deneyim süresinin uzaması da etkili oluyor. Tüketici artık sadece bakıp geçmiyor; girdiği mağazada daha fazla vakit geçirerek markayla bağ kuruyor. Bu da mağaza içi deneyimi zenginleştirecek ve uzun ziyaret süresini satış dönüşümüne bağlayacak stratejilerin önemini ortaya koyuyor.
Araştırma sonuçları, tüketicilerin yeni yıla psikolojik olarak daha umutlu girdiklerini gösterse de bu iyimserliğin harcama davranışına aynı ölçüde yansımadığını ortaya koyuyor. Bu durum, geçmiş yıllarda tüketici güveni arttığında harcamanın da aynı hızla yükseldiği dönemin değişmeye başladığını gösteriyor.
Tüketiciler alışveriş kararlarında artık daha sorgulayıcı bir yaklaşım sergiliyor. “Buna gerçekten değer mi?”, “Şimdi almak mantıklı mı?” ve “Bu fırsat gerçekten avantajlı mı?” gibi sorular satın alma kararının merkezine yerleşmiş durumda.
Araştırma ayrıca tüketici psikolojisinin demografiye göre önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. Kadın tüketicilerin %64’ü yeni yıla çok daha umutlu baksa da bu motivasyon kontrolsüz bir harcamaya dönüşmüyor ve kadınlar bütçe yönetiminde rasyonel kalmaya devam ediyor. Erkek tüketiciler ise harcama konusunda çok daha temkinli ve frene basmış bir duruş sergiliyor. Bu tablo, 2026’ya girerken tüketici davranışını tanımlayan ana kavramın “bilinçli tüketim” olduğunu gösteriyor.











English (US) ·